• Ali Demirtaş

Bursa’nın ilk özel sanat mekanı açıldı

Ali Demirtaş


Bursa’nın ilk özel sanat mekanı İMALAT-HANE , Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Açık Mekan 3 başlıklı sergiyle kapılarını açan İMALAT-HANE, Bursa’da güncel sanat eserlerinin üretimine ve sergilenmesine imkan yaratmayı amaçlıyor. Yeni açılan mekanın kurucusu Bora Gürarda ve sanat danışmanı Murat Alat ile konuştuk.

Nil Yalter, ‘Exile is a Hard Job’, keten üzerine serigrafi ve neon, 325×300cm, 2015

Bursa Organize Sanayi Bölgesi’ni mesken edinen ve şehrin ilk özel sanat mekanı olma özelliği taşıyan İMALAT-HANE’nin kapıları, Açık Mekan 3 başlıklı sergiyle 8 Ocak günü sanatseverlere açıldı. Kurucu direktörlüğünü Bora Gürarda’nın, sanat danışmanlığını ise Murat Alat’ın üstlendiği İMALAT-HANE’nin açılışına, Bursalı sanatseverlerin yanı sıra İstanbul’un sanat ve medya dünyasından da birçok isim katıldı. Nuri Kuzucan’ın davetiyle bir araya gelen 11 sanatçının video, heykel, resim ve yerleştirme gibi farklı mecralarda üretilen eserlerinden oluşan açılış sergisi Açık Mekan 3, 9 Nisan’a kadar görülebilecek.


Merkezin dışında bir durak olması amaçlanıyor Bursa’da güncel sanat eserlerinin üretimine, sergilenmesine ve tartışılmasına imkan yaratmayı amaçlayan İMALAT-HANE’nin sürdürülebilir bir sanat kurumu olması hedefleniyor. Bütün bunlarla beraber alternatif bir sanat rotası yaratmak amacıyla kurulan İMALAT-HANE, sanat için yerel ile küresel olanın iç içe geçtiği merkez dışı bir durak olmayı arzuluyor. İMALAT-HANE ayrıca eser üretimi için genç sanatçılara kaynak yaratmayı ve sergileme alanı açmayı, kapsamlı programıyla da bir eğitim kurumu rolü üstlenmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Bursa’yı hem mevcut sanat ağına entegre etmeyi hem de şehrin ekonomik, toplumsal ve coğrafi altyapıları üzerine kurulacak bir sanat ortamı yaratmayı amaç ediniyor. Sanatın ekolojisi ile ekonomisi- nin birlikte çalışabileceği bir ağ oluşturmaya gayret eden mekan, farklı kesimlerden paydaşların desteğiyle kendi kendine yeten bir ekonomik sistemi hayata geçiriyor. Bu yönüyle de sanatsal üretimin bağımsızlığını sağlamaya çalışması hedefleri arasında yer alıyor. Farklı gereksinimlere ihtiyaç duyabilecek sergiler ve etkinlikler için donanımlı altyapıya sahip olan İMALAT-HANE’nin programında sergilerin yanı sıra seminerler, eğitim programları, gösterimler ve atölyeler de yer alacak.


‘Sanayide olmamız sanat üretimini daha ulaşılabilir kılıyor’ Akademisyenler ve sanat profesyonelleriyle kurduğu iletişimler sonucunda 2021 yılının Temmuz ayında İMALAT-HANE’yi kuran Bora Gürarda ile İMALAT-HANE’nin yanı sıra 2020 yılından beri Bursa Nilüfer Belediyesi’nin sanat danışmanlığını üstlenen Murat Alat, IstanbulArt News için sorularımızı yanıtladı. “Üniversiteden yeni mezun biri olarak kendimi birden Türkiye’nin sanat ortamının önemli insanlarıyla haşır neşir olarak buldum. Hepsi benim mentorum oldu. Sanatla ilgili biri olarak doğru yerde doğru insanlarla birlikte olmak istedim.” diyen Gürarda, İMALAT-HANE’nin neden burada açıldığıyla ilgili ise şunları söyledi:

“Açıkçası ilk nedeni bu mekan müsaitti. Bunun dışında ise sanayi bölgesinin sağladığı imkanlar, altyapı ve ham maddeler sanat üretimi için çok önemli. Sanatçılarımızın hepsi sanayi bölgesine geldiği zaman, buradaki üretimlere, atık maddelere fabrika yapılarının mimarilerine hayran kaldılar. Metropollerin sıkışık yapısının içinde bu üretim alanlarına ulaşmak onlar için çok kolay olmayabiliyor. Burada geniş ve düzenli bir sanayi alanının içindeyiz ve biz sanat üretimi için gerekli olan her şeyi çok daha ulaşılabilir kılabiliyoruz. Örneğin; Suat Akdemir, bir iki hafta sanayiyi gezdi. Bir fotoğraf serisi çıkardı ortaya. Biz de şimdi o seriden bir seçki yapmayı planlıyoruz. Bunun dışında Ali Kazma burada birkaç fabrika ile görüşüyor. Buralardan bir video prodüksiyonu çıkarabilir. Biz de desteklemek istiyoruz. Yani daha projenin başlangıç aşamasından itibaren Türkiye’deki sanatçılar projelerini Bursa’ya entegre etmeye başladılar. Daha açılmadan sanat eko-sistemini Bursa’ya kaydırmayı başardık gibihissediyorum.” Mekanın sanat danışmanı Murat Alat ise en heyecanlı kısmın kurumun içeriğinin belirlenme süreci olduğunu söyledi. Alat yeni açılan mekanla ilgili olarak; “Neyin gösterilip neyin gösterilmeyeceği sorularına yanıt bulma kısmı benim için çok heyecanlıydı. Ayrıca bütün bunların insanlarda nasıl karşılık bulacağı da yine beni düşündüren konuların başında geliyordu. Bu biraz riskti ama riskin de heyecanı var tabii.” diye konuştu.


Ezberin dışına çıkmak Bu projenin Bursa’da yapılmasının bir yenilik olduğunu söyleyen Alat, “İstanbul’da izlenen yolları izlemiyorsunuz daha farklı bir süreç bu. Çünkü burada bambaşka bir kitle var. Karşılık bulacak mı, bulmayacak mı diye oyun oynuyorsunuz aslında.” dedi. İstanbul’da pek çok sanat kurumunda çalıştığını ve bu yıl kendisinin sanat alanındaki 16’ncı yılı olduğunu dile getiren Murat Alat, soruların İstanbul’da ezberlenmiş ve bildiğimiz yerlerden geldiğini ifade etti ve ekledi: “Burada biraz ezberin dışına çıkmamız gerekiyor. Şehrin bize ne vereceğini zaman içinde göreceğiz. Yine bizim de şehre ne vereceğimizi zaman gösterecek ve en heyecanlı kısmı bu galiba. Şehir ve mekan konusunda bir ayrıma veya şartlanmaya gitmemek gerekiyor. Kırsal, taşra veya daha farklı bir yer diye. Örneğin burası için mekan ve şehir seçimi konusunda insanlar çok garip tepkilerde bulunabiliyorlar. Bu nedenle Bursa ve Bursalılarla ilgili şartlanmış ve radikal öngörülerim yok. Ama ne olursa olsun burası Bursalıların yaşatacağı bir mekan olacak, buna inanıyorum.”


Eser ziyaretçiyle birlikte form alıyor İMALAT-HANE’nin açılış sergisi Açık Mekan 3’te Murat Akagündüz, Suat Akdemir, Nermin Er, Deniz Gül, Ali Kazma, Nuri Kuzucan, Sinan Logie, Seçkin Pirim, Kemal Seyhan, Canan Tolon ve Nil Yalter’in bazısı İMALAT-HANE için özel olarak üretilmiş bazısı ise izleyiciyle ilk defa buluşacak video, heykel, resim ve yerleştirme gibi farklı mecralarda üretilen eserleri yer alıyor. Nuri Kuzucan’ın davetine cevap veren sanatçıların oluşturduğu sergiler dizisi Açık Mekan 3, sanatçıların dünyanın karmaşasına verdikleri farklı cevapların koreografisini orta- ya koyuyor. Sergi, içerisi ve dışarısı diye ikiye ayrılmış, çift kutuplu mekanı birleştirmeyi, süreklilik olarak tesis etmeyi hedefliyor. Duyguların, düşüncelerin devindiği, alışkanlıktan ötürü ‘içerisi’ dediğimiz mekanla bedenimizin yuvalanıp hareket ettiği ‘dışarısı’ diye bildiğimiz mekanın aynı şeyin farklı yüzleri olabileceği fikrinden yola çıkan seri, bu farklı yüzlerin birbirlerine dolandıkları noktaları açık ediyor. Açık Mekan 3, alana konumlanan eserlerin ziyaretçiyle birlikte form aldığı bir sergi deneyimi sunuyor.


IstanbulArtNews | Şubat 2022

197 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör