• Özüm Ceren İlhan

Kent içinde hemhâl olan bağ ile mânâlar

İş yaşamıyla inşa ettiği kent olgusunda, hatırlama ve anlamlandırma pratiğindeki değişimlerin izlerine pandeminin etkisiyle tanıklık eden Şerife Bilgili Ercantürk, 30 Mart’ta açılan Artweeks@Akaretler’de, Bağmana sergisiyle ağırlanıyor. ‘Anlamsız fakat anlamlandırmaya açık bir önermeyle’ doğan sergi 10 Nisan’a kadar ziyaret edilebilir.


Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şerife Bilgili Ercantürk, aktif biçimde süregelen sanat pratiğinde, saha ve şantiye yaşamındaki malzeme çeşitliliğini eser üretimlerine de yansıtıyor. Artweeks@Akaretler’de izleyiciyle buluşan geçmiş yıllara ait sergileme biçiminde tuvalyüzeyine monte edilen kompozisyon ögeleri arasında makine parçaları, silikon, çivi gibi materyallere rastlamak mümkün. Bağmana sergisiyle sanatçı, iş hayatında hemhâl olduğu malzemelerin izleyicisine doğrudan nüfuz etmesine alan açarak nesneyi bağlamından çıkarabilecek yeni arayışların peşine düşüyor. İşlevsel özelliğini koruyan buluntu nesneler, sanat tarihindeki “hazır nesne” olgusuna referans verirken; resimlerinde iç içe geçen şehir ve doğa algısı ise sanatçının renk paletinde ağırlık verdiği, hava ve toprak renkleriyle açığa çıkıyor. Malzeme ve renklerin bir araya geldiği süreci özgürleşme hissiyle açıklayan Şerife Bilgili Ercantürk ile sergi ve üretim pratiğine dair konuştuk.


Bu yıl Artweeks@Akaretler kapsamında gerçekleşen Bağmana sergi- nizle eğildiğiniz konular, malzeme seçimi ve pandemi ile gelen yenidüzene dair nasıl bir yaklaşım geliştiriyorsunuz? Sergi, ismini nereden alıyor? Serginin adı Bağmana, bağ ve mânâ kelimelerini birleştirerek ya da bağlayarak oluşturulan, anlamsız fakat anlamlandırmaya açık bir kelime önermesidir. Pandemi ile gelen yeni düzen içerisinde hepimizin hayatında değişen “anlam” ve “anlamlandırma” dürtüsünü, yaşam alanı olarak kentin içinde arıyordum. Çünkü burası benim yaşam alanım. Bireysel olarak yapıyla kurduğum bağ, inşaat alanı ve şantiyelerde geçen tüm iş hayatım boyunca yaşadıklarımı anlamlandırmamı ve hatırlama şeklimi de etkiledi. Hepimizin de etkiliyor.


Bilgili Holding Yönetim Kurulu Baş- kan Vekili olmanızın yanı sıra holdingin bütün inşaat projelerinin başındaki isim olarak sahada, şantiyede bulunan; bütün malzemelerin alım ve denetimini üstlendiğiniz aktif bir iş hayatı sürdürüyorsunuz. Sizce resimlerinizdeki dışavurumcu estetik, malzeme ve renk seçiminizde iş hayatınızla iç içe geçen yönler nedir? Eserlerin çoğunda kullandığım malzemeler ya inşaattaki atıklardan ya da kullanılmayan ekipman ve materyallerden oluşuyor. Kenti, onu kuran malzeme ile yeniden ele alıyorum. Renk seçimlerim her sergimde değişiyor. Doğayı şehirden ayırmıyorum. İkisinin yarattığı ortak bir manzara üzerinden bir şekilde hafıza geliştirmenin yolunu bulmamız gerekiyor. O nedenle kullandığım renk paleti genellikle hava, toprak ve topraktan gelenlerin oluşturduğu renkler üzerine şekilleniyor.


İlk dönem üretimlerinizde tuval üzerine monte edilen, yakın geçmişte ise bağımsız bir heykel görünümünde sergilediğiniz buluntu nesnelerin,zaman içerisinde değişen yüzeyleri ile izleyicide bir çekim alanı ve etkieşim yarattığını dile getiriyorsunuz. Siz bu etkileşimi nasıl tanımlıyorsunuz? Bağmana’da sergilenen inşaat malzemeleri izleyicide nasıl bir etki yaratıyor? Bir sürpriz etkisi yaratıyor diye düşünüyorum. Tuvale eklediğim malzemeleri resmin içinden çekip çıkardığımdan beri, onları birer “hazır nesne” olarak kullanıyorum. Fonksiyonlarına müdahale etmiyorum. Bağmana sergisinde ilk defa izleyiciyi bu malzemeyle doğrudan bir etkileşime sokarak, nesnenin alışılagelen fonksiyonunu da başka bir anlam arayışıyla yıkıyorum.


Büyük, küçük ya da orta ölçekli tuvaller kullanıyor; farklı renk kompozis- yonlarıyla resmin yüzeydeki etkisini araştırdığınızı vurguluyorsunuz. Pra- tiğinizde rengi önceleyen, deneysel, dışavurumcu yaklaşımınızın sebebi nedir? Tuval yüzeyi benim özgür olduğum alan. Orada yalnızca hislerimle seçimler yapıyorum. Bu durum benim için renk, teknik ve malzemeyi şekillendiren tek unsur diyebilirim.

Sergileriniz, Türkiye’de faaliyet gös- teren sosyal sorumluluk projeniz ile de ilişkileniyor. Son olarak bize projenizin içeriğinden ve sergilerinizin oynadığı rolden bahseder misiniz? Hayatım boyunca çok yoğun bir tempoda çalıştım. 2017’den bu yana gerçekleştirdiğim tüm sanat üretimimi fayda sağlamak amacıyla yaptım. Eserlerimin gelirleri her zaman çocuklar için burs olarak değerlendirildi. Bağmana isimli bu son sergimden elde edilen geliri de yine, her zaman olduğu gibi başarılarıyla Türkiye’nin geleceği olan ve geleceğe değer katan gençlerine burs olarak bağışlanacak.

Şerife Bilgili Ercantürk, ‘Bağmana 3’, tuval üzeri akrilik boya, 150x150cm, 2022

IstanbulArtNews | Nisan 2022

59 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör