• Ege Işık Özatay

Maçka Sanat’ın dünü, bugünü ve geleceği

Ege Işık Özatay 1976 yılında Rabia Çapa ve varlık yalman kardeşler tarafından kurulan Maçka Sanat Galerisi kapalı kaldığı beş yılın ardından yeniden açıldı. Galerinin yöneticiliğini annesinden devralan Didem Çapa ile bugünkü sanat ortamını, galerinin politikasını ve Maçka Sanat Galerisi’nin dünü, bugünü ve geleceğini konuştuk.


Annesinden devraldığı galeri yöneticiliğini sürdüren Didem Çapa sanatseverlerin ilgisinden memnun.

Maçka Demokrasi Parkı’nın karşısında iki kız kardeş Rabia Çapa ve Varlık Yalman tarafından genç sanatçıları desteklemek amacıyla kurulan Maçka Sanat Galerisi yeniden sanatseverlerle buluşuyor. Bir dönemin sanat anlayışına yön veren Maçka Sanat Galerisi’nde yaşananlar kulaktan kulağa bir şehir efsanesi olarak halen anlatılıyor. Dönemin sanatçıları, yazar ve eleştirmenleri Maçka Sanat Galerisi’nin kurduğu uzun sofralarda bir araya gelir, sohbet eder ve fikir alışverişinde bulunurlardı. Galerinin her sergisinde mutlaka sanatçı ve izleyicilerin birlikte tartıştıkları toplantılar düzenlenirdi. Maçka Sanat Galerisi Canan Tolon, Azade Köker, Osman Dinç gibi sanatçıların ilk sergilerine ev sahipliği yapardı. 40 yıllık bir serüvenin ardından 2016 yılında kapanma kararı alan Maçka Sanat Galerisi beş yıl sonra Rabia Çapa’nın yönetimi kızı Didem Çapa’ya bırakmasıyla yeniden açıldı. Geçtiğimiz ay Serhat Kiraz ve Hakan Gündüz’ün Moment/An başlıklı sergisiyle yeniden “merhaba” diyen Maçka Sanat, 11 Ocak – 19 Şubat tarihleri arasında bu defa Doç. Dr. Fatih Kızılcan’ın Monoton – Monokrom İnsan sergi- sini izleyiciyle buluşturuyor. Maçka Sanat Galerisi yöneticisi Didem Çapa ile yeniden açılan galeri hakkında konuştuk.


Maçka Sanat Galerisi kapalı kaldığı beş yılın ardından An / Moment sergisi ile yeniden sanatseverlerle buluştu. İlk serginiz ile ilgili nasıl geri dönüşler oldu? Siz mutlu musunuz? Maçka Sanat Galerisi’nin beş yılın ardından yeniden açılış sürecindeki ilk sergisi, yeni dönemdeki duruşunu ortaya koyması açısından önemliydi. Serhat Kiraz 1993 yılında açtığı Translation sergisinde bana aslında bu serginin gelecekte nasıl olacağını anlatmıştı. Onu dinlerken geleceğin teknolojileriyle neler yapılabileceğini düşünmüştüm. Yeni medya tasarımcısı olan Hakan Gündüz’ü Serhat Kiraz ile buluşturma fikri böyle doğdu. Serginin konsepti ve içeriği iki sanatçı tarafından belirlendi. Zamanın en küçük birimi olan an üzerinden zamanı ve sistemi sorgulayan bir sergi oldu. Güneş saati, mekanik saat ve dijital saat gibi farklı çağlarda zamanı ölçen araçlar üzerinden, insanın icat ettiği zamanın kendi tarafından sor- gulanmasına, tartışılmasına, yorumlanmasına ve deneyimlenmesine olanak sağlayan bir sergiydi. İzleyici durduğunda dönen tüm çarkların durması ya da izleyicinin bir panelden diğer insanları hareket ettirip durdurabilmesi gibi interaktif deneyim imkanları sunması da etkileyiciy- di. Sergi, insanın yarattığı ve kendini mahkum ettiği zaman kavramından, galerinin mekansal zamanı ile kendi içsel zamanımıza doğru uzanıyordu. İki sanatçı; her şeyin satılıp, satın alındığı, egoların ön plana çıktığı kapitalist dünyaya karşı satış kaygısından uzak, ‘benim’ yerine ‘bizim işimiz’ diyerek, cesur bir duruşla izleyiciyi kavramsal ve deneyimsel bir zemine çektiler. Ayrıca dün, bugün ve yarını yaratan en küçük zaman birimi olan an üzerinden sistemi düşünmeye davet ettiler. An / Moment sergisi çok olumlu geri dönüşler aldı. Müze ve sanat ga- lerileri yöneticilerinin, sanat eleştirmenlerinin, sanatseverlerin ziyaretleri ve beğenileri bizi çok mutlu etti. Sanat basınının “Efsane geri döndü: Maçka Sanat Yeniden”, “Maçka Sanat, küllerinden yeniden doğuyor” gibi başlıkları bizleri duygulandırdı. Yeniden başlangıç sürecinde seçilen konu ve kurgusuyla tam düşlediğim gibi bir sergi oldu. Maçka Sanat Galerisi’nin böyle bir sergiyle açılmış olmasından çok mutluyum.


Maçka Sanat Galerisi Doç. Dr. Fatih Kızılcan’ın Monoton – Monokrom başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Dijital ögeler taşıyan bir sergiden sonra nasıl çalışmalar bekliyor izleyiciyi? Özgün yapıt üretim tekniği ile 30’a yakın kişisel sergiye imzasını atan Fatih Kızılcan’ın yapıtları, alışıldık tuval-fırça veya desen-kağıt ilişkisiyle değil, yüzyılın ilk yarısında Almanya’da ortaya çıkan psikoloji kuramı Gestalt’a dayandırdığı betimleme tekniği ile yarattığı figüratif çalışmaları kapsıyor. Sanatçı eserlerini açık bir zemin üzerine çekilen koyu renk boyadan silme ve kazıma yolu ile ortaya çıkararak, kafasındaki betimlemelere erişiyor. Bir başka deyişle resimlerini boyayarak değil, silerek yapan ve meselesi insan olan bir ressam.

“İlerleyen dönemde eski ve yeni sanatçılarımızın birlikte oluşturduğu karma sergilere yer vereceğiz. Bu sergilerin konuları özenle seçiliyor. Sergileri söyleşiler, konuşmalar, performans ve dinletilerle destekliyor olacağız. Maçka Sanat Kampüs ve Maçka Sanat Çocuklarla gibi etkinliklerle gençleri ve çocukları sanatla ve sanatçılarla buluşturacağız.”

Geçmiş tarihi boyunca Adnan Çoker, Aliye Berger, Bilge Alkor, Fahrelnissa Zeid, Altan Gürman, Candeğer Furtun, Ömer Uluç, Mehmet Güleryüz, Sabri Berkel gibi imzalara kapısını açan galerinin Fatih Kızılcan’la ilk kişisel sergi projesi 19 Şubat tarihine kadar devam edecek.

İlerleyen dönemlerde nasıl bir sergi seçkisi planlıyorsunuz? Nasıl çalışmalara ağırlık vereceksiniz? İlerleyen dönemde eski ve yeni sanatçılarımızın birlikte oluşturduğu karma sergilere yer vereceğiz. Bu sergilerin konuları özenle seçiliyor. Sergileri söyleşiler, konuşmalar, per- formans ve dinletilerle destekliyor olacağız. Maçka Sanat Kampüs ve Maçka Sanat Çocuklarla gibi etkinliklerle gençleri ve çocukları sanatla ve sanatçılarla buluşturacağız.


Anneniz ve teyzenizin Maçka Sanat Galerisi’ni kurduğu yıllardaki sanat ortamı ile bugün arasında nasıl farklar görüyorsunuz?

Bugünkü sanat ortamını o günlere göre daha ticari buluyorum. Kaç tablo sattığı bir galerinin başarı kriteri olmamalı. Sanat, kapitalizmin dışında doğdu. Gelişimi de yine kendince sürecek. Sanat tarihinde çok satan sanatçılar daha çok yer almadı. Bundan sonra da öyle olacak. Örne- ğin “Kırmızı Üzüm Bağı” isimli tablo Vincent an Gogh’un hayattayken sattığı ilk ve son resmi olmasına rağmen dünya sanat tarihindeki yerini aldı.


Maçka Sanat Galerisi’nin gelenekselleşmiş sanat toplantılarını devam ettirdiğinizi biliyoruz. Bu toplantılardan bahsedelim mi? Şu ana kadar katılım nasıl oldu? Konuşmacılar ve konular hakkında bilgi alabilir miyiz? Maçka Sanat Galerisi’nin gelenekselleşmiş toplantıları devam ediyor. Burası bir buluşma ve birbirimize açılan kapılarımızı, fikirlerimizi keşfetme yeri. Akşam üzeri gelen güzel dostlarla yapılan konuşmaların yanı sıra Maçka Sanat söyleşileri ve okumalarımıza devam ediyoruz. Bu alan Dündar Hızal yönetiminde bizim ve sanatçıların görüşleri doğrultusunda şekilleniyor. İtiraf etmeliyim ki çok da keyifli geçiyor. YouTube kanalımız açıldı. Dündar Hızal’ın yönetiminde Pelin Batu ve sanatçılarla yapılan ve Wise Tv’nin çekip montajını yaptığı söyleşi yayına girdi. Zeynep Sayın ile yapılan okuma ve An / Moment sergi çekimi de yakında YouTube’a yüklen- miş olacak. Maçka Sanat Galerisi’nin mimarları sanatla buluşturmak amacıyla başlattığı geleneksel yılbaşı etkinliğini bu yıl Mimar Ömer Selçuk Baz’ın Yılbaşı Ağacı Ormanı sergisi eşliğinde kutladık. Gelecek yıl hep birlikte daha büyük bir yılbaşı ağacı ormanı oluşturmak için yeniden buluşmak üzere yeni planlar yapıyoruz. Bu sergi kapsamında galerimizin mimarı Mehmet Konuralp ile Ömer Selçuk Baz’ın yaptığı konuşma da yakında yayına girecek.


Maçka Sanat Galerisi kapalı kaldığı beş yılın ardından yeniden kapılarını açtı.

IstanbulArtNews | Şubat 2022

172 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör