• İklim Demir

Mitras’ın ışığı Zerzevan’da yanıyor

Mitras inanç sisteminin keşfedilen son tapınağını bünyesinde barındıran Zerzevan Kalesi, UNESCO Dünya Miras Kalıcı Listesi’ne başvurmak için gün sayıyor. Bünyesinde hem kilise hem de Mitras tapınağını barındıran bölgede gerçekleşen kazı çalışmaları sayesinde Mitraizm ile ilgili daha çok bilgi elde edilebilecek.



Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yer alan, kazı ve restorasyon çalışmalarının 2014 yılında başladığı Zerzevan Kalesi, Roma İmparatorluğu döneminde sınır garnizonu olarak kullanılır. Çalışmaların sonunda kalenin Asurlulardan beri kullanıldığı anlaşılmış olsa da, kale asıl önemini sınırlarını doğuya doğru genişleten Roma döneminde sınır garnizonu olarak tekrar inşa edilmesi ile kazanır. Bölgenin Sasaniler ve Romalılar arasında çekişmeye sebep olacak derecede ekonomik bir önemi olması, kalenin konuşlandığı alanı stratejik bir konuma getirir. İmparatorluğun genişlemesiyle birlikte burada artan bayındırlık faaliyetleri ve kalenin sınırları koruma amacıyla tahkim edilmesi çok sayıda Romalı askerin de bu bölgeye yerleştirilmesine sebep olur. Antik ticaret yolunun üzerinde yer alan bölgede, Romalı askerlerin Doğulu sayılabilecek inanç sistemleri ve kültür pratikleriyle tanışmış olabileceğini düşünmek yanlış olmasa gerek.

Bünyesinde gözlem evi, yönetim binası, kilise ve Mitras Tapınağını barındıran Zerzevan Kalesi, Hristiyan ve pagan mimari unsurlarını bir arada bulundurması ile dikkat çeken bir yer. Gerçekleştirmiş olduğu yoğun imar faaliyetleri ile tanınan İmparator Jüstinyen döneminde tadilattan geçmiş olduğu belirtilen kalenin çevresinde günlük hayatın sürdürülmesine yönelik inşa faaliyetlerinin de gerçekleştirildiği bilimsel kazılar yoluyla keşfedilmiştir. Cadde, sokak ve konut imarına yönelik buluntular ile birlikte bölgenin ihtiyaçlarını karşılaması için yapılmış su sarnıçlarının bulunduğu da aktarılmaktadır. İnsan tahribatının yanı sıra doğal sebeplerle de ciddi zarar görmüş olan yapıların olduğu bölge, Birinci Dereceden Arkeoloji Sit Alanı ilan edilmiştir.




Ayin yerinde izler

Ezoterizmi, belirli bir gruba hitap eden ve o konuda bilgisi olan kişilerin anlayabileceği bilgiler bütünü olarak değerlendirebiliriz. Bazı kaynaklarda ezoterik olanın dini konuları içermediği söylenegelse de, dini içeriklerin belirli bir inanç grubuna aidiyetinin olması ve bu dogmaların kültür aracılığı ile sembolik ürünlere dönüştürülmesi, dini ezoterizmi yaratır. Mitras inanç tasarımının aşina olduğumuz semavi dinlere göre kapalı bir organizasyona sahip olduğu bilinmektedir. Ezoterik bir inanç kültü olarak bilinen Mitras bugün bile dinler tarihinin tartışma konusudur ve gizemi hâlâ çözülememiştir. Zerzevan Kalesi’nde Doç. Dr. Aytaç Coşkun önderliğinde yürütülen kazı sürecinde keşfedilen son Mitras Tapınağı olma özelliğini taşıyan mekan, bu inancın bilinmeyenlerini keşfetmek için araştırmacılara önemli veriler sunmakta.

Evrenin kuruluşu ile ilişkilendirilen Mitras, güneş ve ışığa atıfta bulunur. Astroloji ve gökyüzü sembolizminin yoğun olarak kullanıldığı bu kültün kökeninin Hindistan’a kadar gittiği ifade edilmektedir. Zerzevan Kalesi’nin teritoryumu içerisinde ana kayaların oyulması ile yer altına inşa edilmiş, yaklaşık 7 metre uzunluğundaki alanda bulunan tapınakta, “Tauroktoni” sahnesi olarak bilinen ve Mitras ile özdeşleşmiş “boğayı öldürme sahnesi”ne ait olabilecek çizimlerin varlığı buranın Mitras’a adanmış olduğunu göstermektedir. Kazı raporlarına göre tapınağın içinde bulunan nişlerde ayinlerde kullanılan su ve kan çanağı da bulunmuştur.

Araştırmalar sonucunda tapınağın tavanında hayvan bağlama yerlerinin de bulunması, evrenin kuruluşu mitine atıfta bulunan boğa sahnesinin yeniden canlandırılması için öldürülen hayvanlar için kullanıldığını düşündürmektedir. Boğa imgelemini astrolojiye dayandıran pek çok araştırma mevcuttur. Son iki yıldır gerçekleştirilen Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin, Zerzevan Kalesi’nde gerçekleştirilmesi ise oldukça manidar.

Mitras’ın görevleri

Özellikle askeri sınıf içerisinde fazlasıyla inananı bulunan bu inanç sisteminin genişleyerek aristokrat ve tüccarlar arasında da yayıldığı bilinmektedir. Geniş bir coğrafyada kendini göstermiş olan bu kültün temelinin gizliliğe dayanması ve cemiyetine kadınların kabul edilmemesi dikkat çekmektedir. Pek çok farklı inanç grubunda farklı dine kabul ritüelleri bulunmaktadır. Mitras inancının bu noktada oldukça katı kurallara sahip olduğunu söyleyebiliriz. Cemiyete katılacak kişinin 12 görevi yerine getirme zorunluluğu, akıllara meşhur Yunan mitindeki Herakles’in 12 görevini getirmektedir. Mazoşist eylemlerden oluştuğu bilinen görevleri başarıyla yerine getirenlerin gizlilik içerisinde dinin gerekliliklerini yaptıkları aktarılmaktadır.

Mitras ve İsa birlikteliği

Akdeniz coğrafyasında yeni ortaya çıkmış olan bu inanç sisteminin ilerleyen yıllarda Hristiyanlığın en büyük rakibi olacağı gibi Hristiyanlık ikonografisini de etkilediği düşünülmektedir. David Ulansey, Mitras inancı ile ilgili hazırlamış olduğu kitabında Mitraizm ve Hristiyanlığı kardeş dinler olarak aktarmaktadır. Öyle ki, Mitras’ın Michael’in prototipi olduğu muhtelif kaynaklarda ifade edilmektedir.

Zerzevan Kalesi bu ikiliğin bir arada olduğu önemli bir örnektir. Alanın en yüksek bölgesine bir kilise inşa edilmişken, yerin altında ise Mitras Tapınağı bulunmaktadır. Göğe atıfta bulunan Hristiyanlık doktrini Zerzevan’da en yüksek alana inşa edilmişken, gizliliğin hakim olduğu Mitras Tapınağı ise yerin altında adeta korumacı bir yaklaşımla kurulmuştur.

Kalenin bünyesinde muhtemelen Hristiyanlığın yasaklı olduğu yıllarda inşa edilmiş olduğu düşünülen bir yer altı kilisesi daha bulunmaktadır. Hristiyanlığın siyasi güç kazanması sonucunda Mitraizm yasaklanmış ve tapınak önemini kaybetmiştir. Lakin din geçişlerinin kolay olmadığını düşünürsek bu inanış, bir süre daha varlığını sürdürmüş olmalıdır. Paganik kültlerin İmparatorluk sınırlarında yasaklanmasından sonra inşa edildiği düşünülen Büyük Kilise, bugün kalenin en iyi korunmuş yapısıdır.

UNESCO hazırlıkları

Özellikle yabancı turistlerin bölgeye yoğun bir ilgi gösterdiğini aktaran Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Aytaç Coşkun, History Channel’ın bölgeye dair bir belgesel yayınladığını, National Geographic’in ise hazırlamak istediği belgeseli ileri bir tarihe ertelediğini aktarıyor. Uluslararası Dünya Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin bilimsel komitesi olan ICORP tarafından hayata geçirilen ICORP- On The Road projesi kapsamında çekilen belgesel serisinin bir bölümünde yer alacak olan Zerzevan Kalesi, hali hazırda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer almakta. Kalıcı listeye girebilmek için başvuru hazırlıklarının Kültür ve Turizm Bakanlığı Dünya Miras Alanları birimi ile ortaklaşa devam ettiğini belirten Coşkun, Alan Yönetim Planı’nın hazırlıkları için 2023 yılını işaret ediyor.


IstanbulArtNews | Eylül 2022

77 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör