• Ali Demirtaş

Yeni bir kültür alanı: Mecidiyeköy Sanat

Güncelleme tarihi: 26 Oca

Ali Demirtaş


Kasım ayında kapılarını açan Mecidiyeköy Sanat hem profesyonel sanatçıların sergilerine yer verecek hem de genç sanatçıların işlerine mekan olacak yeni bir kültür alanı olarak Mecidiyeköy Meydan’daki yerini aldı. Ian için sorularımızı yanıtlayan iBB Müzeler koordinatörü Zeynep Çulha, önceliklerinin semt tarihi olduğunu söyledi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 22 Ocak 2021’de başlattığı Mecidiyeköy Meydanı çalışmasını 10 ay içinde tamamladı. İnşaat alanının 7 bin 800 metrekare olduğu ve günlük ortalama 1 milyon 300 bin kişinin kullandığı meydanda artık bir sanat merkezi de bulunuyor. Mecidiyeköy Sanat adı verilen merkez kapılarını, Gözüm Sende istanbul sergisiyle açtı. Hem sergiyi hem de Mecidiyeköy Sanat’ı konuşmak için iBB Müzeler Koordinatörü Zeynep Çulha ile biraraya geldik. Çulha, “burası bir galeri ama tam olarak galeri mantığıyla çalışmıyor. Her şeyden önce kamusal bir alan ve kamusal kaygısı olan sergiler düzenleyeceğimiz bir mekan olacak,” diyor. Pazartesi hariç haftanın her günü 10.00 ile 19.00 arasında açık olacak olan Mecidiyeköy Sanat, 19.00’dan sonra da aydınlatılmış alan olacağı için 24 saat yaşayan bir me- kan olma özelliği de taşıyor.


Günlük ortalama 1 milyon 300 bin kişinin kullandığı mecidiyeköy meydanı’nda artık bir sanat merkezi bulunuyor.

Mecidiyeköy Sanat daha çok hangi konular ve mecralar üzerine odaklanacak? İlk önceliğimiz semt tarihi. Bu bizim için çok kıymetli. Sadece burası için değil, İstanbul’un toplumsal hafızasını kayıt altına almak ve paylaşmak açısından da buna önem veriyoruz. Dolayısıyla Mecidiyeköy Sanat’taki sergilerin bir kısmını da semt tarihi konuları oluşturacak. Mesela mevcut sergiden sonra Mecidiyeköy semt tarihini anlattığımız, Buralar Hep Dutluktu adlı sergiyle devam edeceğiz. Aslında buraların dutluktan bu zamana gelen sürecini anlattığımız, yine İBB Atatürk Kitaplığı Arşivi’nden yararlandığımız bir içerikle çalışacağız sergiyi. Bu semt tarihi konuları eş zamanlı olarak sene içinde devam edecek. Burası neydi, ne oldu, nasıl bir dönüşüm geçirdi yıllar içinde ve en nihayetinde semtimizin tarihini göstermek amacı olacak sergilerde. Tekrar altını çizmek gerekirse toplumsal hafızaya, kent hafızasına çok önem veriyoruz. Dolayısıyla burada hafıza ile ilgili bir sergi yaptığımızda etrafımızdaki katkılarla da çoğalıyor serginin içeriği. Burada yaşayanlarla bir sözlü tarih çalışması ve paralel etkinlikler sergiyle beraber yapacağımız çalışmalardan birkaçı.


Açılış sergisinde mecra olarak fotoğrafı seçmenizin özel bir sebebi var mı? Usta fotoğrafçıların İstanbul’a bakışlarından yola çıkmak istedik. Fotoğraf, fotoğrafçının kadrajından çıkan bir kare ama o kareden çıkan duygu bizim aslında aktarmak istediğimiz şeydi. Gözüm Sende İstanbul ismi de buradan geliyor aslında. Hep takipte olduğumuz, bazen yürürken farkına bile varmadığımız karelerin, alanların, bu kadar usta fotoğrafçılar tarafından nasıl görüldüğüne dair bir yöntemle yola çıktık. ikincisi de konu İstanbul olduğu için koleksi- yonumuzda yer alan fotoğraflardan oluşan bir sergi yapmak istedik. Hemen ardından da semt tarihini anlatan bir sergiyle bunu pekiştireceğiz.


“Mekanı, sabit bir koleksiyon ya da sergi yerine güncellenen, tematik konular üzerinde farklı sergiler açabileceğimiz bir alan olarak kullanmak istiyoruz. Çünkü hem sürekli canlı tutmak hem de koleksiyon, bilgi ve arşiv belgelerimizi paylaşmak istiyoruz.”

Uzun vadeli sergi programınızı belirlediniz mi bize biraz ön bilgi verebilir misiniz?

Burada sergi açmak isteyenlerden birçok öneri ve talep alıyoruz ve bütün bu öneri ve talepleri çok kıymetli bularak değerlendiriyoruz. Şu anda yıl içinde kuracağımız sergiler aşağı yukarı belli. Ama yılda dört sergi gibi bir planımız var. Sergileri çok da kısa tutmak istemiyoruz. Çünkü bir sergiyi bir hafta veya bir ay koyduğumuzda izleyici bazında kısıtlamış olabiliriz. Dolayısıyla en azından iki üç ay tutmak istiyoruz açtığımız sergileri.


Müzelerde veya kâr amacı gütmeyen kurumlardaki gibi sabit bir koleksiyon oluşturmak fikri burası için söz konusu mu?

Mekanı, sabit bir koleksiyon ya da sergi yerine güncellenen, tematik konular üzerinde farklı sergiler açabileceğimiz bir alan olarak kullanmak istiyoruz. Çünkü hem sürekli canlı tutmak hem de koleksiyon, bilgi ve arşiv belgelerimizi paylaşmak istiyoruz. Buraya özel bir koleksiyon oluşturmak gibi bir fikrimiz yok. elimizdeki koleksiyonları sergilemek önceliğimiz. Çünkü muazzam bir arşive sahibiz. Sonuç olarak bunları paylaşmak ve sergilemekle başlıyoruz açıkçası. Bütün bunlarla beraber burada kamuya açmak istediğimiz alanlar da var. Örneğin genç sanatçıları desteklemek, onlara bir kapı açmak ve mekan sağlamak adına Mecidiyeköy Sanat, kullanacağımız mekanlardan mutlaka biri olacak. İlk sergisini açacak genç sanatçılara meydan açmak ve burada bir yerleri olduğunu hissettirmek bir diğer amacımız.



Burada açılacak bu tarz sergilerden satış yapılacak mı?

Hayır yapılmayacak. Kamu yararı dışında bir şey yapmamız söz konusu değil. Dolayısıyla herhangi bir satış yapmak veya ortada paranın konuşulduğu bir iş yapmak istemiyoruz. Burası klasik anlamda bir galeri mantığıyla işlemeyecek elbette. Örneğin genç bir sanatçının ilk kişisel sergisini açtık. Onun eserlerinin satışı burada yapılmayacak. Biz satış konusunda aracı değiliz. Dolayısıyla bizden bağımsız gerçekleşen satışlarda da asla bir komisyon talebinde bulunmaya- cağız. İzleyici, sanatçının bir eserini beğendikten sonra direkt sanatçının kendisiyle satın alma konusunda iletişim kurabilir. Bu bizim dışımızda ve bizden bağımsız gerçekleşir.


Sergilerinizi planlarken fikir alışverişi yaptığınız veya bir arada çalıştığınız küratöryal bir ekibiniz var mı? İsimlerini alabilir miyiz?

Her sergi ya da projeye özel farklı bir küratöryal ekibimiz var. Tabii ki bizim de kendi içimizde bir ekibimiz var fakat dışarıdan destek aldığımız ya da iş birliklerinde bulunacağımız küratörler de olacak. ekibimizden örnek vermek gerekirse bizim küratörlerimiz arasında Sevengül Sön- mez, Hüseyin Saim Tekcan gibi isimler bulunuyor.


Senelik programınız içinde çağdaş sanata odaklanan sergilemeler söz konusu mu? Mutlaka. Dengeyi sağlam oturtmaya çalışıyoruz. Arşiv sergisinden güncel sanata, güncel sanattan heykele varan geniş bir yelpazede tutmak istiyoruz sergi aralığımızı. Bu bir video sergisi de olabilir. Dediğim gibi değişik ve farklı alanları buluşturan sergiler yapmayı planlıyoruz. Tek konu ya da tek disiplin üzerinden gitmeyeceğiz. Tıpkı Mecidiyeköy’ün kendisi gibi kozmopolit, farklı ve kaotik atmosferi sergi yelpazemize yansıtmak istiyoruz. Kısacası bir kısıtlamamız yok. Bütün iş birliklerine sonsuz açığız. Tek kriterimiz işin kamu yararı gütmesi. Burası hem genç sanatçıları destekleyen hem de profesyonel sanatçıların sergilerinin açıldığı bir mekan olacak. Sergiler sadece bize ait olacak diye bir kaygımız da yok. Burada güncel sanat da sergilemek istiyoruz, 17 ve 18’inci yüzyıl tarihi belgeleri ışığında sergiler de yapmak istiyoruz.


Çağdaş sanatı desteklemek konusundaki diğer çalışmalarınız nedir? Birincisi genç sanatçıları desteklemek istiyoruz. En temel şey bu olacak. Özellikle hiç sergi açmamış genç sanatçıları desteklemek adına zaten bence güzel bir kapı aralamış oluyoruz. Bununla beraber farklı etkinliklerle bu alanın problematik görülen konularını tartışacağımız bir ortam da yaratacağız.


Sizin kişisel heyecanınız nedir Mecidiyeköy Sanat için? Ben de bu bölgede oturuyorum. Beni gerçekten çok heyecanlandırdı bu süreç. Projenin başından bugüne gelene kadar baktığımız süreçte Mecidiyeköy’ün bu alanı bir boşluktu. Gece yürümekten imtina ettiğimiz, kaosun ve trafiğin iç içe olduğu bir yerin bu kadar kapsayıcı bir mekana dönüşmesi benim için çok heyecan verici. Çünkü bir sınırı ve hattı yok. Çerçevelenmiş bir mekan değil. Dolayısıyla bu anlamda gerçekten çok heyecan verici bir yer. İkincisi insan-ların deneyimleyerek ve sadece bu hat üzerinden yürürken bile hissettiği değişim hepimizi çok motive ediyor. Dolayısıyla bunun geri dönüşü çok kıymetli ve hepimizi heyecanladıran bir süreç oldu. Örneğin korna sesini bastıran bir klasik müzik dinlemek hayal ettiğimiz bir şey değildi. Dolayısıyla insanın o günlük sıkıntı ve stresini alabileceği bir mekana sahip olduk. işten sonra sadece şurada bir yürümeniz bile artık çok farklı bir hissiyat.


IstanbulArtNews | Ocak 2022

97 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör