• Mehmet Kahraman

Form ve renkle inşa edilen bir dil

Renée Levi‘nin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Sibel’den sonra ikinci ve daha geniş kapsamlı İstanbul yolculuğu Desiree, 5 Eylül – 5 Kasım tarihleri arasında Öktem Aykut galeride izleyicilerle buluşacak. Sergiye eş zamanlı olarak biri Contemporary Istanbul olmak üzere şehrin farklı noktalarında sergilemeler de geçekleştirilecek.


enée Levi‘nin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Sibel’den sonra ikinci ve daha geniş kapsamlı İstanbul yolculuğu Desiree, 5 Eylül – 5 Kasım tarihleri arasında Öktem Aykut galeride izleyicilerle buluşacak. Sergiye eş zamanlı olarak biri Contemporary Istanbul olmak üzere şehrin farklı noktalarında sergilemeler de geçekleştirilecek.

1960 yılında İstanbul‘da doğan Renée Levi‘nin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Sibel’den sonra ikinci ve daha geniş kapsamlı İstanbul yolculuğu Desiree, Öktem Aykut Galeri’nin ana galeri alanıyla başlayarak şehrin farklı noktalarında eş zamanlı izlenebilecek bir sunum izliyor.

Sanatçının küçük yaşlarda İstanbul’dan göç etmesi ve İsviçre’ye yerleşmesi renk paletindeki çeşitliliğinin izlerini taşıyor. İstanbul’da zihninde iz bırakmış renkler yaşadığı Basel’de formlara dönüşerek kendine ait bir anlatım diline dönüşmüş.

Resmin içindeki ritimsel döngüyü kavramak mekansal ilişki ve fiziksel hareketin kendisi ile ifade edebilir. Her bir renk tonu kendi içerisinde bir titreşim yaratır. Bulunduğu alanın duygusal ve düşünsel algılanma biçimlerini dönüştürür. Tuval yüzeyinde gördüğümüz her bir leke ve form geçişi sanatçının hareket alanının haritasını da temsil eder. İzleri takip ettikçe saf ve salt sanatsal soyut ifadenin dilinin keşfine de başlarız.

İstanbul’daki kalabalık ve çok sesli bir aileden İsviçre’de daha dar bir aileye, sıcak renklerden daha koyu tonlara, çok dilli bir ilişkiden nerdeyse tek dilli bir yaşamayı deneyimleme süreci… Her bir rengin, çizginin, sesin çocukluğunda zihninde bıraktığı izlerinin peşinde giderek dönüştüren tanıdık bir dil.

Levi, Şalom Gazetesi için 2015’te Necmi Sönmez ve Dalia Maya ile yaptıkları bir röportaj kapsamında üretim biçimi anlatırkenki sürece dair “Mesela önce konu üzerinde uzun süre okuyorum, araştırıyorum ve düşünüyorum. Ardından kurallarımı oluşturuyorum. Yani, kullanacağım kağıda, tuvale karar veriyorum, renklerimi belirliyorum ve ani hareketin şekline karar veriyorum. Bir anlamda eserin yapılışını organize ediyorum. Karar aşamasında bu noktalar çok net. Ve hareket çok hızlı. Ancak yapılış anında o akış halinde iken birçok şey değişebilir. Ve sonuç ya iyidir, ya da beğenmiyorsam çöpe gider. Ancak eseri yapmaya bir kere başladım mı, her şey çok hızlı gelişiyor. Hareket anında artık düşünmeye zaman yok.” der.

Rene Levi’nin soyutlamaları da bu hareketle birlikte alışılmış olan yüzeysel ifadenin dışına çıkarak form ve renkle bir dil inşa etmeye çalışır.

Betimleyici resim anlayışından uzak form ve renk lekeleri ile bir dil kurmanın güç olduğu bir soyut sanat üretim ağı içerisinde kendisine güçlü bir alan yaratan Levi’nin sanatsal üretiminin merkezinde mekan yatar. Tercih ettiği yüzeylerdeki jestüel geçişlerin mekanla kuracağı ilişkinin eş zamanlılığı önemli bir nokta. İzledikçe, takip ettikçe sizi içine çeken Renée Levi‘nin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Sibel’den sonra ikinci ve daha geniş kapsamlı İstanbul yolculuğu Desiree, 5 Eylül – 5 Kasım tarihleri arasında Öktem Aykut galeride izleyicilerle buluşacak. Sergiye eş zamanlı olarak biri Contemporary Istanbul olmak üzere şehrin farklı noktalarında sergilemeler de geçekleştirilecek. Renée Levi’nin soyutlamaları alışılmış olan yüzeysel ifadenin dışına çıkarak form ve renklerle bir dil inşa etmeye çalışır. sarmalayan bir kapsayıcı yapı inşası. Yüzey, renk, form ve hareketin özel kıldığı tekrarı bir daha olmayacak bir deneyim kaydı. Sanatçının Öktem Aykut Galeri’de açılacak sergi ile eş zamanlı olarak farklı alanlarda yapacağı projeler bu bağlamda bir bütünün parçaları niteliğinde.


Ana sergi olarak tanımlanan Desiree sergisi galerinin Şişhane’deki sergi alanında gerçekleştirilecek. Sergi için üretilmiş 11 adet çalışmadan oluşan Desiree; galeri mekanını renk alanlarına bölümlendirerek tanımladığı bir sunum içeriyor. Seçki, zıt renk tonlarının ilişkisinin oluşturduğu büyük ölçekli resimlerinin yanı sıra sanatçının tuval yüzeylerine daha tipografik bir dil arayışı ile müdahaleler yaptığı soyut çalışmaları da içeriyor. Bu sergi; 5 Eylül – 5 Kasım tarihleri arasında Öktem Aykut’ta ücretsiz olarak görülebilecek.


Eş zamanlı olarak devam eden serginin bir diğer kısmı da Renée Levi ile “ses’i üreten sanatçı” Janiv Oron’un ortak gerçekleştirdikleri Alba isimli sergi. Bu sergi Akaretler Sıraevler’de 37-39 numaralı alanda gerçekleşecek ve iki sanatçının Basel’de ortak yaptıkları çalışmanın ikincisi niteliğini taşıyacak. Tuval yüzeyindeki soyut formların akışkanlığının ses ile kurduğu ilişkinin mevcut alanda yaratacağı algıya dair bir sunum içeren sergide Oron’un mekana özgü bestelediği ses çalışması ile Levi’nin tuvalleri bir deneyim alanı yaratacak. Sergi; 13 Eylül – 22 Ekim tarihleri arasında görülebilecek.


17 – 22 Eylül tarihleri arasında yapılacak çağdaş sanat fuarı 17. Contemporary Istanbul’da Öktem Aykut galeri sanatçının Barba isimli büyük ölçekli bir resim yerleştirmesini izleyici ile buluşturacak. Ahşap yüzeyin üzerinde büyük ölçekli renk lekelerinden oluşan çalışma bir tür vitray etkisi yaratarak mekandaki durağanlığı kıran bir duygu sunuyor.


IstanbulArtNews | Eylül 2022

32 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör