• Oğulcan Yiğit Özdemir

İzlenme çağında teşhirin gizli kapıları

Çağımızın izleme ve izlenme saplantısını konu edinen Exposé sergisi Anna Laudel’in ev sahipliğinde izleyicilerle buluştu. Küratör Ebru Yetişkin ve sanatçı Lal Batman’ın son döneme ait ortak çalışmalarının bir dökümü olan sergi, dijital teknoloji ve sosyal medya kültürünün birbirine karıştığı çağımızın teşhirciliğini gözler önüne seriyor.


Güneşli bir Perşembe günü Anna Laudel, basın mensupları için düzenlediği ön izlemeyle Lal Batman’ın Ebru Yetişkin küratörlüğündeki Exposé sergisini açtı. Batman ve Yetişkin’in davetliler için yaptığı kısa konuşmanın ardından ilk kattaki sergi mekanını görmek üzere toplandık. Eserlere geçmeden önce, onları bu ilk izlenimde daha aşina kılacak kimi açıklamalar yapan, halihazırda İTÜ’de öğretim üyeliği görevini sürdüren Yetişkin ve sanatçı Batman, bu sıcak karşılamanın sonrasında bizi sergiyle baş başa bıraktı. Dijital imgelerin bozduğu ve yeniden düzenlediği beden imgelerinin çağcıl bir sunumu olarak arzı endam eden Exposé sergisi, konu edindiği beden ve arzu temalarını dijital dünyanın yaptığı gibi yerinden edip yeniden düzenliyor. Küratör Ebru Yetişkin’e göre ‘Metaverse’ kavramının hayatımıza girdiği günümüzde Lal Batman’ın çalışmaları dijital iletişim teknolojilerinin gündelik hayatın içinde nasıl kullanıldığını inceliyor. Sanatçının bu incelemelerinden, sorgulamalarından ve güncel görsel kültürden esinlenerek yarattığı çalışmalarının her biri, iç içe geçen bedenlerimizi, suretlerimizi ve zihinlerimizi yansıtıyor. Sanatçı aynı zamanda dijital kültürün etkisiyle giderek daha çok sergilenen ve teşhir edilen pırıltılı yaşamların büyüsünü bozmaktansa, günümüzde teşhir etme, ifşa etme, izle(n)me, dikizle(n)me ve gözetle(n) me arzularının erotik oluşuyla bağlar kuruyor ve bu olgulara kendi yorumlarını ekliyor. Arzuların göklere çıkartıldığı bu dijital dünyada adeta bir yasa, bir ekonomi bulan Batman, eserlerinde bu durumu bir ressam/ röntgencinin duygudaşlığıyla irdeliyor, teşhirin gizli kapılarını aralama gayesine düşüyor. Beden imgelerinin tedavüllerini sorunsallaştıran Batman, onları bir tıp öğrencisinin merakı ve bir ressamın özgürlüğüyle ince eliyor, bozuyor ve dokuyor. Kişinin kendi imgesiyle, teknolojinin aynasında bunca meşgul olduğu çağcıl imaj dünyası, sanıldığından çok daha karanlık, izbe, insanlıktan uzak olmaya evrilebilir. Fakat öte yandan, son derece oyuncul bir gerçekliğin kapısı da aralanabilir. Sergi teknolojiye dair kanaatlerimizdeki bu gelgitlerin ve günümüz ‘benlik teknolojilerinin’ deneysel bir araştırması niteliğinde. Bu tabloların barındırdığı gizli çığlıkta hepimizden bir parça var. Video çalışmaları ve NFT’lerin de yer aldığı sergi 27 Mart’a dek Anna Laudel’in Kazancı Yokuşu’ndaki yeni sergi salonunda izleyicilere açık. Sergi vesilesiyle sanatçı Lal Batman ve küratör Ebru Yetişkin’e konu ile ilgili sorularımızı yönelttik.

Lal Batman, akademik bir formasyondan geldiğinin altını çizerek kavramsal boyut ve deneysel alanı dengede tutmak istediğini belirtiyor. Exposé sergisi dijital teknolojinin teşhirciliğine vurgu yapıyor.

Üretim sürecinizi bize biraz tarif edebilir misiniz?

Lal Batman: Multi-disipliner üretimler yaparak kendi pratiğimi geliştirmeye çalışıyorum. Disiplinler-arası, ağlar-arası araştırmalar yaparak kendime bir deney ortamı sağlıyorum. Bu deney ortamı çok hızlı dönüşen ve beni geliştiren bir ortam sağladı bana. İşlerimde oluşturmak istediğim dili, eser ve izleyici arasında oluşturmak istediğim o sonsuz diyaloğu da güçlendirmemde yardımcı oldu.

Bu alanlar arasındaki geçişkenlik malzemeye de yansımış durumda. Dijital baskı üzerine yağlıboya, karışık teknikler, asamblajlar… Kullandığınız teknikle seçtiğiniz konu birbirini nasıl çoğaltıyor?

Lal Batman: Akademik bir formasyonun içinden geliyorum. Ancak kavramsal boyut ve deneysel alan çok hoşuma gittiği için bu sürecin devamında malzemeleri tanımaya başladım. Dijital sanata olan ilgim bu malzemeyi tanıma süreciyle iç içe geçti. İkisini dengede tutmak istiyorum, birbirlerinin önüne geçsinler istemiyorum. Bir arada nasıl daha güçlü bir anlatım dili oluşturabilirim, bununla ilgileniyorum. Dolayısıyla bu araçlar daha çok sezgisel olarak elime geçti ve süreç içerisinde bu ortamı kazandım diyebilirim.

Süreç içerisinde bu malzeme çoğulluğunun sizi bulduğunu söylediniz. Eserleri üretmeye sizi iten motivasyon nedir, toplumsal alan, şahsi deneyimler… Biraz bahsedebilir misiniz?

Lal Batman: Aslında bir haykırış biçimi diyebilirim. Kendimi rahat hissettiğim bir alan ve söylemek istediğim çok şey var ve söylenebilecek çok fazla şey olduğuna inanıyorum ama bunları kendimi en iyi hissettiğim alanda yansıtmayı istiyorum, en büyük arzum bu.

Serginin adı Exposé, peki kendinizi röntgencinin mi yoksa teşhircinin tarafında mı görüyorsunuz?

Lal Batman: Bana kalırsa her ikisiyim, farklı bakış açıları ve bedenleri keşfetmeyi seven biriyim. Her sabah aynı kişi olarak uyanmıyorum, dolayısıyla süreç içerisinde her ikisi de olabiliyorum. Ebru Yetişkin: Bu serginin yerleştirmesinde de olan bir şey. Hem dikizlemeye hem dikizlenmeye alan açan bir yerleştirme var.

Aristo’nun ‘görme iştahı’ deyimi akla geliyor. Gelecek için planladığınız eserlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Lal Batman: Mekan duygusu benim için çok limitsiz. Mekansallık üzerine, alan duygusuyla oynadığım işler yapmak istiyorum.

Resimle yerleştirmenin iç içe geçtiği bir eser gibi mi?

Lal Batman: Yerleştirme alanlarını rastlantısal bir biçimde buluyorum. Mimari alan benim için çok kıymetli. Orayı dinliyorum, temas haline geçiyorum, oranın dilini anlamaya çalışıyorum. Daha sonra işlerimin üretimini buna göre şekillendiriyorum.

Ebru Yetişkin: Her sanatçı araştırma yapıyor zaten. Birlikte araştırma yapmak, sergiyi deney olarak açmak, o deney sonuçlarını interaktif bir biçimde ifşa etmek, ortaya çıkarmak, bu sonuçları beraber deneyimlemek. Tüm bunlar serginin temasıyla çok ilintili.


IstanbulArtNews | Mart 2022


269 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör