• Burcu Dimili

Online eser satış platformları popülerliğini koruyor

Pandemi kuşkusuz hepimizde yeni alışkanlıklar doğurdu. Online hayata alışmak ise bunların başında geliyor. Çoğumuz alışverişimizi hâlâ online marketlerden yapıyoruz, alışveriş merkezlerinden uzak duruyoruz. Peki sanatta gidişat ne durumda? Online eser satış platformlarına bu konuda merak ettiklerimizi sorduk.

Dijitalleşme, gelişen teknolojiler ve pandemi, 2020 yılı içinde sanat dünyasındaki genel satışlardaki daralmaya rağmen online eser satışlarına olan ilgiyi artırdı.

Sanat dünyasının Mart 2020’deki paniği ve şok etkisini üzerinden atmasında en etkili olan şüphesiz ki çevrim içi satışların varlığıydı. Sanat piyasasında coğrafi sınırları ortadan kaldıran çevrim içi satışlar dünyanın her yerinden koleksiyonerleri ortak paydada buluşturup rekabete soktu. Art Basel’in The Art Market 2021 raporuna göre 2020 yılı içinde sanat dünyasındaki genel satışlardaki daralmaya rağmen, toplam çevrim içi satışlar bir önceki yılın iki katına çıkarak 12.4 milyar dolarlık rekor seviyeye ulaştı. Aynı zamanda e-ticaretin sanat pazarındaki payı ilk kez genel perakende satışını aştı. Biz de bu konuyu Türkiye’den çevrim içi eser satışı yapan platformlar cephesinden ele aldık. Pandemiyle katlanan çevrim içi satışların kalıcı alışkanlıklarımız arasına girdiğini düşünen platformların gelecek beklentisi de bu yönde. Çevrim içi kavramının evrilip, gelişerek hayatımızda kalmaya devam edeceğini ve yerini sağlamlaştıracağını düşünen platformlar bu yöntemi fiziksel ile bir rekabet olarak da görmekten uzak duruyor. Birçoğu bu iki alışkanlığın birbirinden çok farklı, aynı zamanda birbirini tamamlayıcı özelliklerde olduğu konusunda hemfikir. Güven problemini çözmek için yöntemler geliştiriyor ve kullanıcı deneyimine önem veriyorlar. Bir eseri sadece online satmanın yeterli olmadığını düşünüp yenilikçi yöntemlerin, gelişen teknolojiyi takip etmenin önemini vurguluyorlar. Artnivo kurucusu Şebnem Alp Alkın, Pave X Art’ın kurucuları Gözde Ulusoy ve Merve Sarıkaya, shopi go ART küratöryel ekibinden Ece Sipahioğlu, Disyon’un kurucusu Gözde Mutluer, Kolekta’nın kurucuları Aslı Boduroğlu, İdil Bilge ve Ali Bilge konuyla ilgili sorularımızı cevapladı.


Dijitalleşme, gelişen teknolojiler ve pandemi sanat eserlerinin hem izleyiciyle buluşma şeklini hem de eser satın alma alışkanlıklarını değiştirdi. Son 1-2 senedir online eser satışlarında ciddi bir artış olduğunu duyuyoruz. Siz platform olarak bu süreçte neler gözlemlediniz?

artnivo: Türkiye’deki ilk online çağdaş sanat platformlarından biri olarak seneler içinde satışlardaki artışın yanında sunduğumuz hizmetlerin giderek daha çok benimsendiğini ve tercih edildiğini gözlemliyoruz. Bunda koleksiyonerlerimizle zaman içinde geliştirdiğimiz güven ilişkisinin etkisi olduğu kadar dijitalleşmenin ve online deneyimlerin hayatımıza dahil olmasının da katkısı var. Pandemi döneminde online eser satışları beklentimizin çok üzerindeydi ve böyle bir dönemde sanatçılarımıza destek olabilmek bizi çok mutlu etti.

Pavé X art: Bir bütün olarak baktığımızda günlük yaşantımız ve tüm profesyonelliklerimiz içerisinde her açıdan online’a adapte olmak hepimiz için yeni bir durumken, şu an alıştığımız ve normalleştirdiğimiz bir duruma evrildi. Bunun sanat izleyicisi için uyarlanması da diğer tüm ihtiyaçlarımız gibi sürecin normal bir parçası ve kurumların, sanat platformlarının da buna çeşitli yöntemlerle çok iyi yanıtlar verdiğini gözlemledik. Sınırları ortadan kaldırmak istediğimizde başvurduğumuz yöntem ise online olarak ulaşılabilir olmak ve bizim Pave x Art için çıkış noktamız sanatçılar için uluslararası bir sunum biçimi yaratabilmek. Bir galeri yapılanması değiliz ve yola çıkış hedeflerimiz arasında da bu yok. Ancak sadece online olarak sanatçıları ve eserleri inceleyebileceğiniz bir platform değil, her biri kendi içerisinde estetik, kavram ya da malzeme ilişkisi kurulan seçkilerle, izleyiciye sergi düzeninde alıştığımız kürate edilmiş bir sunum biçimi yaratmak istedik.

shopi go ART: shopi go ART, bir yıldır var olan bir online satış platformu. Hep aklımızda olan bu platformu hayata geçirme kararını biz de pandemiyle beraber verdik. Son iki senedir online sanat eseri satışlarında artış gözlemlemek mümkün. Bu artışta yeni platformların kurulması ve genel olarak online alışverişe olan talebin artmasının da etkili olduğunu düşünüyoruz. Online alışverişe olan yönelimin yanı sıra sanatta da dijital tekniklere yönelimi gözlemlemek mümkün. Dijital olarak tasarlanmış 3 boyutlu ortam görselleri, videoları, VR ve AR sanat eserleri hayatlarımıza her geçen gün daha da girmekte. Pandeminin de etkisiyle online sergi deneyimini de daha yakından tecrübe etme fırsatımız oldu. Kısacası dijitalleşme trendinin sanattaki etkisi hem sanat eseri üretiminde hem de eserin seyircisine ulaşmasındaki her aşamada etkili oldu diyebiliriz. Disyon: Disyon sanatçının kazanması odaklı çalışan bir printshop olarak pandeminin başında açıldı. Hep olduğu gibi burada da yolda gözlemlediğimiz ve deneyimlediğimiz çok şey oldu. Örneğin, kendi kürasyonumuz ve komünitemizle beraber NFT marketimizi açmak için bir ekip kurduk. Genel pazarda çok uzun zamandır sanatçıların hak ettiği haklı bir büyüme oldu, bunun daha çok blockchain’in sanat pazarındaki demokratik etkisi sayesinde olduğunu mutlulukla söyleyebilirim.

Gülçin Aksoy, ‘İsimsiz’, (Kolekta)

Kolekta: Kolekta olarak, pandemi sürecinin başında sanat galerilerini ve bağımsız sanatçıları dayanışmaya ihtiyaç olan ve izleyicinin sanatı farklı farklı platformlarda takip etmek durumunda kaldığı bir dönemde, ortak bir alanda buluşturduk. Pandemi öncesine göre sanat üretimine erişim kesilmemiş oldu. Ciddi aktif bir izleyici kitlesinin bu deneyimden çok mutlu olduğunu fark ettik. Bu anlamda artış olduğunu gözlemliyoruz. Daha çok kişi, sanat eserlerini online deneyimler oldu. Pandeminin kökten değiştirdiği sosyal hayatımızda kültür sanat alanında dijital olarak deneyimleme genel kabul gördü.

Peki pandemi kavramına ve yeni normale alışmamız ile birlikte online platformlara olan talep azaldı mı? İnsanlar fiziksel yöntemlere geri mi dönmek istedi? Bu konuda deneyimleriniz neler ve satış oranlarınıza nasıl yansımaları oldu?

Pavé X art: Bu sürecin hepimizin hayatında kalıcı alışkanlıklarımız arasına girdiğini görüyoruz ve bu şekilde kalmaya devam edeceğini de tahmin ediyoruz. Eserle karşılıklı gelme hâli ve o deneyim, hiçbir zaman online olarak eseri görmekle eş değer olmayacaktır. Kimisi için de bu deneyim vazgeçilmez olmaya devam edecektir. Bunu uluslararası anlamda ve sürekli bir biçimde sağlamak pandemi hayatımıza girmeden önce mümkün değildi zaten. Biz Pave x Art olarak, seçkide yer alan tüm eserleri şu an Pave Studio’nun İstanbul ofisinde ve gelecekte de bir bölümünü Londra ofisinde fiziki olarak görmek isteyenler için gelip, görülebilir kılacağız. Randevu ile eseri görmek isteyenleri ofiste ağırlayarak, bu fiziki deneyimi yaşamak isteyenler için bir alan açıyoruz aslında. Fakat bunu sunum biçiminin bir parçası hâline ve vurgulamak istediğimiz noktalardan birine dönüştürmedik çünkü oluşturduğumuz yapı online odağında kurgulanıyor.

artnivo: Bir sanat eserini fiziksel olarak deneyimlemek veya bir sosyal deneyim olarak sergi gezmek pandemide hepimizin özlediği şeylerdi. Online ve fiziksel arasındaki denge pandemi kısıtlamaları sırasında zorunlu olarak online lehine bozuldu ancak fiziksel dünya açılırken çevrim içi dünyanın kan kaybettiğini söylemek yanlış olur. Tersine, online platformlar geri dönülemez şekilde hayatımıza entegre oldular. Diğer yandan sanatı deneyimlemek, koleksiyon oluşturmak, alım-satım yapmak için online dünyaya hiç dahil olmak istemeyen pek çok kişi zorunlu olarak bu dünya ile tanıştı, bu da çevrimiçi platformlar olarak hitap etmeyi amaçladığımız kitleyi genişletti. Dolayısıyla satışlarımıza pozitif yansıması oldu. Biz artnivo olarak yine pandemi döneminde sitemizde “design store” adı altında tasarımlarını sürdürülebilir kaynaklardan elde eden, bilinçli tüketimi destekleyen, doğaya saygılı markaları bir araya getirdik. Bu bölümü bir nevi müze mağazası gibi kurguladık. Sanat severler sitemizdeki online sergiyi inceledikten sonra “design store”a uğrayıp alışveriş yapabiliyor.

Burak Ata, ‘Sıkışmış’, (shopi go ART)

Bir eseri görmeden almak eskiden büyük bir tabuydu. Siz değişen hayat şartlarında bu keskin tavrın yumuşadığını düşünüyor musunuz?

shopi go ART: Sanat eseri alırken göremeden almanın büyük bir dezavantaj olduğunun farkındayız. Ancak online alışverişe yönelimin artmasıyla birlikte artık insanlar pek çok ürünü online satın almakta eskiye göre çok daha cesur. Biz bu dezavantajı minimize etmek adına farklı metodlar deniyoruz. shopi go ART’ta eser görsellerimizde “Duvarda Gör” seçeneğini ekleyerek sanat eserinin ebatlarının anlaşılabileceği ev görselleri eklemeye özen gösteriyoruz. Ayrıca, bilgisayar aracılığıyla üretilmiş sanat eserlerinin görselliği dijital ortamlarda (ekranlarda) üretilen eserlerle bire bir aynı olduğu için, görmeden eser satın almak bir tabu olmaktan çıkabiliyor. Online sanat alışverişinin de kendine has bir takım avantajları var. Mesela bir galeriden sanat eseri almanın belli bir jargonu var. Birinin sizinle ilgilenmesi, fiyat sorulması gibi. Online satış platformlarında ise kişinin sanat eseriyle arasındaki bu mesafeler yok oluyor. Sanat severler, sanat etrafında dönen “sanat ulaşılması zor bir lükstür” algısı sebebiyle genelde galeri ortamında sanat eseri satın almakta ve soru sormakta daha çekimser bir tutum sergiliyorlar. Bizim shopi go ART olarak en büyük motivasyonlarımızdan biri sanatı daha ulaşılabilir kılmak ve belki daha önce hiç sanat eseri satın almamış kişileri ilk sanat eserleriyle buluşturmak. Dolayısıyla online sanat eseri almanın, sanat eserini görmeden almak gibi bir dezavantajı var gibi görünse de pek çok başka avantajı da söz konusu. Bunun dışında da istisnai durumlar haricinde, müşterilerimize büyük bir özgürlük sağlayan kapsamlı bir iade süremiz mevcut.

Kolekta: Mutlaka yumuşadı, arkadaşları ya da sanat dünyasını yakından takip eden kişilerden aldıkları tavsiyelerle işleri görmeden de alım yapan çok kişi var. Sanatçıların, güçlü seçkileri olan dijital platformlardaki varlıkları da mutlaka alıcı için güven telkin edici oluyordur.


Kolekta: “Görüntüleme teknolojilerinin artması belki de elimizdeki küçük tabletleri daha fazla bedenimize entegre etmemizi sağlayacak. Dolayısıyla fonksiyon olarak bu entegrasyon her alanda etkisini gösterecektir.”


Online eser satış platformunun pek çok zorlu dinamiği olduğunu tahmin ediyorum, bunlardan bahsedebilir misiniz?

Disyon: Biz çok büyük umutlarla başladık, disyon.com daki eserleri blockchain üzerinde sertifikalayarak Türkiye pazarından ziyade global pazarı hedefledik. Bu anlamda bir ilki başarmıştık çünkü. Yabancı sanatçıları da seçkimize ve temsilimize dahil ettik. Başlarda çok güzel geri dönüşler almamıza rağmen, doların ülkedeki ani yükseliş ve inişleri herkesi etkilediği gibi bizi de çok etkiledi. Bir süre zararına satışlar yaptık, bunu sanatçılarımıza yansıtmadık. Bizim için en zor dönem dolaylı yoldan yaşadığımız son aylar diyebilirim.

shopi go ART: shopi go ART, shopi go tabanlı bir online satış platformu, dolayısıyla shopi go’nun 10 yılın üzerindeki online ticaret tecrübesinden besleniyor. Biz bu anlamda avantajlı bir konumda işe başladık, dolayısıyla online satışın getirdiği pek çok zorlu dinamiği pas geçtiğimizi söyleyebiliriz.

Sizce gelecekte bizi neler bekliyor. Çevrim içi kavramı hayatımızda olmaya devam edecek mi? Kolekta: Çevrim içi kavramı bile yakında “eski moda” kalacak gibi gözüküyor. Dijital dünyada her sektör artık varlık göstermek durumda, sanatın da çevrim içi hâli hayatımızda her zaman yer alacaktır. Görüntüleme teknolojilerinin artması belki de elimizdeki küçük tabletleri daha fazla bedenimize entegre etmemizi sağlayacak. Dolayısıyla fonksiyon olarak bu entegrasyon her alanda etkisini gösterecektir.

artnivo: Elbette! Sanatı çevrim içi deneyimlemek konusunda dünya çapında müthiş bir efor sarfediliyor. Pandeminin getirdiği zorunlu hâllerin yanında Metaverse’i, artırılmış gerçekliği, NFT’leri artık günlük bazda zikrettiğimiz bir dünyada online deneyimlerin nasıl kurgulanacağı, nasıl en anlamlı deneyimi sunabileceği büyük heyecan uyandırıyor. Çevrim içi dünya bilginin dağıtılması için müthiş potansiyel taşıyor, pandemi sırasında bu potansiyeli en hızlı şekilde aktive edenler müzeler oldu biliyorsunuz. İrili ufaklı tüm oluşumlar kendi imkanları dahilinde bu konuya yenilikçi yöntemlerle cevap vermeye çalışıyor çünkü dijital olanla fiziksel olanın giderek daha çok bütünleştiği bir noktadayız.

Pavé X art: Sadece sanat değil, hayatımızın her alanında vazgeçilemezler arasına girdiğini düşünüyoruz ki bu yeni bir durum değil. Son birkaç yılda Türkiye’de, bundan çok daha uzun bir geçmişe sahip olarak dünyada online olarak takip ettiğimiz çok iyi kurgulanmış sanat platformları mevcuttu. Çevrim içi sunumların kendine ait başka bir dinamiği var. Sanatçının dünyasına adım atmanın en etkileyici yolu, sergi deneyimi ve bu şüphesiz. Ancak artık online dünyada da her şeyi yaratmak mümkün. Yaratmak istediğimiz her atmosferi online’a adapte edebiliyoruz hatta hayal gücümüzü bu alanlarda çok daha sınırsız kullanabiliyoruz. Eserle fiziki olarak buluşma deneyimini birebir online’a taşımaya çalışmak değil, bu alana ait kurgusallığı biricik kılmaya odaklanmak gerekiyor. Bugün sadece online deneyim üzerine odaklanan NFT platformları nasıl kendilerine ait alışılmışım dışında bir dinamikte yer edindiyse, çevrim içi sanat platformlarının da edindiği yer kalıcı olacaktır diye düşünüyoruz.

Disyon: Metaverse, Web3, NFT kavramlarını daha uzun süre konuşacağız. VR, AR gözlüklerimizle kendimize yeni dünyalar kuracağız. Bir eseri göstermekten veya duvara asmaktan ziyade deneyimleyebileceğiz. İnanılmaz kapılar açılıyor ve her yerde yeni bir şey inşa ediliyor. Yıllarca bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz dünyalar artık yakınımızda ve bu gelişmeleri takip etmek çok heyecanlı.

Ali Alışır, ‘Melez Ruhlar 10’, (Kolekta)


IstanbulArtNews | Mart 2022

352 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör