• Selenay Yağcı

Sanat, yatırım aracı olarak gücünü gösterdi

Son yıllarda küçülme eğilimi gösteren sanat piyasası pandeminin ardından yeniden ivme kazandı. Deloitte’un yedinci Art&Finance raporuna göre pandemideki davranışsal değişiklikler küresel sanat piyasasını olumlu yönde etkiledi. Rapor, sanat piyasasının esnekliğini ve alternatif finansal enstrüman olarak gücünü ortaya koyuyor.

2020’deki müzayedelerin en yüksek satış rakamlı ilk 10 lotundan sadece ikisi 50 milyon doların üzerinde fiyatlara ulaşmıştı. 2021’de ise en iyi 10 satışın tamamı 50 milyon doların çok üzerinde fiyatlara satıldı.

Dünyada son 10 yılda daralan sanat piyasası pandemiyle birlikte yeniden ivme kazandı. Pandemideki davranışsal değişiklikler ve teknolojinin daha geniş bir şekilde benimsenmesiyle gerçekleşen bu hareketlenme sonucu birçok ‘acı nokta’nın ele alması ve gelecekte büyümeyi hızlandırabilecek daha çevik ve yenilikçi bir sanat piyasasına açılınması mümkün oldu. Covid-19 pandemisi sırasında sanat piyasası esnekliğini, sanat da alternatif bir varlık ve finans enstrümanı olarak güçlü yanlarını gösterdi diyebiliriz. Artık daha çok kişi sanat eserlerinin bir finansal enstrüman olarak varlık yönetiminin içinde ele alınması gerektiğini düşünüyor. Bu bilgiler Deloitte’un iki senede bir hazırladığı ve şubatta yedincisini yayınladığı Art&Finance raporundan. Rapora göre piyasa güveninin Mayıs 2020’deki tüm zamanların en düşük seviyesinden 15 yılın en yüksek seviyesine sıçraması, pandeminin sanat piyasasının işleyişinde sistematik bir değişimin katalizörü olduğuna işaret ediyor. Dünya sanat piyasasının hacmi 2010 yılında 57,1 milyar dolarken son 10 yılda yüzde 12 daralarak 2020 yılında 50,1 milyar dolar oldu. Ancak bu düşüş 2020 yılında tersine döndü. Müzayede satışları 2020’nin ilk yarısında 2019 yılındaki seviyeleri aşarak yüzde 230 artış gösterdi. Rapora göre dünya çapında yüksek varlığa sahip kişilerin sanat ve koleksiyona yönlendirilmiş servetlerinin toplam değeri 1,44 trilyon dolara ulaştı. Tüm koleksiyon kategorilerinde güçlü büyüme gerçekleşiyor. Sanat piyasasının yüzü doğuya dönerken Hong Kong pazar payını artırarak Londra’yı ilk kez geride bırakıyor. Rapora göre dünyanın önde gelen müzayede evleri Sotheby’s, Christie’s ve Phillips’in internet üzerinden gerçekleştirdikleri açık artırmalardan elde ettikleri gelir 2020’de 1 milyar doları aştı. 2021 yılının ilk yarısında gerçekleşen müzayede satışlarında aslan payını yüzde 71 ile tablo ve heykeller alırken, bu satışların yarısından fazlasını ‘Savaş Sonrası Dönem ve Çağdaş Sanat’ eserleri oluşturuyor. Rapordan öne çıkan başlıklar ise şöyle:


Hong Kong yükselen merkez

Rapora konu olan araştırmaya katılanların yüzde 30’u, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa’nın ardından Çin’in Hong Kong kentinin geleceğin sanat pazarı merkezleri arasında yer alacağı görüşünde. Hong Kong’un pazar payı son yıllarda istikrarlı bir artış gösteriyor. Kentin 2019’da yüzde 17,5 olan pazar payı, 2020’de Londra’yı geçerek yüzde 23,1’e sıçradı. Asyalı alıcılar açık artırmalarda en çok harcama yapanlar oldu.


Sanatın servet yönetimindeki rolü artıyor

Deloitte’un son 10 yılın verilerine dayanan analizinin sonuçlarına göre, farklı sanat piyasalarında aktif finansal paydaşlar (varlık yöneticileri, koleksiyonerler ve sanat profesyonelleri) yaklaşık yüzde 80’lik bir artışla sanatın varlık yönetiminde ciddi bir rolü ve önemi olduğunu belirtiyor. Rapor bundan altı yıl önce, varlık yöneticilerinin, varlık yönetimi stratejilerinde sanatın ve koleksiyon ürünlerinin rolü ve değerine ilişkin algılarında önemli bir değişiklik olduğunu saptıyor. 2014’te varlık yöneticilerinin yalnızca yüzde 53’ü sanatın bir varlık yönetimi hizmetinin parçası olması gerektiğine inanırken, bu oran 2016’da yüzde 78’e yükseliyor. Sanat ve koleksiyon ürünleriyle bağlantılı finansal değeri yönetmek için sanatla ilgili varlık yönetimi hizmetlerine yönelik artan bir müşteri talebini de ortaya koyan rapora göre varlık yöneticilerinin yüzde 85’i, sanat ve koleksiyon ürünlerini varlık yönetimine dahil etmenin ana motivasyonları olduğunu ve önümüzdeki beş yıl içinde bu konuda müşterileriyle bütünsel bir danışmanlık ilişkisi geliştirmelerine ihtiyaç olduğunu söylüyor. Sanatla ilgili varlık yönetimi hizmetlerinin yelpazesi yatırım dışındaki tüm hizmetler için yaklaşık yüzde 80’lik artışla son on yılda kademeli olarak genişliyor. Koleksiyonerlerin ve sanat profesyonellerinin büyük bir çoğunluğu, sanat ve koleksiyon ürünlerinin bir varlık yönetiminin parçası olması gerektiğini düşünüyor. Koleksiyonerlerin yüzde 76’sı varlık yöneticilerinin sanat ve koleksiyon ürünlerini hizmet tekliflerine dahil etmelerini istediklerini söylüyor. Sanat profesyonellerinin yüzde 96’sı ise sanatın bir varlık yönetimi teklifinin parçası olması gerektiğine inanıyor. Bu gelişmelerle birlikte, koleksiyon yönetimi ve sanat yatırım hizmetlerinin yanı sıra sanat piyasası araştırması ve bilgisine yönelik ihtiyaç da artıyor. Rapora gore varlık yöneticilerinin yüzde 80’i müşterilerinin önemli sanat koleksiyonlarına sahip olduğunu biliyor. Varlık yöneticilerinin yüzde 59’u, sanat ve koleksiyon ürünlerinin, sanatın değerini korumayı, geliştirmeyi veya ondan para kazanmayı amaçlayan varlık yönetimi hizmetlerine yenilenmiş bir bakışı tetiklediği görüşünde. Bu fikri benimseyen koleksiyonerlerin oranı yüzde 73 iken, sanat profesyonellerinde bu oran yüzde 68. Ankete katılan koleksiyonerlerin yüzde 30’u, sanat profesyonellerinin ise yüzde 39’un sanata bir “değer saklama aracı olarak” daha fazla ilgi gösterdiklerini söylüyor. Bu, sanat ve koleksiyon ürünlerinin belirsizlik dönemlerinde varlık koruma konusunda oynayabileceği rolü göstermek açısından önemli.


Bankalar ve aile şirketleri ters kamplarda

Rapora göre aile şirketlerinin yüzde 86’sı sanat koleksiyonu yönetiminin kısa vadede yüksek öncelikli bir alan olacağını söylerken, özel bankaların yalnızca yüzde 22’si buna katılıyor. Aile şirketlerinin yarısı risk yönetiminde sanatı da belirtirken, özel bankaların yalnızca yüzde 9’u bunu bir öncelik olarak görüyor. Çoğu varlık yöneticisi ve sanat piyasası paydaşı, önümüzdeki beş yıl içinde sanat piyasasında şeffaflık ve düzenlemenin arttığını söylüyor. Yine varlık yöneticilerinin yüzde 67’si, koleksiyonerlerin yüzde 55’i ve sanat profesyonellerinin yüzde 67’si, sanat piyasasının önümüzdeki beş yıl içinde daha şeffaf ve düzenli olmasını bekliyor.


Sanat teminatlı kredilerde artış

Ankete katılan varlık yöneticilerinin yüzde 74’ü, koleksiyonerlerin yüzde 72’si ve sanat profesyonellerinin yüzde 74’ü sanat güvenceli kredi hizmetlerine olan talebin gelecekte artmasını bekliyor. Sanatı teminat göstererek alınmış kredilerin toplam pazar büyüklüğünün 2021’de, ortalama yüzde 10,7’lik bir büyüme oranıyla, 24 milyar dolar ile 28,2 milyar dolar arasında gerçekleştiği tahmin ediliyor. Rapor, özel bankalar ve varlığa dayalı sanat kredisi verenler arasında büyüme oranları açısından gerçekleşen farklılıkları da ortaya çıkarıyor. Özel bankalar 2020’de ortalama yüzde 5’lik bir büyüme oranı bildirirken, varlığa dayalı borç verenler geçen yıl sanat kredisinde ortalama yüzde 21’lik bir büyüme açıkladı. Hem Avrupa hem de ABD merkezli borç verenler Asya pazarında büyüme potansiyeli görüyor. Borç verenlerin, yüzde 30’u Hong Kong’un sanat güvenceli hizmetler için stratejik bir merkez haline geleceğini söylerken, yüzde 20’si de gelecekte büyüme potansiyeli olan bir pazar olarak Asya’yı seçiyor.


NFT’ye ilgi arttı

Yakın gelecekte yaşam tarzımızı büyük ölçüde şekillendirecek olan yeni teknolojilerin sanat ekosistemine etkileri de yadsınamaz boyutta. Özellikle genç koleksiyonerler dijital teknolojilere büyük ilgi duyuyor. Covid-19’un etkisi altında geçen 2020’de 35 yaş altı genç koleksiyonerlerin büyük bölümünün (yüzde 86) sanat ürünleri ve yatırımlarına olan ilgisi arttı. Rapor 2020’de, özgünlüklerini doğrulamak ve alıcıların mülkiyeti onaylamasına izin vermek için bir blok zincirine kaydedilen NFT (non-fungible token) tarzı eserlere sanat ve koleksiyon dünyasının büyük ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Varlık yöneticilerinin de yüzde 33’ü müşterilerinin artan ilgiyi dile getirdiğini söylüyor. Araştırmaya katılan 35 yaş altı koleksiyonerlerin yüzde 64’ü NFT’lere güçlü bir ilgi duyduğunu vurgularken, yüzde 43’ü sanat eserleriyle bağlantılı kısmi yatırımlarla ilgilendiğini kaydediyor.


Koleksiyonerler için öncelik ‘duygusal değer’

Araştırmaya göre genç koleksiyonerlerin yüzde 85’i blok zinciri teknolojisinin sanat ve koleksiyon dünyasındaki mevcut iş yapış şekillerini değiştirebileceğini düşünüyor. Genç koleksiyonerlerin büyük bölümü, blok zincirinin dışında büyük veri, analitik ve yapay zeka gibi teknolojilerin de sanat üzerinde etkisi olacağına inanıyor. 35 yaş altı koleksiyonerlerin yüzde 86’sı sanat eserlerini, “sosyal etki ve amaca yönelik yatırım” olarak satın alıyor. Araştırmaya katılan koleksiyonerlerin koleksiyon yapmalarındaki bir numaralı etken ise topladıkları eserlerin “duygusal değeri”. Deloitte’un Art&Finance raporuna göre koleksiyonerlerin sadece yüzde 39’u, sanat profesyonellerinin ise yüzde 27’si, Covid-19 pandemisinin “bir yatırım aracı olarak” sanata artan ilgiyi tetiklediğini düşünüyor.


Çevrimiçi ve çevrimdışı müzayedelerde rekor satışlar

Tüm çalkantılara rağmen 2021’de müzayede piyasası nadir eserlerin sunulduğu başarılı satışlara imza attı. 2020’nin en yüksek satış rakamlı ilk 10 lotundan sadece ikisi 50 milyon doların üzerinde fiyatlara ulaşmıştı. 2021’de ise en iyi 10 satışın tamamı 50 milyon doların çok üzerinde fiyatlara satıldı. Bu yılın en yüksek satış rakamlı 10 eserinin toplamı 1,2 milyar dolara ulaşırken, listedeki en düşük fiyat 61,6 milyon dolar oldu. 2021 Kasım ayında yayınlanan Hiscox Çevrimiçi Sanat Ticaret Raporu’na göreyse; çevrimiçi sanat satışları 2021’in ilk altı ayında 2020’nin ilk yarısına göre yüzde 72 artarak 6,8 milyar dolara ulaştı ve rekor kırdı. Satışların 2021 sonunda 13,5 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Fiyat güveni bir sıçrama yapıyor. Ortalama çevrimiçi açık artırma fiyatları 2019’dan 2021’in ilk yarısına kadar 8 bin 600 dolardan 26 bin 200 dolara yükseldi.


IstanbulArtNews | Mart 2022

84 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör