• Ali Demirtaş

Sinopale 8, çevrimiçi olarak izlenecek

Güncelleme tarihi: 26 Oca

Ali Demirtaş


İleri dönüşüm konseptiyle başlayan 8. Uluslararası Sinop Bienali, önceki yedi edisyonu ve bunların arasındaki etkinlikleri kapsayan çevrimiçi bir arşiv ve bu birikimden yola çıkmış projelerden oluşuyor. Projeler kapsamındaki etkinlikler ise Haziran ayına kadar her çarşamba internet üzerinden izleyicilere sunuluyor.



Sinopale 8, tema olarak belirlediği ileri dönüşüm (upcycling) kavramını arşivine uyguluyor.

2006 yılından bu yana faaliyet gösteren Uluslararası Sinop Bienali Sinopale, çoğunluğu Sinoplu bir ekipten oluşuyor ve kendi tanımlamalarıyla çoklu ve yatay bir yönetim anlayışına sahip. Uluslararası, ulusal ve yerel birçok kurum, kuruluş ve kişinin işbirliğiyle ve kolektif bir karar alma mekanizmasıyla yönetilen bir yapı şeklinde varlığını yıllardır sürdürüyor. 8 Aralık 2021’de başlayan sekizinci edisyonuyla ise Sinopale bir bienalin alışılagelmiş sergileme şeklinden çok farklı bir formatta karşımıza çıkıyor. Sinop Sürdürülebilir Kalkınma Derneği tarafından düzenlenen Sinopale 8, tema olarak belirlediği ileri dönüşüm (upcycling) kavramını arşivinde yer alan eserleri bugünün koşullarında değerlendirmek ve yorumlamak için bir çıkış noktası olarak görerek Haziran’a kadar sürmesi planlanan çevrimiçi etkinliklerle sanatseverlerle buluşuyor. Yerel üzerinden küreseli, küresel üzerinden yereli tanımayı hedefleyen Sinopale, fikir ve sanat eserlerinin her şey gibi nesneleştirilerek tüketildiği bir akışa kapılmamak adına, geçmiş üretimleri, tecrübeleri, pandeminin yarattığı kırılma döneminde dillere oturan “yeni normal”in inşasında etkin bir şekilde kullanmayı öneriyor. Bienal, Haziran ayına kadar her çarşamba çevrimiçi etkinliklerle devam edecek. Bu etkinliklerin içeriğini bie- nal koordinatörleri Çağatay Şimşek ve Serra Tansel, IstanbulArtNews için anlattı.


Arşivdeki sanatsal çalışmalara odaklanıyor Koordinatörler Şimşek ve Tansel bienalin bu yılki içeriğinden şöyle bahsediyor: “Dayanışmaya ve Sinopale’den beslenmeye ne denli ihtiyacımız olduğunu fark ederek pandemi bitimini beklemektense Sinopale 8’i elimizdeki kısıtlı imkanlarla internet üzerinden yapmaya karar verdik. Sinopale 8’i bir arşiv projesi olarak kurguladık. Sinopale 8, ileri dönüşüm kavramını soyut olarak ele alarak, internet üzerinden arşivindeki sanatsal çalışmalara odaklanıyor. Yıllardır sanatçıların çoğunun Sinop halkı ile birlikte gerçekleştirdiği, veya yerelin kültüründe ve doğasında ilham bulduğu sanatsal çalışmalara yeniden ışık tutmayı ve bugünle ilişkileri üzerinden tekrar anlamlandırmayı amaçlıyoruz. Sinopale 8’de sekiz ayrı projede toplam 11 küratör ve 37 sanatçı yer alıyor. Arşivde ise 250’yi aşkın sanat eseri, sanatçı ve sanatçılarının yanı sıra bu işlerde emeği geçmiş kişilerin hikayeleri bulunuyor.” Bienalde her çarşamba gerçekleşecek etkinliklere konu projelerin başlıklarını Tansel ve şimşek şöyle detaylandırıyor:


Konuksever Deniz Küratörlüğünü Beral Madra’nın üstlendiği proje Avrupa’nın ve Asya’nın kalbindeki Karadeniz’in tarihine, coğrafyasına, politikasına ve kültürüne odaklanıyor. Proje, Sinopale kapsamında Karadeniz ile ilişkili iş üretmiş sanatçıları Karadeniz’in bugünkü ve gelecekteki durumuna odaklanarak işlerini yeniden yorumlamaya davet ediyor. etkinliklerde Alparslan Baloğlu, Adrien Tirtiaux, Bahanur Nasya, Burçak Konukman, Evrim Kavcar, Emre Koyuncuoğlu, Johannes Vogl, Sümer Sayın, Yılmaz Vurucu ve Yusuf Emre Yalçın sanatçı olarak yer alıyor.


Gizli Kent Emre Zeytinoğlu’nun küratörlüğünü yaptığı Gizli Kent projesi, Italo Calvino’nun “Görünmez Şehirler” kitabından ilham alıyor. Sinoplu, ama şimdi her biri başka kentlerde yaşayan ve üretimlerini de oralarda yapan sanatçılar, çalışmalarının içine kendiliğinden sızmış Sinop duygusunu yorumluyor. Söyleşilerde yer alacak sanatçılar, Aylin Çakıner, Burçak Konukman, Güngör erdem, İpek Hamzaoğlu, Müride Aksan, Nil İlkbaşaran ve Melih Görgün.


Birikenler içinde Beklenmedik Keşifler Küratörlüğünü Işın Önol ve Livia Alexander’ın birlikte üstlendiği proje, eşref Yıldırım’ın “Küçük Suçlar Hapishanesi” (2014), Johanna Reiner & Johannes Hoffman’ın “Bir Günlük Müze” (2011), Ashley Hunt’ın “Ben Başka Bir Ordu Düşlüyorum” (2012) ve Berglind Jóna Hlynsdóttir’in “Rehber Işık” (2012) isimli işleri ve üretim süreçlerine odaklanıyor. Sanatçılar, bir yandan Sinopale’nin geçmiş sergileri için ürettikleri eserleri üzerinde düşünürken bir yandan da bireysel deneyimlerini ve hikayelerini arşiv malzemeleri olarak gözden geçirmeye davet ediliyorlar.


Yer ve Şey Hissi–İnsanın İnsana Teması Küratör Mürteza Fidan, merkez dışı konumuyla Sinop’un, bastığımız toprağı çok az hissederek bir adımda geçmek yerine, dokunarak yer ve şeylerin etkin bir anımsamasının deneyimine fırsat tanıdığını söylüyor. Sanatçılar Nezaket Ekici ve Sümer Sayın’ın Sinop’taki üretim sürecinde kendilerini nasıl konumlandırdıklarını, inançların, tutumların, sınırların ve yargıların nasıl rol oynadığını ve değişime uğradığını ifadelendirmelerini istiyor.


Sinopale’nin ilişkisel Atlası Küratör Rana Öztürk, Sinopale’yi ilişkisel bir karşılaşmalar sahası olarak ele alarak, bienalin daha önceki edisyonlarında Sinop’ta üretilen ve sergilenen sanat eserleri aracılığıyla Sinop ile başka yerler arasında daha önce var olmayan veya görünmeyen ne tür bağlantıların ortaya çıktığını keşfetmeyi amaçlıyor. Projede Anne Metzen, Johannes Vogl, Julie Upmeyer, Raluca Popa, Riikka Tauriainnen, Ronan McCrea ve Satellietgroep sanatçı olarak yer alıyor.


Yerinde ve Ötesi Düşünceler Pandemiyle birlikte üretim ve katılım kavramları kesintiye uğrarken, küratör Melih Görgün geç- mişte benzer konulara farklı bakış açılarıyla yaklaşmış sanatçıları bir araya getirerek işlerindeki ve fikirlerindeki ilişkileri ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Projede Dejan Kaludjerovic, Hayırlı evlat, Mehtap Baydu, Monali Meher ve Roland Straatmann sanatçı olarak yer alıyor.


Büyüyen Her Şeyi Düşünmek Küratör Jonatan Habib Engqvist, Sinopale’nin geleneksel anlamda bir kurum değil, her şeyden önce bir ağ olmasından ve bienalin her edisyonunun bir sonuçtan ziyade yaratıcı sürecin bir başlangıcı olmasından yola çıkıyor. Önceden Sinopale’de sanatçı olarak yer almış olan Alvaro Campo, Eric van Hove, Maria Lantz, Ulrika Mohr, Raluca Popa ve Bella Rune’yi Sinopale’de sergilenen iş ve fikirlerinin sonradan nasıl bir iz sürdüğünü konuşmak için bir dizi çevrimiçi görüşmeye davet ediyor.


Çay Eşliğinde Canlı Bir Arşiv

Küratörler Lars ebert, Mahir Namur ve Nil İlkbaşaran ortak geliştirdikleri projede, Sinop’un kültürel arşivlerini canlandırmayı, Sinopale’nin bu süreçteki rolünü anlamayı hedefliyor ve yaşanabilir bir şehir yaratma sürecine katkıda bulunan bu kolektif anıları hatırlamak isteyen sanatçılar, katılımcılar, organizatörler ile söyleşiler düzenliyor. Bu sayede arşivin yalnızca somut belgelerden oluşmasındansa, zihinlerde kalan hatıralarla, anılarla ve düşüncelerle de zenginleştirilmesi amaçlanıyor. Projede şimdilik Ahmetcan Alphan, Alpay Tırıl, Bahar Aksel, Bülent Oktay, Cansu Kırcan, Çağatay Şimşek, Emre Koyuncuoğlu, Erman Topgül, Güngör Erdem, Hülya Karakaş ve Onur Çevik yer alıyor.

“Bir sonraki edisyona kadar fiziksel olarak buluşabileceğimizi ve bir sonraki Sinopale’nin Sinop’ta gerçekleşeceğini umuyoruz.” diyen Şimşek ve Tansel, Sinopale’nin çağdaş sanat aracılığıyla, katılımcılığı, kolektif düşünce üretimini ve kollektif eylemi teşvik eden, kültür odaklı uluslararası bir sivil toplum etkinliği olduğuna dikkat çekiyor. 8 Aralık 2021’de başlayan Sinopale 8, Haziran 2022 tarihine kadar her çarşamba çevrimiçi etkinliklerle devam edecek. Daha fazla bilgi için www.sinopale8.org’u ziyaret edebilir ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. IstanbulArtNews | Ocak 2022

88 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör