• Burcu Dimili

Ocak ayında bu sergileri mutlaka görün

Güncelleme tarihi: 26 Oca

Burcu Dimili

Yıldız Moran, ‘Yankı’, 1952

Çevrimiçi mi fiziksel mi derken geriye dönüp baktığımızda 2021 yılını “hibrit” bir şekilde kapattık diyebiliriz. Sergi ve fuarlara yeniden kavuştuk, özlediğimiz yüzleri hatırladık ve yeni normalde yaşamayı öğrendik. Covid’in çeşitli varyantları, döviz kuru şokları Türkiye sanat dünyasının hızını kesmedi şimdilik. Oldukça yoğun bir sergi temposuyla kapattığımız yılın ardından bir o kadar

koşturmacalı bir şekilde 2022’ye başladık.

Sizler için bu ay açılanlar arasından mutlaka görmeniz gereken sergileri listeledik.


Nasan Tur No Surrender, Dirimart 17 Aralık-16 Ocak Multidisipliner üretimleriyle tanıdığımız Nasan Tur’un Dirimart galerideki ikinci sergisi No Surrender, sanatçının heykel, yerleştirme ve çizimlerini bir araya getiriyor. Görme, hissetme, duyumsama, alışılmışa farklı perspektiflerden bakma ve algıları sorgulama temaları üzerine kurgulanan sergi, aynı zamanda ezber bozan oyunsu bir dile sahip. Ayna detaylarından yansımalara, kağıt katlama figürlerinden gölge oyunlarına nüktedan tavrıyla dikkat çeken Tur’un tüm bu ironik yaklaşımının altında felsefi sorgulamalar yatıyor. Toplumsal baskı, bireylere mecburi yüklenen roller, eşitsizlik, sürüye uyma, içgüdüsel davranışlar, sosyo- kültürel sorumluluklar ve bilinçaltı sanatçının üzerinde durduğu meselelerden birkaçı. No Surrender’ın en akılda kalıcı bölümlerinden biri olan “İçimizdeki Gölgeler” serisi seçkiye masalsı ve destansı bir boyut katıyor. Gerçekliğin birer yansıması mı yoksa ta kendisi mi olduğu konusunda kafalarda soru işaretleri bırakan gölgeler, gündüz düşlerini anımsatıyor. Sergiyi, 16 Ocak tarihine dek ziyaret edebilirsiniz.


Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı meşher, 9 Ekim-27 Mart Görünmez olanı gözler önüne sermek amacıyla yola çıkan, Meşher’de açılan Deniz Artun küratörlüğündeki Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı adlı sergi, yaklaşık 1850–1950 yılları arasında Türkiye’de yaşamış ve yaratmış sanatçı kadınların eserlerinden bir seçkiye yer veriyor. şimdiye dek eserleri sergilenmemiş, müze koleksiyonlarına girmemiş sanatçı kadınlar da sergi kapsamında gün yüzüne çıkıyor. Seçkide tanıdığımız bildiğimiz, farklı bakış açılarından yaklaştığımız sanatçı kadınlar olduğu kadar ilk defa adını duyduğumuz isimler de bulunuyor. Serginin merkezini Linda Nochlin’in “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” makalesi oluşturuyor. “Sanat tarihini ‘profesyonellerin’ elinden alıp kendi seçkisi ile yeniden yazması için izleyiciye teslim ediyoruz,” diyen Artun amaçlarının sanatçı kadınlarla birlikte, küratör kadınları, tarihçi ya da eleştirmen kadınları, iletişim uzmanı ya da müze gözetmeni kadınları da aramak, bulmak olduğunu söylüyor. Bu kapsamlı sergiyi görmek için son tarih ise 27 Mart.


Emin mete Erdoğan milattan Sonra 4 milyar Anna laudel 9 Aralık-3 Şubat Emin Mete Erdoğan’ın doğa, insan ve hayvanı destansı hikayelerde bir araya getirdiği Milattan Sonra 4 Milyar adlı sergisi Anna Laudel’de izleyicilerle buluştu. Emin Mete erdoğan’ın “kişisel miladımı nereden başlatmalıyım?” sorusu ışığında temelleri atılan sergi, izleyiciyi de sanatçının kendi arayışının bir parçasına dönüştürüyor. Evrim teorisinden insan hakları beyannamesine; felsefenin ortaya çıkışından kuantum fiziğinin temellerine; dinozorların yok oluşundan insanların alet kullanmaya başlamasına uzanan bir yolculuğu içinde barındıran seçki bireysel soruların cevabını toplumsal tarih yapı taşlarında arıyor. Rölyef çalışmalarında katmanlar halinde çoğunlukla hayvanlar olmak üzere insan ve hayvanları tek bir düzlemdebir araya getiren sanatçı detaylı bir hikaye anlatımıyla izleyiciyi selamlıyor. Resimlerinde ise insan yapımı mekanların hayvanlarla kaplandığına tanık oluyoruz. Tersine manzaralar yaratan erdoğan, kendi tabiriyle “zaman altı mekan üstü” çalışmalarında dinazor ile kediyi ya da pengueni, gerçekte mümkün olmayacak şekilde, aynı ortamda bir araya getirebiliyor. Sergiyi 3 Şubat tarihine dek ziyaret edebilirsiniz.


İpek Duben Ten, Beden, Ben Salt, 9 Aralık-3 Nisan İpek Duben’in şimdiye kadar karşımıza çıkan en kapsamlı sergisi olarak tanımlayabileceğimiz, Salt Beyoğlu’nda açılan Ten, Beden, Ben; sanatçının kariyerine derin bir bakış ve üretim serüvenine tanık olma fırsatı sunuyor. Toplumsal normlar, şiddet, eril kuvvet, aidiyet, cinsiyet ayrımcılığı, göç, yersiz yurtsuzluk, tüketim alışkanlıkları Duben’in eserlerinin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Sanatçının ortalama 40 yılı aşkın üretimine günümüzden bir bakış sunan sergi, buluntu nesneler, kart postallar, oyuncaklar gibi pek çok malzemeyi bünyesinde barındırıyor. Serginin belki de en dikkat çeken işlerinden bir olan rulet masası biçimindeki “Love Game”, aşk ve namus uğruna işlenen cinayetleri konu alıyor. Sarsıcı, yaralayıcı, üzücü olay ve söylemleri tam tersi şekilde ifade eden sanatçı neonlar, ışıklar, renkler, müzikler gibi oyunlu ifade biçimlerinin arasına hüzün motifleri yerleştiriyor. Acıları daha etkili olması adına ters köşe formlarda ifade ediyor. Sergiyi gezmek için son gün 3 Nisan.

Fulya Çetin Uzadıkça Daha Yakın, Merdiven Art Space 8 Aralık-22 Ocak Fulya Çetin’in Merdiven Art Space’te açılan Uzadıkça Daha Yakın adlı kişisel sergisi merkezine kadınları alıyor. Kadın bedeninin en önemli sembollerinden biri olan saçlar sergi boyunca ağırlıklı olarak karşımıza çıkıyor. Örülen, uzayan, toplanan, dağılan saçlar... Yaşadığımız toplumda kadınların zorlu şartlar altındaki var olma mücadelesini merkeze alan sergi, bireyler arası köprüler kurarak ortak bağ ve duygulara vurgu yapıyor. Ağırlıklı olarak desenlerin yer aldığısergide stop-motion tekniğiyle kurgulanan bir video da var. Düğümler, çözülmeler, taramalar bir kadının hayat hikâyesini saçlarında okumayı mümkün kılıyor. Ritüele dönen tekrar hareketler meditatif bir etki uyandırırken birliğin getirdiği kuvvetin, ortak hislerin ve şifa arayışının da izlerini taşıyor. Sergiyi 22 Ocak’a dek görebilirsiniz.


Murat Morova Â’mâk-ı Hayal, Galeri Nev 10 Aralık-12 Şubat Murat Morova’nın 35 yıllık sanat yolculuğunu, retrospektif niteliğinde izleyicinin karşısına çıkartan, Galeri Nev’de açılan Â’mâk-ı Hayal sergisi, sanatçının tasavvuf, felsefe geleneği ve islam estetiğinden aldığı referanslara bütüncül bir bakış sunuyor. Morova’nın görsel dilindeki sembolik ögeler, sergiye de adını veren Filibeli Ahmed Hilmi’nin “Â’mâk-ı Hayal” kitabından ilhamla bir kitabın bölümlerine dönüşen galeri duvarlarına yansıyor. Gezerken adeta bir kitabın sayfalarının çevrildiği hissini veren sergi, sayfalar üzerine ince detaylı çizimler, yazılar ve süslemelerden oluşan çalışmaları bir araya getiriyor. Keşfedilmiş yazıt kalıntılarını andıran eserlerde sanatçının eleştirel yaklaşımını gözlemlemek de mümkün. Malzemeleri arasında eski kitaplar ve buluntu çerçeveler yer alan sergi, birey ve toplum ilişkisine dair bir okuma sunarken aynı zamanda bir arayış, keşif, amaç ve yolculuğa da tanıklık etmemizi sağıyor. Sergiyi 12 şubat tarihine dek ziyaret edebilirsiniz.

Fulya Çetin’in merdiven Art Space’te açılan uzadıkça Daha Yakın adlı kişisel sergisi 22 Ocak’a dek devam ediyor.


IstanbulArtNews | Ocak 2022

153 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör