• IAN

Ses ve örüntüye dair tutarlı bir ilgi

Berlin’de yaşayan Nevin Aladağ, küratörlüğünü Adam Szymyczyk’in üstlendiği Jamming başlıklı ilk kişisel sergisiyle PİLEVNELi galeride izleyicilerle buluşacak. Sanatçının son dönem işlerine odaklanan bir araştırma olarak tasarlanan sergi galerinin üç katına yayılıyor. Sergi, 13 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.


Nevin Aladağ, ‘Social Fabric’, 2022

Nevin Aladağ’ın ilk kişisel sergisiyle PİLEVNELi galeride izleyicilerle buluşuyor. Küratörlüğünü Adam Szymyczyk’in üstlendiği Jamming başlıklı sergi, 13 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında sanatseverleri ağırlayacak.


Berlin’de yaşayan ve çalışan Nevin Aladağ, 2020 ve 2022 yıllarında Arter, 2013 yılında da İstanbul Modern’de katıldığı grup sergilerle Türkiye’deki izleyicilerin tanıdığı bir sanatçı. 2017 yılında Atina ve Kassel’de Documenta 14’e ve 57. Venedik Bienali’ne katılan sanatçı, San Francisco Museum of Modern Art’ta 2019 yılında ve Münih Villa Stuck’ta 2021 yılında kişisel sergiler gerçekleştirdi.


rn Art’ta 2019 yılında ve Münih Villa Stuck’ta 2021 yılında kişisel sergiler gerçekleştirdi.

Nevin Aladağ’ın son dönem işlerine odaklanan bir araştırma olarak tasarlanan Jamming sergisi, galerinin ilk üç katına yayılıyor. Sergideki eserler, sanatçının ses ve örüntü oluşturmaya olan tutarlı ilgisine ve tüm toplumsal ilişkilerde önemli bağlayıcı unsurlar olarak ritim ve süslemenin işlevine tanıklık ediyor. Aladağ’ın eserlerinin neredeyse hepsi icra edilebilir ya da en azından performatif bir kullanım olanağını akla getiren eserler. Seçkide izleyiciye sanatçının farklı son dönem serilerinden eserler sunuluyor. “Vücut Enstrümanları” ve “Rezonans Alanları” alışılmadık sesli heykelleri, “Sosyal Doku” serisi farklı kökenlerden halılar ve malzemeleri bir araya getiren soyut kompozisyonları, “Pattern Kinship” çeşitli kaynaklardan edinilmiş desenleri birleştiren şeffaf boyalı alüminyum heykellerini ve sergiye adını veren üç kanallı yeni video enstalasyonu “Jamming” sunumu oluşturuyor. Hem “Jamming” adlı video çalışması hem de serginin tamamı Aladağ’ın çalışma prensibini izleyiciye açıklıyor: aynı anda hem müdahale hem de kolektif doğaçlama.

“Jamming” adlı video çalışması, sanatçının hem popüler hem de klasik müzik enstrümanlarının canlandırıldığı ve insan olmayan bir öğe tarafından (örneğin rüzgarla savrulan kum, ağaç dallarının hareketi, düşen su damlaları) oynatıldığı önceki video çalışmaları “Session” (2013) ve “Traces” (2015) ile benzer motifler ve araçlar kullanıyor. Bunlar nihayetinde doğal mı yoksa insan yapımı sesler mi? Nevin Aladağ’ın çalışmaları sınırları esnetiyor; tesadüfi süreçler ve kasıtlı eylemler, kültürel kodlar ve doğal büyüme kalıpları, yerel estetik ve endüstriyel üretim, geleneksel bilgiler ve yeni kentsel yaşam tarzları arasındaki bağlantıları sorguluyor. Aladağ, dünyayı sürekli biçim değiştiren, değişen, hem genişleyen hem de küçülen, yer kaplayan ve yol açan, ve biz onu kontrol altında tutmaya çalışırken yavaş yavaş hepimizi ele geçiren bir mucize olarak görüyor.

Sergi, 15 Ekim’e kadar Pazar ve Pazartesi hariç haftanın her günü 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.


Multimedya işler üretiyorsunuz sanatsal üretiminizi bir sanatçı olarak nerede konumlandırıyorsunuz?

Bir sanatçı olarak üretimlerimde sanatın disiplinlerarası alanlarına dokunmayı seviyorum. Geliştirdiğim fikirler farklı mecralarda üretimleri tetikliyor; mesela kamusal alandaki sesi araştırmaya odaklanan video çalışmam performatif bir eylemle üretildi. Ya da mesela “Social Fabric” isimli eserim spesifik kültürel zeminlere referans veriyor. Burada halı benim için kültürel zemini temsil ediyor. İran ve doğu Anadolu’nun muhteşem kilimleri, kamusal binaların, resmi binaların ya da şirketler gibi binaların klasik zemin malzemeleri ile zıtlık oluşturacak şekilde bir araya getiriliyor. Bu sayede sosyal, kültürel ve tarihsel doku katmanları yaratılmış oluyor. “Music Room” isimli eserde enstrümanlar tarihi mobilyalara bir ses vermeye çalışıyor, bu sayede zaman içinde üstü örtülmüş kültürel kanona dair ceşitlendirmeler üretiyor.


Ses sizin için ne ifade ediyor?

Ses başka bir çağdan gelen, zaman ve mekan içinde seyahat eden bir objeden çıkan tını. Kültürel geri planını güncellikle uyumlandırmaya çalışan bir enstürmanın ileri bir boyutu. Her birimiz bu objelerin sesini kendi öznel eylemlerimizle uzatmaya kadiriz ve bu sayede her seferinde yeni bir yayılım yöntemi sunuyoruz.


Çalışmalarınızda odaklandığınız konular neler?

Benim çalışmalarımı tetikleyen şey yerleşik olduğum kültürel dünyanın eşitsizlikleri. Kültürel kodların karşılıklı olarak el değiştirmesi, üstüne düşünülüp anlaşılması gereken yeni toplumlar yaratıyor. Hepimiz sürekli bir büyüme süreci içindeyiz ve bu bizi eylem göstermekten ziyade reaksiyon göstermeye teşvik ediyor. Bu olgu benim işlerimin arkasındaki ana motivasyon bir taraftan da günümüz yaşantımızın temel uyaranı.


Yeni bir eser üretmeye başlarkenki motivasyonunuz buralardan mı geliyor başka kaynaklarınız var mı?

İşlerimde kullandığım fikirlerin büyük bir kısmı toplumu gözlemlerken ve insanların birbirleriyle, doğayla ve kendi tarihleriyle ilişki kurma biçimlerini anlamaya çalışırken ortaya çıkıyor. Bazen seyahat ettiğim ülkelerde şahit olduğum sohbetler ve tartışmalar zihnimi daha önce hiç ziyaret etmediğim alanlara ve dünyalara götürüyor. Bu esnada beynimde bir katalist oluşuyor diyebilirim. Bu da zaman içinde sanatsal üretimimde ete kemiğe bürünüyor.


Bu serginin ardından İstanbul’da gerçekleştireceğiz başka projeler var mı?

Şu anda Arter’deki bir grup sergisinde işim var ve kamusal alana dair yeni projeler üzerine de çalışıyorum.


IstanbulArtNews | Eylül 2022

131 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör