• Uğur Ugan

Sanat ekonomisinde NFT devrimi

Bugünlerde tüm dünyanın gündeminde olan Metaverse ve NFT ekonomisi sanat dünyasında çok büyük değişimlerin habercisi olarak yorumlanıyor. Son aylarda çok hızlı bir büyüme gösteren kripto sanat piyasası, yeni bir sanat ekonomisi yaratacak gibi görünüyor. Konuyu sektör profesyonelleriyle konuştuk.

NFT’ler mevcut sanat ürünlerinin yerini alır mı tartışmaları devam ederken kripto sanatın popülaritesi her geçen gün artıyor.

Son dönem neredeyse herkesin dilinden düşürmediği bir iki kavram var; NFT ve Metaverse. Bu iki kavramın sanat dünyasına etkileri ise günden güne daha fazla hissediliyor. Dünya ölçeğinde 2021’in ilk yarısında 2 milyar dolar iken eylül sonu 22 milyar dolar satışı bularak büyük bir artış gösteren kripto sanat piyasası artık dev bir endüstri halini aldı. Türkiye’deki sanat dünyasının bu büyük pastanın neresinde konumlanacağı ise bir merak konusu. Öte yandan Metaverse kavramının hayatımıza girmesiyle birlikte gelecek yıllarda sanatın nasıl bir form değiştireceği üzerine tartışmalar sürüyor. Henüz Türkiye için yeni bir trend olan değişimlere sanat galerileri ve sanatçıların hazırlıklı olup olmadıklarını gelecek günler gösterecek. Türkiye’den de dijital sanatçılar çıkmaya başlamasının yanı sıra şimdiden geleceğe bir yatırım aracı olarak görülen NFT’ler için büyük meblağlarla satış haberlerini hemen her gün duymaya başlıyoruz. CIF Dialogues buluşmaları kapsamında Fişekhane’de gerçekleştirilen bu yılın ilk programında, Metaverse sanat ilişkisi, Metaverse ekonomisi ve NFT’ler masaya yatırıldı. Sektör profesyonellerinin yer aldığı programda, NFT ve blokzincir teknolojisinin alternatif/yaratıcı kullanım alanlarına, blokzincir ekonomisinin konvansiyonel ekonomik araçlara göre avantajları ve dezavantajlarına değinildi. Gerçekleşen programda akademisyen, küratör, koleksiyoner yorumlarının yanı sıra bu alanda yatırım yapan uzmanların görüşlerine de yer verildi. Panele katılan konuşmacılardan akademisyen, küratör ve sanat yazarı Melike Bayık konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Metaverse’ün yeni bir mecra ve yeni bir oyun alanı olduğunu söyleyen Bayık, karşımıza çıkacak olan şeyin bize yepyeni videolar ve aracılar ile birlikte yeni deneyim alanları sunacağını belirtti. Kendiyle ilgili kişisel deneyiminden yola çıkan Bayık; “Ben biraz daha konvansiyonel, olağan ve bildiğimiz sanat pratiğinde çalışan biriydim ama kendi pratiğimde şimdi bunları öğrenmek durumunda kalıyorum. Çünkü NFT üreten birçok sanatçı var ve dolayısıyla bu dünyaya girmekle yükümlüyüm. Kendinizi yenilemek durumunda kaldığınız için teknolojiyi ve dünyayı takip etmek ve ayak uydurmak zorundasınız.” diye konuştu. “Yakın gelecekte var olan salt sanat ortamının devam edeceğini ama yeni bir sanat pratiği ve yeni bir mecranın açılacağını/genişleyeceğini düşünüyorum,” diyen Bayık, NFT’ler ve metaverse kavramının kendi içinde bize yeni gelecekler, yeni tahayyüller, yeni yanılsama ya da gerçeklikler sunduğunu sözlerine ekledi. NFT’lerin mevcut sanat ürünlerinin yerini alamayacağını düşündüğünü söyleyen Melike Bayık, bu yeni ürünlerin nihayetinde beş duyuya hitap etmediğini fakat eserin biricikliği ve merkezileşmemesine bakıldığında galerilerin artık aracı olmaktan çıkabileceğinin altını çizdi. Galerilerin, sanatçısına NFT üretebilecek altyapıyı sunduğunu söyleyen Bayık; “Bu gerekçeyle Türkiye’deki galerilerin bunun üzerinde yol ve rotasyon çizdiklerini düşünüyorum. Hepsi olmasa da birçoğu üç aşağı beş yukarı bu yola girmeye başlıyor.” diye konuştu. NFT ve kripto sanat piyasasının finansal boyutları ise gündemi en çok meşgul eden konular arasında. Gittikçe büyüyen NFT ekonomisinin detaylarını PwC ortağı ve koleksiyoner Feride İkiz ile konuştuk.


NFT ve sanat ilişkisi gelecek yıllar nasıl bir boyut kazanacak, bundan bahseder misiniz?

Blok zincir teknolojisi müthiş, önümüzdeki yıllarda sanat ile ilişkisi çok gelişecek. Bilgisayarın tuvalin yerini alması NFT’lerle başlamadı. Yeni medya sanatını düşünün, video işler neticede birer bilgisayar dosyasından ibaret. İster tamamen dijital üretilmiş olsun ister kamera ile kaydedilmiş olsun rahatlıkla kopyalanabilen dosyalardı bunlar. Bu teknoloji yeni medya sanatıyla kendini ifade eden sanatçıların önünü açtı. Çünkü ürettikleri şeyin güvenli bir şekilde el değiştirme ve finansal olarak hak ettiği değeri bulma ihtimali ortaya çıktı. Bir dosyanın biricikliğinin kanıtlanabilmesi çok önemli bir gelişme. Bu teknoloji geleneksel sanat piyasasında aktif yeni medya sanatı ile uğraşanlar için vazgeçilmez. Farklı medyumları pratik edinmiş sanatçılardan da (heykeltıraş gibi) dijitali deneyimleyen ve misal bronz döktürmeden önce bilgisayarı 3D modellemede kullananlardan final eserini dahi dijital yapanlar artacak. Biliyorsunuz NFT’lerle telif hakları da düzenlendi sanatçılar ikincil piyasa satışlarından da gelir kazanıyorlar bu bile tek başına büyük bir yenilik. Bazı araştırmacı sanatçılar blok zincir teknolojisinin eserlerin benzersizliğini belgelemenin ötesinde bir medium olarak kullanılması ile çalışmalar yapıyor.


Melike Bayık: “Teknolojik dönüşümle beraber, bu teknolojinin vaat ettiklerinin de geleceği olduğuna inanıyorum. Bunun uygulama alanlarından sadece bir tanesi olan NFT’ler, bir takım deneyimlerle muhakkak gelişmeye açık. Burada sanat üretmekten öte fiyatların şeffaf oluşu, rekor satışlar piyasayı konuşmamıza yol açtı.”


NFT’ler mevcut sanat ürünlerinin yerini alabilir mi sizce?

NFT’yi reel dünyada lojistik sektöründe kullanılan konteynıra benzetebiliriz aslında. İçine ne koyacağınız size kalmış herhangi bir dijital varlık (video oyunu aksesuarı, müzik dosyası veya görsel sanat eseri) olabilir. Bildiğiniz gibi bu piyasa klasik anlamda sanatçılarla başlamadı. İllüstratörler, motiongraphic sanatçıları ve teknolojiyi de aynı zamanda yakından tanıyanlar işlerini NFT yaparak satmaya başladılar. Kripto madenciliği yapan ve elinde kripto parası olanlar aşina oldukları bu estetiği kabullenip almaya başladı. Sonradan dünyanın belli başlı servet sahipleri, Elon Musk gibi koleksiyonerler de girdi. Geleneksel sanat piyasasından da sanatçılar ve koleksiyonerler Mart 2021’den sonra gelmeye başladılar. Ancak NFT’ler tamamen mevcut sanat ürünlerinin yerini almayacaktır, tabii şimdilik. Bizler vaktimizin çoğunu bilgisayar başında hatta sosyal medyada geçiriyoruz, NFT’ler ile hayatımıza giren estetiğin bazılarını da zamanla kabulleneceğiz. 19. yüzyılın sonlarında önemli bir teknolojik gelişme olarak yağlı boya tüpe girmiş sanatçılar atölyelerinden doğaya çıkabilmiş, empresyonizmin doğmasına da vesile olmuştur. Tuvalde çok parlak renkler ve farklı teknikler görülmeye başlanmıştır. Sanatçıların temaları da değişmiştir. O dönemin sanat otoriteleri ise tüm bunlara burun kıvırmıştır. Şimdi ise dijitale dönüşüm başlamıştır öncüleri teknolojinin imkanlarıyla kendi estetiklerini de yaratmışlardır bunlardan iyi olanlar kalıcı olacaktır ama bugün piyasada gördüğümüz NFT sanat eserlerinin belki yüzde 90’ı da unutulacaktır.

NFT’ler geçici bir ‘hype’ mı yoksa kalıcılığı var mı?

‘Hype’ var kesin, hatta Mario Klingemann bunu ‘dikkat ekonomisi’ diye tanımlıyor. Bir süre sonra geçecek hype ancak rakamlar normalleşecek, NFT’ler ve kripto sanat piyasaları yine de kalıcıdır. Aralık 2020’de toplam NFT satışları 30 milyon civarındaydı. 12 aylık kümüle satışlar 100 milyon dolarları ancak buluyordu. 2021 ilk yarısında 2 milyar doları eylül sonu ise 22 milyar doları buldu. Kripto sanat piyasaları 65 milyar dolarlık sanat piyasasına kıyasla (ki bu rakam 2020’de 50 milyar dolarlara düştü) çok küçük iken 2021’de pandemi ile beraber anormal bir büyüme gerçekleşti.

Türkiye’de henüz yeni olduğu için sanat galerileri buna hazırlıklı değil, sizce nasıl adapte olacaklar?

Sanatçılar, koleksiyonerler bir dönüşüm geçirirken piyasada bu kadar önemli bir aktör olan galeri gibi kurumların 19.yüzyıldan kalma yöntemlerle hareket etmesi pek sürdürülebilir değil. Bir süredir koleksiyonerler, müzeler, uluslararası galeriler sanatçılarla sosyal medya üzerinden irtibat kurabiliyor. Kripto sanat piyasası bunu bir adım daha da öteye taşımış oldu. Eserlerin değerleri konusunda sanat dünyasında pek görülmeyen bir şeffaflık da yaratmış oldu. Bu alıcı olmak isteyen ama nerden başlayacağını bilemeyen küçük ve orta ölçekli alıcıyı da işin içine çekecek yeni bir sistem. Ancak henüz dünyada da sanat galerileri adapte olamadı. Çok meşhur uluslararası bazı galerilerle çok kötü tecrübelerim oldu, biraz acemilikleri yüzünden biraz da hızlı para kazanma tutkusu ile yanlış adımlar attı bazıları, yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Discord kanallarında ayaklanmalar çıktı ama Türk galerileri daha önce adapte olamaz diye bir kaide yok. Teknolojiyi iyi anlayan ödevini iyi yapanlar dünyada dahi sıyrılabilir. Çok farklı pazarlama tekniklerine ve teknolojilerine adapte olmaları gerekecek, her şey daha önce kullanmadıkları aplikasyonlarda, birbirinden farklı bazı sosyal medya platformlarında oluyor. NFT’lerle dünyanın tanıdığı çok başarılı Türkiye’li sanatçılarımız var mesela ünleri coğrafyamızın sınırlarını çoktan aştı, galerilerimiz neden adapte olmasın.

Sanatçılar şu an NFT’lerden kâr elde ediyorlar mı?

İstatistiklere bakarsanız sanatçıların çok azı orada iş satabiliyor. İkinci bir iş satanların oranı çok az. Artnet’e göre satılan işlerin önemli bir kısmı 200 dolar ve altı. Bu da demektir ki satışlardan sanatçılara anlamlı bir şey kalmıyor. İki kereden fazla iş satabilen sanatçı oranı sadece yüzde 2. Her giren sanatçı yüz binlerce dolar kazanıyor gibi bir algı var yaratılan hype nedeniyle. Ama tabii ki kazananlar oldu. Bazı tanınmış platformlardaki birincil satışlarda ortalama fiyatlar 5-10 bin dolarları buldu. Geleneksel piyasalarda aktif sanatçılardan veya NFT’lerle tanıdığımız sanatçılardan bazılarının işlerini 20-50 bin dolarlara hatta çok daha fazlasına sattıkları oldu (Shepard Fairey, AES+F,Neil Beloufa, John Gerrard). Rakamlarda edisyon adetleri de önemli bir etken. Pak’ın satışlarının 250 milyon dolar olduğu biliniyor ne kadarı direkt sanatçıya kalmıştır bilemiyorum ama Pak ilklerden biri hatta NFT olarak blok zincirde satışı bir milyon doları bulan ilk sanatçı Pak, Beeple hemen arkasından geliyordu 2020’de. Benim koleksiyon sanatçılarımdan ha:ar örneğin NFT’ye özel iş üretmediler, ancak fiziksel olarak mevcut olan diasec baskı veya ışıklı kutu olarak sergilenip satılan işlerinden birer edisyonu NFT olarak satışa sundular, koleksiyonun tamamı da satıldı. Londra’dan, Paris’ten, Venedik’ten, İsveç’ten, hatta Maldiv’lerden dahi alanlar oldu. Bu vesile ile geliştirdikleri ilişkilerle aynı yıl İtalya’da iki fiziksel sergi açtı ha:ar.

Türkiye bu kripto sanat piyasası pastasının neresinde duruyor?

Burada artık ülkeler yok bence. Dijital teknolojiler bir nevi sınırları ortadan kaldırdı. Bir sanatçı iyiyse sesini duyurup fark edilebiliyor. Teknolojiyi iyi bilecek veya bilenlerle işbirliği yapacak. Burada bir realite de o dünyaya hitap eden iyi bir dijital pazarlama ekibi de olması lazım. Sosyal medya varlığı ve oradaki kimliğinin yönetimi önemli. Büyük sanatçılarla büyük proje ekipleri de çalışıyorlar. Birçok büyük projede yaratıcı kişi/ sanatçı sadece yüzde 15-20 belki alıyor. Böyle gerçekleri farkında olmak lazım. Kripto sanat piyasalarında çok iyi işlere ve Türkiye’li sanatçılara rastlıyorum bir kısmı daha önce tanımadığım sanatçılar/yaratıcı sektör çalışanları ve şimdi profesyonel olarak sanata yönelenler. Tabii rekabet de arttı diğer yandan.

Türkiye’den dijital sanatçılar çıkmaya başladı mı?

Kripto sanat piyasalarında çok başarılı Türkiye’li sanatçılar var. Çok iyi araştırma yapıp, düşünce önderliği yapan sanatçılarımız da var.

‘Siren Experiments II’, Mario Klingemann, generatif video, NFT, 2021

NFT bir devrim mi peki sizce?

Devrim değil de bir evrim, dönüşüm bence. Bir günde olmuş bir şey değil. Web2 masaüstü bilgi işlemi mobile işleme ve sonra da buluta taşıdı. 20 yıl geçti yaklaşık şimdi blockchain ve Web3 konuşuyoruz. Önümüzde blockchain ve diğer teknolojilerin oturması için bir 10 yıl daha var. Bu teknolojik dönüşümle beraber, bu teknolojinin vaat ettiklerinin de geleceği olduğuna inanıyorum. Bunun uygulama alanlarından sadece bir tanesi sanat ve NFT’ler. Bir takım deneyimlerle muhakkak gelişmeye açık. Burada sanat üretmekten öte fiyatların şeffaf oluşu, rekor satışlar piyasayı konuşmamıza yol açtı. Bir süre sonra o algı geçecektir diye düşünüyorum. Yeni medyayla uğraşmak isteyen, dijital teknolojileri tuval edinmek, boya edinmek isteyen sanatçılar içinde büyük bir fırsattır diye düşünüyorum. NFT’lerin sanat dışı uygulama alanları ise çok uzun bir başka yazının konusu olur, bu da sadece 175 milyar dolarlık oyun sektörüyle sınırlı değil, genel olarak eğlence sektörü, bankacılık, finans, tapu vs gibi pek çok uygulama alanları var.

NFT sanatçılara kendi ürünlerini sunabilmeleri için bir özgürlük ve bireysel bir alan getiriyor mu?

Hem evet hem hayır. NFT eser satılan kripto sanat piyasaları dijitali medyum olarak kullanıp üretim yapan sanatçılar için büyük kolaylık getirdi. Atölye olmadan çalışabilir sanatçı, pek çok masraftan tasarruf edebilir. Galerilerde temsil imkanı bulmayan sanatçıların var olabileceği hatta para da kazanabileceği platformlar doğmuş oldu. Ancak GAS ücretleri (komisyonlar) arttı ethereum’un değerlenmesi ile. Sanatçılar için platformlara girmek maliyetli olmaya başladı.

Kimler daha çok NFT satın alıyor?

Bahsettiğim gibi kripto sanat piyasaları kendi koleksiyonerlerini en başta oluşturdu ancak zamanla geleneksel piyasalardan tanıdığımız koleksiyonerler de gelmeye başladılar. Tamamen finansal kazanç için alanlar olduğu gibi, kültür alanında harcama yapma ve sanat eseri sahibi olma duygusu ile de NFT alan koleksiyonerler de var. Ciddi alım yapanlar arasında kripto para fonları da var. Sanat kurumlarını da görmeye başladım yavaş yavaş. Bir tanesi MOCO Museum (Amsterdam), Japonya’dan bir müze var ama bence bu kurumların kurucuları şahsen alım yapıyor, herhangi bir kurumun burada ciddi manada alım yapabilmesi zor kısa vadede, özellikle kripto piyasalar için üretilmiş eserler söz konusu ise fiyatlar çok inişli çıkışlı olabiliyor kripto paraların volatilitesi de buna sebep oluyor. Ancak tek edisyonlu veya az edisyonlu olan çok iyi sanatçıların işlerine yönelebilirler. Buralarda ikincil piyasa çok hareketli olmadığı için fiyatlamalar daha makul. Ancak ben ciddi bir sanat kurumu olsam ileride bu medyumun tarihi anıldığında iz bırakacak sanatçılardan da almaya çalışırdım geleneksel piyasalarda rüştünü kanıtlamış yeni medya sanatçılarının da işlerini alırdım.


IstanbulArtNews | Mart 2022

368 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör