• Ege Işık Özatay

Sanat için yeni bir deneyim alanı

Kendini ’yeni bir deneyim alanı’ olarak tanımlayan Decollage, Suadiye Müzeyyen Sokak’taki mekanının kapılarını mart ayında ziyaretçilerine açtı. Decollage’ın ilk sergisi olan Başka Yer, alışılmışın dışına çıkarak, sergileme mekanını sergileme pratiğine dâhil ediyor. Sergi, 12 Mart – 19 Nisan tarihleri arasında izlenebilir.


Decollage’ın ilk sergisi mimari, sanat, edebiyat ve fotoğrafın ortak bir ifadesine odaklanmakta.


“Bütün dünya bir sahnedir” diyen Shakespeare’e istinaden “boş alan” kavramını yaratan İngiliz yönetmen Peter Brook, “Shifting Point” adlı kitabına “Herhangi bir boş alanı alıp ‘işte bu bir sahnedir’ diyebilirim” sözüyle başlıyor. Peter Brook’a göre içinde hiçbir nesnenin bulunmadığı sahne boş bir uzaydır. Oyuncu sah-neye adımını attığı anda o derin bir boşluk “uzam” haline dönüşür. Suadiye Mahallesi Müzeyyen Sokak’ta, 12 Mart’ta Başka Yer başlıklı ilk sergisiyle izleyiciyle buluşan Decollage, yedi katlı bir binayı başkalaştırarak adeta bir sanat merkezine dönüştürüyor. Decollage’ın ev sahipliğini yaptığı ilk serginin başlığı alışılagelmiş galericilik anlayışının dışına çıkılacağının habercisi niteliğinde. İnsanda merak duygusunu harekete geçirmeyi ve yeniden keşfetme arzusunu uyandırmayı amaçlayan Decollage ziyaretçilerine geniş bir pencere açıyor. Bu pencere çok renkli ve çok yeni bir manzaraya açılmasıyla umudu ve aydınlık bir geleceği işaret ediyor. Ziyaretçilerine çok katmanlı bir deneyim alanı sunan Decollage; Fransızcada “yükseliş” anlamına geliyor. Geleceğe umutla bakan deneyim merkezi, isminden de ilhamla “yükseliş”i benimsiyor. Decollage’ın kurucusu Viktoria Şahin “Yaratmak“ yapmakla ilgilidir. Halbuki sanatın biçim veren alanları için yapmak ile yıkmak arasındaki mesafe çok kısa. Her ikisi de estetiğe ve eyleme özgü olan bu kavramlara müdahale etme gibi konuları da dâhil ederken dönüşüm, iyileştirme ve yenilik üzerine de düşünmek gerekir.” diyor. Şahin’in bahsettiği yenilik, sanatı hayatın her anına dâhil etmekten geçiyor. İlk serginin başlığının Başka Yer olarak belirlenmesi de bu nedenle bir tesadüf olmasa gerek. Sözlükte “bilinene benzemeyen, her zamankinden değişik olan, her zamanki gibi olmayan, aykırı, alışılmışın dışında olan” anlamlarını taşıyan “başka” kelimesi, Decollage’ın en belirgin özelliğinin altını çiziyor. Decollage’ın genel koordinatörlüğünde Bükre İkizer, sanat danışman- lığında ise Begüm Güney karşımıza çıkan isimler arasında. Decollage’ın her katı başka bir disipline ayrılmış durumda. Mekanın bu özelliği izleyiciyi sanatsal anlamda oldukça besliyor. Ayrıca Decollage katılımcıların etkileşime geçebileceği atölyeler, canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar, özel buluşmalar düzenliyor, sanatçı ve izleyici arasında organik bir köprü kurarak sanatı hayata bağlıyor. Mekanın katlarında karşımıza aşağıdan yukarıya doğru heykel, performans, kafe ve sanat dükkanı, galeri, kütüphane, ofis ve özel etkinlik alanları çıkıyor. Decollage’ın ilk karma sergisi mimari, sanat, edebiyat ve fotoğrafın ortak ifadesi üzerine odaklanmakta. Sergiyi bütün bir enstalasyon olarak ele alarak kürasyonun deneyime dö- nüşme ihtimalini tartışmaya açıyor. Düşünceyi, eylemi ve malzemeyi dönüştüren bağlamıyla sanatın devam edebilmek için topluma ve doğaya dair başkalaşan alanlar açma ihtimalini sorgulayan serginin odağında, insanın dünya üzerinde yer bulma çabası var. Decollage’ın ilk sergisinde yer alan sanatçılar arasında Tolga Akbaş, Suat Akdemir, Orkide Akkoç, Turan Aksoy, Ozan Atalan, Ahmet Civelek, Ece Eldek, Buğra Erol, Tom Fellows, Dilara Göl, Bora Güney, Nazlı Gürlek-Hodder, Serra Duran Paralı, Merve Ünsal, Kemal Tufan, Ferhat Tunç, Nergiz Yeşil, Kerim Yet- kin bulunmakta. Ferhat Tunç’un cam fanus içinde sıkıştırdığı küller soyut bir biçimde bambaşka bir formda karşımıza çıkıyor. Bu yapıt beraberinde şu soruları da getirmekte; “Dil biçimi takip eder mi? Biçim ve temsil arasında nasıl bir uyum vardır? Temsil özneye göre değişir mi?” Merve Ünsal’ın iki kanallı videosu felaket anlarını izleyiciye gösteriyor. Ozan Atalan’ın “Zarif Yabancılaşmam” yerleştirmesi öteki kavramını toplumsal cinsiyet algısı üzerinden inceliyor. Bora Güney’in kağıt kolajı insani süreçler üzerine odaklanıyor. Turan Aksoy sergideki heykelleriyle adeta, temsili olmayan bir dünya kurmanın peşine düşüyor. Tom Fellows metal yüzeyi başkalaştırıyor. Ahmet Civelek’in çalışması bir zımpara serisi olarak karşımıza çıkıyor. Tolga Akbaş’ın “Sil Baştan” adlı videosu, “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” adlı filme bir atıf niteliği taşımakta. Orkide Akkoç kalbiyle, izleyiciyi bilinçaltının farklı katmanları arasında içsel bir yolculuğa davet ediyor. Dilara Göl, çalışmasını 90’lı yıllarda bir akıl hastanesinde yazılmış mektuplar üzerine kurmuş. Kerim Yetkin, yok olmayı anlatırken; Ece Eldek yerleştirmesinde “ben neyim?” sorusu var. Buğra Erol “MUSE”, Nazlı Gürlek “Birlikte Yaşam Notları” adlı çalışmalarıyla sergide yer alıyorlar. Nergiz Yeşil çalışmasında geri dönüşüm ve çevreyi odak noktasına koymakta. Serra Duran Paralı belgesel niteliği taşıyan videosuyla, Kemal Tufan ise tel heykeli ile izleyiciyle buluşuyor. Decollage’ın kurucusu Viktoria Şahin, Başka Yer’i şu sözlerle anlatmakta: “Sergi modern sanatı, genç sanatçıların yorumuyla farklı bir açıdan değerlendirmeye imkan sunuyor. Bu etkinlik, bizim ‘çok yönlü sanat merkezi’ olarak kendimizi tanıtma anlamında ilk adımımız, modern sanatla ilk buluşmamız.”



IstanbulArtNews I Nisan 2022

181 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör