• Tuba Parlak

‘Seyircimizdeki güven duygusunu korumak için çıtayı yüksek tutuyoruz’

İKSV, İstanbul Müzik Festivali’ni, ‘İstanbul Festivali’ adıyla gerçekleştirdiği 1972 senesinden bugüne yarım asrı devirdi. İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ile bu sene 50’nci yılını kutlayan İstanbul Müzik Festivali’nin dününü, bugününü ve haziran ayında gerçekleşecek festivalin programını konuştuk.

İstanbul Müzik Festivali 50’nci senesinde Deutsches Symphonie-Orchester Berlin, Tekfen Filarmoni Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Bilkent Senfoni Orkestrası gibi büyük senfonik toplulukları ağırlayacak.

Nejat Eczacıbaşı’nın İstanbul için kurduğu bir festival hayaliyle çalışmalarına başlayan İKSV, İstanbul Müzik Festivali’ni, “İstanbul Festivali” adıyla gerçekleştirdiği 1972 senesinden bugüne yarım asrı devirdi. Bu sürede Türkiye’den ve dünyanın pek çok farklı ülkesinden 45 bine yakın sanatçı ve topluluğunu 3,5 milyonu aşkın izleyiciyle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, verdiği eser siparişleriyle şimdiye kadar 20 yeni klasik müzik eserinin bestelenmesine de aracı oldu. İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ile 50’nci yılını kutlayan İstanbul Müzik Festivali’nin dününü, bugününü ve haziran ayında gerçekleşecek festivalin programını konuştuk.


İstanbul Müzik Festivali’nin direktörlüğünü dört sene önce aldınız, bu sürenin yarısı da pandemi şoku ve mücadelesiyle geçti. Festival ve sizin adınıza nasıl bir süreç yaşadınız?

Oldukça stresli ancak bir o kadar da öğretici geçtiğini söyleyebilirim. Malum, hayatta karşılaşılan her türlü zorluk insanı büyütüp geliştiriyor da. Festivalde çalışmaya başladığım 2008 yılından bu yana şiddetli toplumsal olaylar, darbe, terörist saldırılar, patlamalar, ulusal yas gibi birçok krizin içinden geçtik ancak global ölçekte hayatın durduğu böylesine büyük bir buhran hepimiz için bir ilk oldu. Tüm gezegeni etkileyen bir kriz olması aslında o çaresizlik hissini de hafifletti belki. Daha geniş perspektiften bakmamızı sağlayarak dayanışmanın, birlik ve beraberliğin kıymetini hatırlattı. Bu süreçte mesleğini icra edemeyen müzisyenler için yarattığımız destek kampanyaları ve pandeminin ilk yılında gerçekleştirdiğimiz dijital festival programıyla sektörün çarklarının biraz da olsa hareket etmesini sağlamış olmaktan dolayı mutlu hissediyoruz.


Bu yıl 6-24 Haziran’da gerçekleşecek 50. İstanbul Müzik Festivali programının öne çıkan başlıklarından bahsedebilir misiniz?

İki yıllık bir aranın ardından nihayet bu yaz Deutsches Symphonie-Orchester Berlin, Tekfen Filarmoni Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Bilkent Senfoni Orkestrası gibi büyük senfonik toplulukları dinleyeceğiz. Bu büyük orkestralar Anna Prohaska, Kirill Gerstein, Fazıl Say, Gautier Capuçon, Daniel Hope gibi yıldız isimlere eşlik edecek. Çinli şef ve besteci Tan Dun ile İngiliz besteci Thomas Ades’e verdiğimiz eser siparişlerinin Türkiye prömiyerleri gerçekleşecek. Klasik ve barok repertuarların yanı sıra Osmanlı Saray Müziği, Klasik Türk Müziği ve caz içeriklere de bolca yer verdik. Amsterdam Sinfonietta, Il Pomo d’Oro, Musica Sequenza, İstanbul Semt Şarkıları, Mare Nostrum ve Kinan Azmeh City Band konserlerine ek olarak Alice Sara Ott, Milos & Ottensamer, Borusan Quartet & Xavier de Maistre’den de şahane oda müziği repertuarları dinleyeceğiz.


Festival kapsamında veya ardından İKSV’nin 50’nci yıl kutlamaları kapsamında özel bir etkinlik olacak mı?

Festival açılış konseri öncesi 5 Haziran’da Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile Haliç’te ücretsiz büyük bir halk konseri gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kapanış konserinin hemen sonrasında ise 27-28 Haziran tarihlerinde Zürih Balesi’nin “Anna Karenina” prodüksiyonu yine 50’nci yıl özel etkinliklerimiz arasında Zorlu PSM’de gerçekleştirilecek.


Bunu açıkça ifade etmekte sorun görmüyorum: İstanbul Müzik Festivali benim tüm sene gelmesini dört gözle beklediğim başlıca etkinlik ve bu açıdan hiç yalnız olmadığımı da biliyorum. İstanbul kültür-sanat ajandasının da marka değeri en yüksek etkinliklerinden biri. Sizce bu başarının en büyük sebebi ne? Bu kadar sanatseverin kalbini çalan şey ne?

İKSV’nin belirttiğiniz marka değeri ile izleyicisi üzerinde yarım asır zarfında yarattığı bir güven duygusu var diye düşünüyorum. Belli bir artistik seviyenin üzerinde işlerin, yaratıcı ve cazip içeriklerin sunulacağına dair bir güven bu. Bu güveni koruyabilmek için de çıtayı hep yüksek tutmaya çalışıyoruz. Dünyada olup bitenleri takip etmek, bizi heyecanlandıran işlerin peşinde koşmak ve öncü olarak İstanbullu izleyicilere sunmak da bu başarının formülü sanırım.

İKSV’nin 50’nci yılını kutladığımız bu senede aslında İstanbul Müzik Festivali’nin de 50’nci yılını kutluyoruz. İlk yıllarından bugüne kadar festival, pek çok sanatçıyı ve eseri yüz binlerce izleyiciyle buluşturdu. Elinizde bu anlamda rakamsal veriler varsa almak isteriz.

Yarım asırlık tarihinde Türkiye’den ve dünyanın pek çok farklı ülkesinden 45 bine yakın sanatçı ve topluluğu 3,5 milyonu aşkın izleyiciyle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, verdiği eser siparişleriyle şimdiye kadar 20 yeni klasik müzik eserinin bestelenmesine de aracı oldu. Klasik müzik literatürüne yapılan önemli bir katkıdır bu. 2012 yılında başlattığımız Aydın Gün Teşvik Ödülü ile 30 yaş altı 10 genç müzisyenimizin kariyerine destek olduk. 2018 yılından bu yana TSKB desteği ile sürdürdüğümüz Yarının Kadın Yıldızları Genç Kadın Müzisyenler Eğitim Destek Fonu ile de 53 genç kadın müzisyenimizin eğitim ve kariyer hayallerinin destekçisi olduk.


Bu sene genç yetenekler ve genç izleyicilerin erişimi için özel çalışmalarınız neler?

Yarının Kadın Yıldızları Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu bu yıl da genç müzisyenlerimizin hayallerini gerçekleştirmelerine ve dünya sahnelerine hazırlanmalarına önayak olacak. Geçtiğimiz yıl İKSV Alt Kat iş birliğiyle çocuklar ve ailelerine özel hazırladığımız Müzikli Bir Hafta Sonu serisi şehrin her iki yakasında, ücretsiz olarak gerçekleştirilecek farklı etkinliklerle farklı yaş gruplarını kucaklayan atölye ve performanslarla, çocukları müzik ve sanatla bir araya getirmeye devam edecek. Etkinlikler kapsamında, üç ila altı yaş grubuna yönelik olarak mitolojik karakterleri, sesler ve renklerle bir araya getirecek interaktif atölyenin ardından, 50’nci yılını kutlayan festivalin “İstanbul” temasına özel hazırlanan, yedi ve üzeri yaş grubuna yönelik Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı Merkezi’nden Nazlı Çevik Azazi ve Roza Erdem’in kaleme aldığı ve Evrim Demirel’in bestelediği, İstanbul’u konu alan çeşitli mitolojik hikayelerin anlatılacağı eser, Roza Erdem’in anlatımıyla sahnelenecek.

Yine şehrin her iki yakasında, Yıldız Parkı ve Fenerbahçe Parkı’nda özellikle genç izleyiciler ve çocuklu aileler için düzenleyeceğimiz Hafta Sonu Klasikleri Serisi ile Yerebatan Sarnıcı’nda yer alacak ücretsiz konserlerde genç ve başarılı müzisyenleri dinleyeceğiz.


Geçen 50 yıla dönüp baktığınızda kilometre taşı diyebileceğimiz etkinlikler ve özel buluşmalar sizce nelerdi?

Festivalin arşivinde geçtiğimiz 50 yılda ağırladığı tarihi öneme sahip birçok dünya yıldızı solist, topluluk ve sayısız etkinlik var şüphesiz ki. Ancak festivalin benim de şahidi olduğum son 12 yılında yer alan birkaç özel etkinliği saymam gerekirse; tüm dünya için ilham verici bir örnek oluşturan “El Sistema”nın kurucusu José Antonio Abreu ile dünyaca ünlü şef Gustavo Dudamel yönetimindeki Venezüella Simón Bolívar Senfoni Orkestrası’nı 2011’de İstanbul’da ağırladığımız dört günlük etkinlikler serisi, müziğin toplumsal dönüşümde yarattığı etkiyi çarpıcı bir şekilde gösteren çok anlamlı bir projeydi diyebilirim. 2012-2017 yılları arasında düzenlediğimiz, ülke çapında genç yeteneklerimizi keşfetmek ve teşvik etmek üzere her yıl farklı bir branşta yapılan seçmelerle belirlenen genç müzisyenlerin festival programında bir konserle yer aldıkları Festival Genç Solistini Sunar başlıklı projenin de kendi dönemi içerisinde kıymetli bir iş olduğunu düşünüyorum. 2016’dan beri devam eden ve festivalin en ilgi çekici serilerinden biri olan Müzik Rotası da hem genç müzisyenlere açılan önemli bir sahne teşkil etmesi hem de her yıl İstanbul’un farklı bir semtindeki kilise, sinagog gibi şehrin en kıymetli kültürel miraslarından olan kutsal mekanların izleyiciye açılması açısından festivalin en özel buluşmalarının başında geliyor.


Bu sene İstanbul Müzik Festivali şehrin farklı noktalarına yayılma vurgusuyla kurgulanıyor. Katılımcılığı artıracağını umduğumuz bu yaklaşımın ardında yatan sebepler nelerdir? Şimdiye kadar hiç kullanmadığınız yeni diyebileceğimiz mekanlar hangileri?

“İstanbul” teması ile kurguladığımız festival programını bu özel şehre adarken, İstanbul’u yine büyük bir sahne olarak hayal ettik. 50 yıldır devam eden bir festivalin bu zamana kadar hiç girmediği mekanların olması hem şaşırtıcı hem de İstanbul’un ne kadar büyük bir hazine olduğunun en büyük göstergesi sanırım. Kadıköy ve Yeldeğirmeni’nde Müzik Rotası konserlerinin yer alacağı Hemdat İsrael Sinagogu, Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi ve Moda Meryem Ana - Asompsiyon Kilisesi bu yıl ilk kez kullanacağımız mekanlar. Ücretsiz etkinliklerimizden biri olan, Çağlar Fidan, Asineth Fotini Kokkala ve Nikos Papageorgiou’nun gerçekleştireceği İstanbul: Şehrin Müziği başlıklı konserin yer alacağı Yerebatan Sarnıcı da bu yıl ilk kez kullanacağımız çok özel bir mekan.


AKM’nin geri dönüşü İstanbul Müzik Festivali için de güzel bir haber oldu. AKM özelinde yer alacak etkinlikleri de ayrıca listeleyebilir misiniz?

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yıllar sonra yeniden festival mekanları arasında yer alıyor. Festivalin ilk yıllarından bu yana birçok unutulmaz etkinliğe sahne olan AKM, festivalin 50’nci yılında, Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın yıldız piyanist Kirill Gerstein’a eşlik edeceği açılış konserine ev sahipliği yapacak. Üç hafta sürecek festivalin birbirinden özel sekiz konseri AKM’de gerçekleşecek.


Açılış konserinin yanı sıra festivalin ilk haftasında AKM’de gerçekleştirilecek konserler Beyoğlu Kültür Yolu Festivali çerçevesinde izleyiciyle buluşacak. Festival temasına önemli bir gönderme yapacak ve Fazıl Say’a 2013’te ECHO Klassik Ödülü’nü kazandıran ilk senfonisi olan “İstanbul Senfonisi”nin Can Okan yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası tarafından seslendirileceği konserde, her biri kendi enstrümanlarının virtüözü olan Burcu Karadağ, Aykut Köselerli ve Hakan Güngör solist olarak yer alacak.


AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda yer alacak büyük senfonik topluluklar arasında, opera sahnelerinin divası Anna Prohaska’ya eşlik edecek ve bu sezon 75’inci yılını kutlayan Alman topluluk Deutsches Symphonie-Orchester Berlin var. Yine günümüzün en önemli viyolonselcilerinden Gautier Capuçon’a genç ve başarılı şef Cemi’i Can Deliorman yönetiminde eşlik edecek Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) AKM’de sahne alacak.


Çağdaş klasik müziğin önde gelen isimlerinden ve Grammy ve Oscar (“Kaplan ve Ejderha” filmi tema müziğiyle) dâhil pek çok prestijli ödülün sahibi olan besteci Tan Dun’un, kemancı Daniel Hope, piyanist Alexey Botvinov tarafından Türkiye prömiyerinin gerçekleştirileceği “İkili Konçerto”sunun da yer aldığı Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseri de yine AKM’de sahne alacak.


Gülsin Onay, Hande Küden, Gökhan Aybulus, İris Şentürker, Özgür Ünaldı, Ezgi Göktürk, Elvin Hoxha-Ganiyev, Nil Kocamangil ve Melih Kara’ya sahnede eşlik edecek olan Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Müzik Yıldızları Oda Orkestrası konseri de AKM konserlerimizden biri. Yine İtalyan erken dönem müzik topluluğu Il Pomo d’Oro ile birlikte festivalde yer alacak Polonyalı yıldız kontrtenör Jakub Józef Orliński’nin en dramatik ve dokunaklı aşk aryalarını seslendireceği Aşkın Yüzleri başlıklı konser de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilecek. Piyanist Alexandra Dariescu’nun hem çocuklara hem de yetişkinlere eğlenceli ve müzik dolu özel bir deneyim sunan multimedya, dans ve dijital animasyon içeren özel projesi “Fındıkkıran ve Ben: Çocuklar İçin Masalsı Bir Konser” de yine AKM Tiyatro Salonu’nda festival izleyicisi ile buluşacak.



Efruz Çakırkaya

IstanbulArtNews | Mayıs 2022

25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör