• Ali Demirtaş

Kadına şiddetin temsili: Saçtan Hikayeler

Sanatçı Yasemin Güzel’in Bebek Sarnıcı Galerisi’nde devam eden Saçtan Hikayeler sergisi, şiddet görmüş kadınların saçlarından meydana getirdiği eserlerden oluşuyor. Sorularımızı yanıtlayan Güzel, ‘saç üzerinde çokça konuşulan ve daima kadını nesneleştiren, örtülmesine, açılmasına karışılan bir şey. Bu nedenle malzemem saç’ diyor.


Saçtan Hikayeler’de üç video-art çalışması, bir tespih, bir battaniye, bir ceket, bir kravat ve bir de gömlek olmak üzere toplamda sekiz eser bulunuyor.

Kadına yönelik şiddete çağdaş sanat yoluyla dikkat çekmek isteyen sanatçı Yasemin Güzel’in 19 Şubat’ta Bebek Sarnıcı Galerisi’nde açılan Saçtan Hikayeler adlı sergisi devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından restore edilerek yakın zamanda kullanıma açılan tarihi Bebek Sarnıcı’nın ikinci sergisi olma özelliği taşıyan sergiyi, Güzel’in şiddet görmüş kadınların saçlarından ürettiği eserleri oluşturuyor. Aynı zamanda hayatlarının her aşamasında farklı şekillerde şiddete maruz kalan kadınların hikayelerinden yola çıkarak hazırlanan Saçtan Hikayeler’de üç video-art çalışması, bir tespih, bir battaniye, bir ceket, bir kravat ve bir de gömlek olmak üzere toplamda sekiz eser bulunuyor. Bu eserlerden en çok dikkat çekeni ise hiç şüphesiz, 5 bin kadının saçından oluşan tespih. Sergide yer alan 8,5 metrelik bu eser, Yasemin Güzel’in kendi saçlarını kesmesiyle başladığı, ardından Türkiye’nin her yerinden psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmış kadınların da desteğiyle tamamladığı bir çalışma. Sanatçının altı yıllık çalışmasının ürünü olan eser, erkeklerin en önemli aksesuarlarından biri olmasının yanı sıra, bu kez şiddet görmüş kadınların hikayelerini aktaran bir aracı olarak sanatseverlerin karşısına çıkıyor.

Öte yandan sergi, ziyaretçilerini kendi hikayelerini de anlatmaya davet ediyor. Bunun için sergi salonunda ziyaretçilerin kendi saçlarından bir parçayla hikayelerini yazarak paylaşabilecekleri bir alan bulunuyor. 31 Haziran tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan Saçtan Hikayeler sergisini yaratıcısı Yasemin Güzel ile konuştuk. Onu kısaca daha yakından tanıyacak olursak; 1988’de Sivas’ta doğan sanatçı, Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu. SAÇ-YOL-MA adlı ilk kişisel sergisini tarihi Sivas Tren Garı’nda gerçekleştirdi. İyilik İçin Sanat Derneği’nin sanatçılarından biri olan Güzel, Alenen Sanat Projesi kapsamında eserler üretmeye ve görsel sanatlar öğretmenliği yapmaya devam ediyor. Sanatınıysa “kavramsal ve geleneksel sanat ile çağdaş sanatın yankısı” olarak tanımlıyor.

Nasılsınız, bir sanatçı olarak şu ara kafanızı neler meşgul ediyor, gündeminiz nedir?

İyiyim. Sanatım benim çocuğum. Bu nedenle ona ilgi göstermediğim zaman kendimi eksik hissediyorum. Bir diğer yandan sanat benim nefesim. Düşündüren, varoluşun yankı uyandırdığı bir organım gibi. Bebek Sarnıcı’nda açılmış olan sergimizin de kadınlarımıza nefes olduğunu, güç verdiğini düşünüyorum. İnsanların yanımda olması beni mutlu ediyor. Kısacası gündemimde çocuklarım, öğrencilerim ve sanatım var.

Serginizin çıkış noktası ne oldu, böyle bir sergi yapmaya nasıl karar verdiniz?

Sanatçı yaşadıklarından aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun ve çevresinin yaşadıklarından yola çıkarsa ve tüm bunları samimi olarak anlatırsa inanın ona çok güzel kapılar açılır. Ben bile buna inanamıyorum ama durum bu. Çevremde çok kadın vardı. Hep birileri tarafından eşya gibi görülen kadınlardı bunlar. Bir gün “durun artık” demek istedim ve bu nedenle ilk olarak kendi saçlarımı kestim. Sonrası çok özel konular olduğundan çok fazla detay vermek istemiyorum. Bazen diyorum ki keşke biz bunları yaşamasaydık da daha eğlenceli, güldüğümüz, mutlu olduğumuz hallerimizi anlattığımız eserler üretseydik. Ben her zaman kadınların derdini anlatan bir sanatçı oldum. Onlara umut olmak istedim, pes etmediğimi görmelerini istiyorum. Bir gün onların da başarıya koşabileceğini düşünmek ve buna meşale tutmayı hedeflemek beni heyecanlandırıyor. Bizler ezilen kadınlar değiliz; tarihe meydan okuyan, yenilmeyen kadınlarız. Bu süreçte yanımda olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, İstanbul Büyükşehir Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı’na ve İyilik için Sanat Derneği’ne, yolculuğumun başladığı yerde elimi tutan tüm kadınlara teşekkür ediyorum. Çok güzel insanlar kazandım. İnanın uzun olmasa tek tek isimlerini yazmayı bir borç bilirim. Hepiniz iyi ki varsınız, hep birlikte güzel yerlere…

Peki, Saçtan Hikayeler’de yer alan eserlerin üretim sürecinden bahseder misiniz?

İlk olarak kendimden yola çıktım. Sonrasında, isim veremem, bu bir sır ama ailemde bulunan kadınların hikayelerini dinledim. Daha sonrasındaysa çevremden, arkadaşlarımdan, onların çevresinden derken sosyal medyada paylaşmaya başlamamla sıkıntıları ve sorunları olan kadınlar saçlarını keserek bana göndermeye başladı. Ben de saçları dikiş iğnesinden geçirip dikerek üretmeye koyuldum.

Şiddet görmüş kadınlarla görüşmeler gerçekleştirdiniz mi?

Evet… Zaten çok yakınımdakilerin geçirdiği her zorluğu bilerek büyüdüm, yaşadım, gördüm. Bazıları da dolaylı yollardan isimsiz bir şekilde elime ulaştı.

Biraz daha detaylandırır mısınız?

Dediğim gibi ilk kendi saçımı kestim. Ama ben kesmeden yıllar önce kayınvalidem olacak insan tarafından saçlarım kesilmişti. Buna çok üzülmüştüm ama saklamıştım kestiği saçlarımı ve onları kullandım. Daha sonra üniversite ikinci sınıfın sonuna doğru üzüntüden saçlarım dökülmeye başlamıştı. O dönemde de saçımı kestim ve eserlere dikmeye başladım. Başlangıçta zor oldu tabii, saçlarını vermek istemeyen hatta günah diyen insanlar da oldu. Bunun üzerine kuaförlere gidip, onları izledim, makyaj yaparak, sohbet ederek onlarla iletişim kurdum. Daha sonrasında kendilerine projemi anlattım ve müsaadelerini istedim, bana destek oldular, hepsine minnettarım. Fakat bu hikayeleri dinlediğinizde yüreğinizden bir şeyler koparıyor. Psikolojik olarak çok etkilendiğim bir süreçti.

Peki neden saç?

Bir kadını anlatacak en büyük nesne. Üzerinden çokça konuşulan, sürekli olarak kadını nesneleştiren, örtülmesine, açılmasına karışılan bir şey saç. Bedenimizden bir parça. Bu nedenle malzemem saç oldu.

Diğer neden sorum da tespih için. Sergideki en büyük eser bu tespih. Neden?

Sabır… Özellikle erkeklerin elinde çekilen ve güya sabrettiklerini simgeleyen bir nesne olarak görülür. Halbuki en büyük sabır taşı kadındır. Bir süs eşyası olarak görüyorlar bizi ve bu da benim protestom.

Eserlerinizi tarihi bir mekanda sergiliyorsunuz. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Sarnıç’ın hikayesini duyduğum anda gözlerim doldu. Çünkü daha önce Artemis Tapınağı olarak kullanılmış. Ve günümüzde nargile kafeyken eril bir kullanımdan alınıp, kadın haklarını savunan bir müzeye dönüştürüldü.

Güncel çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?

Saçlar gelmeye devam ediyor fakat saçlar dışında kendi sandığımdaki işlediğim ve ördüğüm danteller üzerine kadın figürleri yapıyorum. Nedeniyse biz kadınlar evlenirken sadece çeyizlerimizi götürmüyoruz o sandıklarda, bedenlerimizi de götürüyoruz. Ben de bunu anlatan Kibeleler üzerine çalışıyorum.


IstanbulArtNews | Mayıs 2022

49 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör