• Gülşen Baybura

İnsan bedeninin doğayla birlikteliğine uzanan performans

59. Venedik Bienali kapsamında sergilenen İlişkiler Ansiklopedisi performansı, bitki, hayvan ve diğer canlıların izinde; ansiklopedi kavramına, insanlığa, sosyal çevreye bakışımıza ve bilgiyi üretme biçimimize odaklanıyor. Performans, insanın değişimine ve çevresinden nasıl ayrıştığı sorusuna yanıt arıyor.

Cecilia Alemani küratörlüğünde gerçekleşen Düşlerin Sütü temalı 59. Venedik Bienali, bu yıl “İlişkiler Ansiklopedisi” isimli performansıyla sanatçı Alexandra Pirici’yi ağırlıyor. Performans, insanların sosyal ilişkilerini, tıpkı bitkilerin büyüyerek toprağa serpilmesi, canlanıp yüzlerini güneşe dönmesine benzeterek izleyiciyi etkileşime davet ediyor. Kolektif bir gösteri olmasıyla fikrini destekleyen performans, Venedik Bienali’ne özel olarak kurgulandı. Sanatçı, kurguladığı koreografiyle, beden hareketlerinin boşlukta yarattıklarına, ritim ve uyumun insan zihninde canlandırdıklarına dikkat çekiyor. Ansiklopedik bilgilerin doğruluğunu, bu düzeni üretme biçimimizi de tartışan performans, bilimsel bilgilerin vazgeçilmezliğini sorgulayarak seyirciyi bu konuda yeniden düşünmeye davet ediyor. Venedik Bienali kapsamında yer alan tek performans olmasıyla ilgi çeken “İlişkiler Ansiklopedisi”nin küratörlerinden Denis Pernet, IstanbulArtNews’ün sorularını yanıtladı. İstanbul’daki sergileri ve Türkiyeli sanatçıları da yakından takip eden Pernet, ileride buradaki sanatçılarla iş birlikleri yapabileceklerini belirtiyor. 23 Nisan tarihinden bu yana sergilenen Venedik Bienali, 27 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.


Düşlerin Sütü temasını ve 59. Venedik Bienali bağlamında nasıl konumlandığını anlatır mısınız?

Düşlerin Sütü temasını 59. Venedik Bienali’nin uluslararası sergisi için seçen küratör Cecilia Alemani’ydi. Bu çok ilginç çünkü adını İngiliz asıllı Meksikalı sanatçı Leonora Carrington’ın yazdığı bir çocuk kitabından alıyor. Carrington, hem yazar hem sürrealist bir ressamdı. Audemars Piguet Contemporary olarak bu proje için birlikte çalıştığımız sanatçı Alexandra Pirici’yle bir görüşmemiz sırasında buna değinildi. Pirici, insanın değişimi nasıl tanımlanabilir ve insanı çevremizden nasıl ayrıştırabiliriz gibi önemli konuları bu tema üzerinden sorgulamayı seçti. Leonora Carrington’ın bu sergide sunulan pek çok eserinde de görülen bitkiler ve hayvanlar aracılığıyla insan ve çevresi arasındaki ilişkiler pek çok farklı açıdan ele alınıyor.


Alexandra Pirici’in 59. Venedik Bienali kapsamında sergilediği “İlişkiler Ansiklopedisi” performansı hangi ana konulara odaklanıyor?

“İlişkiler Ansiklopedisi” performansının konusu, adından da anlaşılacağı üzere ilişkiler ansiklopedisi. Sanatçının düşüncesi, ansiklopedi kavramına ve tarihine saygı duruşunda bulunmaktı. Ansiklopedi, dürüst bilgiyi bir araya getirirken bir yandan da bilgiyi düzenleme biçimimizi ve ne tür bilgiler ürettiğimizi sorgulayıp biraz da meydan okur. Ancak Pirici, ansiklopedide bulunan konular, kişiler veya nesneler yerine bunlar arasındaki ilişkiyle ilgilendi. Yani insan ve çevresi arasındaki ilişkiler, botanik biliminden alınan bilgiler bazında bitkiler arasındaki ilişkiler, bitkiler ve mineraller veya farklı elementler ya da hayvanlar, canlılar ve çevre arasındaki ilişkiler… Konu, yapay zeka ve insan arasındaki ilişkiye kadar ileriye gitse bile, eser aslında bu ilişkilerin kendi bağlamlarında sunulma biçimlerine odaklanıyor. Eser, tüm bu ilişkileri canlandıran altı oyuncunun performansından oluşuyor. Doğal olarak bu sanatçılar ilişkileri farklı noktalarının bir tür koreografisi şeklinde sunuyorlar. Bitkiler büyürken kendi aralarında bir ilişki içinde olurlar ve birbirini gölgelemezler. Her zaman hangi yönde ilerleyeceklerini ve diğer bitkileri nasıl gölgede bırakmayacaklarını bilirler. Bu performans hayat bulduğu zaman seyirciyle de bir ilişkisi oluyor. Seyirci performansı izlerken bazen sanatçılar tarafından etkileşime ve performansın bazı anlarına katılmaya davet ediliyor.


Performansın ortaya çıkmasından Venedik Bienali’ne kabul edilmesine kadar geçen süreci anlatabilir misiniz?

Cecilia Alemani, temayı Alexandra Pirici’ye anlatıp Venedik Bienali için özel bir proje sunmasını istedi. Çok iyi bir uyum yakaladılar bence. Pirici temayla çok ilgilendi. İlişkilere ve ansiklopedi fikrine odaklı bir çalışma yapmayı zaten düşünüyordu. “İlişkiler Ansiklopedisi” bence uluslararası serginin en benzersiz performansı. Cecilia Alemani sergide sürekli bir performans sergileyerek çok özel bir mesaj vermeyi düşündü. Bu çok özgün bir fikir. Audemars Piguet Contemporary olarak uzun yıllardır tanıdığımız Cecilia Alemani, Pirici’yi Venedik’te desteklememizi önerdi. Pirici, Alemani ve ekip arkadaşlarıyla birlikte 59. Venedik Bienali’ne hazırlanmak bizim için muhteşem bir deneyim oldu. Bu projenin hayata geçmesini desteklediğimiz için çok mutluyuz. Sanatçı, performansını Venedik’ten sonra geliştirmeye devam edip yola çıkardığında kendisiyle birlikte çalışmayı umuyoruz.


Pirici’nin performansının ‘performatif’ ve toplumsal kurgularla ilgili olduğu düşünüldüğünde, sanatçı performans sırasında vücudu hangi amaçlarla kullanıyor?

Sanatçının, vücudu toplumsal kurguların tartışmaya açıldığı bir müzakere alanına dönüştürdüğü bir durum var mı? Öncelikle, sanatçı klasik dans eğitimi aldığı için vücudu performans olarak sergileyeceği bir hareket yaratmak için kullanıyor. Çok özel dansçılarla yakın ilişki içinde çalışıyor ama kendisi dans etmiyor. Yani daha ziyade koreografiyi yaratmak için onlarla çalışıyor. Bir noktada şarkı söylüyorlar, sıkça konuşuyorlar ve ne yaptıkları hakkında bilgi veriyorlar. Dans eğitimi aldığı için kendi vücuduyla pratik yapıyor ve araştırıyor. O pratiğe sahip olduğu için vücudunu aynı zamanda diğer dansçılara sunum yaparken ve onlarla konuşurken de kullanıyor. Onun açısından bu aynı zamanda son derece iş birlikçi bir çalışma. Müzakere alanına değindiniz. Bunu sürdürülebilir hale getirebileceğini, uygulama konusunda son derece titizlikle çalışmasında görebilirsiniz. Dansçılar aynı hareketleri uzun süre nasıl tekrarlayabilirler? Çünkü bu çok uzun süreli bir sergi. Dansçılarla görüşmelerde çok anlayışlı ve iyi bir müzakereci oldu. Bir de elbette seyirciyle etkileşim gibi güçlü bir unsur var. Seyirci zaman zaman, doğal ya da sürpriz olarak performansa katılmaya davet ediliyor. Dolayısıyla dansçılar ile oradaki seyirciler arasında bir müzakere ortamı oluşuyor. Sizin de belirttiğiniz gibi bunların tümü toplumsal kurgularımıza da yansıyor. Alexandra Pirici’nin durumumuzu toplumsal yapımıza, hayatımızı etkileyen tarihlerimize yansıtması çok değerli.

İstanbul Bienali veya Contemporary Istanbul gibi İstanbul’da düzenlenen kapsamlı çağdaş sanat etkinliklerini görme fırsatınız oldu mu hiç?

Maalesef olmadı. Bir an önce gelmeyi gerçekten istiyorum, çünkü kulağa çok hoş geliyor. Türkiye’deki ve özellikle İstanbul’daki sanat ortamı çok ilgimi çekiyor; dolayısıyla sergileri görme fikri gerçekten harika. Detaylı bilgim yok ama keşfetmeyi çok istiyorum.

İletişimde olduğunuz veya iş birliği yapmayı düşündüğünüz Türk galeriler veya sanatçılar var mı? Spesifik birileri yok ama Türkiye’den birçok sanatçı ve galeriyi takip ediyorum. İstanbul’a birkaç kez geldim ve harika sergiler gezdim. Şimdiye dek bir kuruluşla iş birliği yapma şansım olmadı ama şahane olabilir. Neden olmasın?


Bu ziyaretlerinizin sonucunda Türkiye çağdaş sanat ortamı ve çağdaş Türk sanatına dair nasıl bir izlenim edindiniz?

Son gelişmelerden bildiğim kadarıyla, Türk çağdaş sanat uluslararası ölçekte daha çok tanınan bazı sanatçılar açısından son derece zengin ve ilgi çekici. Çok beğendiğim, dünya çapında ünlü çağdaş sanatçılarınız var.


IstanbulArtNews | Temmuz / Ağustos

97 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör