• Tuğçe Arslan

Sanâyi-i Nefîse kurucusuna vefa sergisi

Prof. Dr. Zeynep İnankur Küratörlüğünde, mart ayında açılan Osman Hamdi Bey Sergisi, Türkiye’nin ilk modern sanat müzesi olan İstanbul Resim Heykel Müzesi’ne ilham veren Osman Hamdi Bey’i ağırlıyor. Osman Hamdi Bey, oryantalist tabloları, portreleri, manzara ve ölü doğa eserlerinden bir seçkiyle sunuluyor.


Osman Hamdi Bey, ‘Mimozalı Kadın ya da Marie’, Tuval üzerine yağlıboya, 1906

Sanâyi-i Nefîse Mektebi’nin kurucusu ve müdürü Osman Hamdi Bey’in İstanbul Resim Heykel Müzesi (İRHM) bağlamında önemi, bu müzenin fikri temelini ortaya atmış olmasıdır. Bu bağlamda, Serginin Sergisi II’nin ardından mart ayında açılan ve küratörlüğünü Prof. Dr. Zeynep İnankur’un yaptığı Osman Hamdi Bey Sergisi, İstanbul Resim Heykel Müzesi’ne dair hafızaları tazelemek açısından bir diğer önemli sergidir.

Osman Hamdi’nin ölümünden sonra, kardeşi Halil Ethem Bey, bir müze kurmanın Osman Hamdi’nin temel gayelerinden biri olduğunu yazmış ve vasiyetini yerine getirmek üzere, Osmanlı ressamlarının resimlerini ve Batılı üstatların kopyalarını bir araya getirerek Elvâh-ı Nakşiye Koleksiyonu’nu oluşturmuştur. Ancak Halil Ethem, bir müze kuramasa da ilk kez 1925 yılında Sanâyi-i Nefîse Mektebi’nin salonlarında sergilenen Elvâh-ı Nakşiye Koleksiyonu ile İRHM’nin oluşmasına önayak olmuştur. Bu bağlamda, Osman Hamdi Bey sergisi, vasiyeti olarak müzenin tohumlarını atan Osman Hamdi’ye bir saygı duruşu olarak belirdiği gibi aynı zamanda Osman Hamdi ile filizlenen İRHM’nin tarihi açısından da oldukça önemlidir. Bu sergide, Osman Hamdi’nin oryantalist tabloları, portreleri ve az sayıdaki manzara ve ölü doğa resimleri yer almaktadır.

Sergide, Osman Hamdi’nin, İRHM koleksiyonunda yer alan “Çocuklar Türbesinde Derviş”, “Tespih Çeken Mümin”, “Konuşan Hocalar” gibi büyük boyutlu oryantalist çalışmaları bir araya getirilmiştir. Sanatçının Doğu’yu ve Doğulu figürü işlediği ünlü eserleri arasında yer alan bu tabloların ortak özelliği, figürü öne çıkararak arka planı zengin bir İslam dekoruyla bezemiş olmasıdır. Bu üç tablosunda da Doğu motifleriyle bezeli cami, türbe gibi kutsal mekanların kapıları önünde anıtsal bir şekilde duran Doğulu figürler yer alır. Bu figürlerdeki ortak yan ise Osman Hamdi’nin model olarak kendi imgesini kullanmasıdır.

Osman Hamdi’nin bir diğer özelliği, bazı resimlerinde farklı mimarilerden aldığı mimari öğeleri bir araya getirerek yeni bir mekan kurgulamış, bazen de aynı mekanı farklı resimlerinde tekrar kullanmış olmasıdır. Serginin bir duvarı, Osman Hamdi’nin bu üç tablosunda yer alan figürleri ve eklektik mekanları analiz etmek üzere tasarlanmıştır.

İronik bir biçimde Doğu kültürüyle yetişmiş oryantalist bir ressam olan Osman Hamdi’nin resimlerindeki oryantalist öğeler, Batılı bakışın Doğu algısından biraz daha farklıdır. Her ne kadar Jean-Léon Gerome gibi oryantalist sanatçıların atölyelerinde eğitim almış olsa da onu Batılı oryantalistlerden ayıran temel nokta, resimlerinde şiddet, tembellik, çıplaklık, erotizm, zevk-sefa ya da cinsellik gibi peşin hükümlü tasvirlere yer vermemiş olmasıdır. Sergide yer alan eserlerinde de olduğu gibi, figürler nispeten köhne bir İslami dekor önünde konumlanmış fakat okuyan, bir şeyleri tartışan vaziyette; alim ya da derviş görünümünde ele alınmıştır. Kaldı ki Osman Hamdi, burada yer almayan ancak Doğulu kadını oryantalist bir biçimde ele aldığı harem ya da hamam tasvirlerinde dahi kadınlara sıklıkla bir görev vermiştir. “Kur’an Okuyan Kız” ya da “İki Müzisyen Kız”da olduğu gibi kadınları kitap okurken ya da bir müzik aleti çalarken resmetmiştir. Bu bağlamda, Osman Hamdi’nin oryantalist resimlerindeki kadınlar da Batılı bakışın boylu boyunca uzandırdığı, çıplak bıraktığı ya da süzülen gözlerle, aheste bir tavırla ve rehavetle temsil ettiği gibi izleyicinin karşısına çıkmaz. Oryantalist yaklaşımla ele aldığı kadın imgesi de çoğunlukla ya bir işle meşguldür ya da Batılı oryantalist imgeden farklı olarak, efsunlu ve hülyalı görünümün aksine idraki yerinde bir ifadeye sahiptir.

Osman Hamdi’nin portrelerine bakıldığında, oryantalist etkinin ortadan kalktığı ve yerini Batılı tarzda portre anlayışının aldığı tasvirler görülmektedir. Çoğunluğu aile üyelerine ya da dostlarına ait olan bu portreler, genelde düz ve kırmızı bir fon kullanılarak yapılmıştır. Eşi Naile Hanım’ın portresi olan meşhur “Mimozalı Kadın” da bunlardan biridir. Fransız modasına uygun kıyafetler içinde ve elinde mimozalarla tasvir edilmiş olan Naile Hanım gibi kızı Nazlı’nın portresi de aynı modern görüntüye sahiptir. Osman Hamdi’nin Batılı bir tarzda ele aldığı portrelerinde, oryantalist tablolarına oranla daha özgür, daha rahat olan fırça vuruşları da dikkat çekmektedir.

Az sayıda manzara resmi yapan Osman Hamdi’nin sergide yer alan “Kırda Gezinti” ve “Gebze’den Manzara” gibi izlenimci tarzdaki resimlerinde figürler daha mütevazı boyutlarda ele alınmıştır. Sergi, İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin üçüncü katındaki 301 numaralı salonda Pazartesi günleri hariç haftanın diğer günleri ziyaret edilebilir.


IstanbulArtNews | Haziran 2022

52 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör