• Celine Symbiosis

Sanat tarihinin suç makinası

Celine Symbiosis Işık ve gölge sanatının ustalarından biri olan Caravaggio aynı zamanda azılı bir suçluydu. Bugün birçok ressama göre hakkında daha çok şey biliyor olmamızın nedeni, isminin dönemin mahkeme kayıtlarında ve polis raporlarında sıkça yer almasıdır.

Caravaggio, ‘Yudit Holofornes’in Kafasını Keserken’, 1598

Michelangelo Merisi da Caravaggio, 29 Eylül 1571 yılında Milano’da doğar. Babası Fermo Me- risi, Lombardiya’da bulunan Caravaggio şehrinin markisi Francesco Sforza’nın vekilharcı olarak yıllarca hizmet ettiği için soyadını da bu bölgeden almıştır. 1576 yılında bölgeyi saran veba salgınında ailesinin büyük bir bölümünü kaybeden Caravaggio, sağ kalanlarla şehri terk ederek kasabaya yerleşir. 1584 yılında Milano’da bir ressamın çırağı olmak için imzaladığı sözleşmeyle, 1588’de Roma’da ortaya çıkışı arasında geçen dört yılda ne yaptığı ve nerede yaşadığı hakkında hiçbir belge yoktur. 1642’de Caravaggio’nun biyografisini yazan ressam Giovanni Baglione’ye göre, annesinin ölümünden sonra payına düşen mirası sattıktan sonra cinayet işlediği için Milano’dan kaçmak zorunda kalmıştır. Yine aynı zamanlarda ortaya çıkan rapora göreyse, Caravaggio cinayetten hüküm giymiş, mirastan kalan parayı da dava süreci- ne harcamıştır.

Roma’daki hayatının, Milano’dakinden çok daha zorlu olduğu kesindir. Her şeye rağmen 1593 yılında, dönemin genç ressamlarının girmek için yanıp tutuştuğu atölyelerden biri olan Guiseppe Cesari’nin atölyesine girmeyi başarır. Bir süre sonra atölyeyi sıkıcı bulduğu için Roma’nın sanat piyasasına ve sokaklarına hızlı bir giriş yapar. Küçük ve ucuz tablolar satan Constantino Spata sayesinde resimlerine alıcı bulur. Kariyeri hızla gelişse de macera arayışıyla “bravi” isimli bir çeteye katılır. Bu çeteyle birlikte kilisenin belirlediği kısıtlamalara ve sokağa çıkma yasaklarına aldırış etmeden geceleri sokakları arşınlar.

Caravaggio’nun fahişelerden, kumarbazlardan, dilencilerden ve hırsızlardan oluşan yeni arkadaş çevresi, 1590’ların ortasında resimlerinde de görünmeye başladığında, sanat pi- yasasının en güçlü ve en etkili takipçilerinden biri olan Kardinal Francesco del Monte’nin ilgisini çeker. Kardinal onun resimlerini almaktan çok daha fazlasını yaparak, Palazzo Madama’daki malikânesinde ona bir oda verir. Fakat Caravaggio, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçebilen biri olmadığı için, kardinale birçok resim yaparken çete hayatını yaşama- ya devam eder.


Azılı bir suç makinası Papa’nın sıradan vatandaşın taşımasını yasaklamasına rağmen kılıç kuşanmış halde dolaşmaktan tutuklanan Caravaggio, Kardinal del Monte sayesinde kurtulur. Ancak, kavga çıkarma, hakaret etme, toplumun huzurunu bozma, yaralama, yasadışı silah bulundurma ve benzeri şiddet olaylarından dolayı dosyası gittikçe kabarmaya devam eder. 1600’de bir askeri, kılıçla yaralamaktan tutuklansa da dava düşer. Aynı yıl, San Luca Akademisi’nde öğrenci olan Girolamo Stampa saldırıya uğradığında şüpheli şahıs yine Caravaggio’dur. 1603’de ressam Giovanni Baglio- ne’ye hakaret etmekten tutuklandığında yine kefaletle serbest bırakılır. Favori mekanı Osteria de Moro’da bir garsona, enginarı onun istediği gibi servis etmemesinden dolayı kılıçla saldırıda bulunur. 1604’de polislere taş atmaktan tutuklandığında, bir arkadaşından onun adına kar- dinali ziyaret etmesini ister. Sabah hapisten çıkmış olsa da bir ay sonra bir memura hakaret etmekten yine tutuklanır. 1605 yılında bir notere saldırdıktan sonra olaylar çözülene kadar Cenova’ya kaçar. Roma’ya geri döndüğünde ev sahibesinin altı aylık ödenmemiş kirasına karşılık eşyalarına el koyduğunu fark edince kadının evini taşlar ama yine kardinal sayesinde kurtulur.

Hayatını değiştiren hata

Hayatını tamamen değiştirecek olan hatayı ise 28 Mayıs 1606’da yapar. Resimlerine modellik yapan hayat kadını Fillide, aynı zamanda onun en büyük düşmanlarından biri olan Ranuccio Tomassoni’nin sevgilisidir. Fillide’den dolayı patlak veren kriz düeolloya dönüşür. Ranuccio aldığı kılıç darbesiyle kısa sürede can verdiğinde Caravaggio’nun bu kez hapishaneden kurtulma şansı yoktur çünkü can almanın bedeli idamdır. Roma’yı terk ederek önce Napoli’ye sonra Malta’ya kaçar. Planı, Malta Şövalyeleri’nin tarikatına katılarak dokunulmazlık elde etmek, cinayet suçundan aklanarak Roma’ya geri dönebilmektir. Tarikatin lideri olan Alof de Wignacourt, birkaç resim karşılığında ona şövalyelik unvanını vererek tarikata kabul eder. Daha kariyerinin başındayken bile bağımsızlığı için her şeyi göze alan Caravaggio’yu şövalyeliğin getirdiği kısıtlamalar bile durduramaz. Bir şövalyeyi yaraladığı için Malta Hapishanesi’ne atılır. Napoli’de kaldığı dönemden beri onu koruyan Carafa ailesinden birinin yardımıyla dünyanın en korunaklı hapishanelerinden birinden de kaçmayı başarır. Artık hem Papalık Devletlerinde aranan bir suçludur hem de Malta Şövalyeleri’ni kızdırmıştır. Sicilya’ya vardığında eski dostu Mario Mintini’nin atölyesinde çalışarak yeni işler almaya devam ederken Roma’ya geri dönebilmek için papanın yeğeni Kardinal Scipione Borghese ile iletişime geçer. Caravaggio, Roma’ya dönme umudunun yeşermesiyle rahat rahat sokaklarda yüzünü gös- termeye başlamıştır. Bu süreçte, (1609) bir birahanenin çıkışında bilinmeyen kişiler tarafından ağır bir saldırıya uğrar. Aldığı yaralar nedeniyle aylarca yaşam mücadelesi verdikten sonra hayata tutunarak papalık affını da almayı başarır. 1610’da Kardinal Borghese’ye hediye edeceği üç tabloyu da yanına alarak Roma’ya doğru yola çıkar. Bindiği gemi Palo’da rutin bir mola verdiğinde papalık affından haberi olmayan askerler tarafından tutuklanır. Caravaggio onları ikna ettiğinde tablolarının bulunduğu gemi çoktan limandan ayrılmıştır. Gemiyi yakalamak için Roma’nın kuzeyine doğru yola çıkar ve Porto Ercole’de nedeni bilinmeyen bir şekilde hayatını kaybeder. Şüpheli ölümü ve nereye gömüldüğü konusundaki tartışmalar bugün hâlâ devam etmektedir.


Caravaggio, ‘Üçkağıtçılar’, 1594-95



IstanbulArtNews | Şubat 2022

207 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör