• Burcu Dimili

Türk modernizmine koleksiyoner bakışı

Güncelleme tarihi: 8 saat önce

Burcu Dimili


Alan kadıköy, Öner Kocabeyoğlu’nun koleksiyonundan bir kesit sunan XX. yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 2021 - PAPKO / Öner Kocabeyoğlu koleksiyonu adlı sergiye 15 Şubat’a kadar ev sahipliği yapacak. Sergi, mekanın düzenlediği ilk sergi olma özelliği taşıyor ve sanat tarihinden pek çok değerli ismi bir araya getiriyor.


Öner Kocabeyoğlu, koleksiyonu hakkında modern Türk resmi ve heykeliyle başlayan ve Türk çağdaş sanatından kendi beğenileriyle yaptığı eklemelerden oluşan geniş bir seçki denebileceğini söylüyor.

Öner Kocabeyoğlu’nun koleksiyonundan bir kesit sunan XX. Yüzyı- lın 20 Modern Türk Sanatçısı 2021 - PAPKO / Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu adlı sergi Alan Kadıköy’de ziyarete açıldı. Paris Ekolü’yle temas etmiş ve modern sanat tarihine iz bırakmış sanatçıların yer aldığı sergi; Abidin Dino’dan Mübin Orhon’a, Albert Bitran’dan Seyhun Topuz’a Türkiye sanat tarihinden pek çok değerli ismi bir araya getiriyor.

Sergi vesilesiyle koleksiyoner Öner Kocabeyoğlu ile sohbet ettik.


XX. Yüzyılın 20 modern Türk Sanatçısı 2021 - PAPKO / Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu adlı serginiz Alan Kadıköy’ün de ilk sergisi oldu. Bu sergi kapsamında izleyiciyi neler bekliyor?

Sergimize ev sahipliği yapan Alan Kadıköy; teknolojik alt yapısı, mimari özellikleri ve sergileme alanı kapasitesiyle tatmin olduğum bir mekan oldu. Aynı zamanda bir yerel yönetimin sanat faaliyetleri için böyle yenilikçi bir alan açmasını da çok takdir ettim. Serginin bir diğer önemli noktası da Santral İstanbul’da yapılan XX. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı sergisinin 10. yılında, aynı ekibi aynı heyecanla sanatseverlerle buluşturmamız. Bu sergide de 1940-2000 arası geçen dönemden ve Paris Ekolü’nün önde gelen isimlerinden oluşan özel bir seçki bir bütün halinde izlenebiliyor. Sergide yer alan Abidin Dino, Adnan Çoker, Albert Bitran, Ara Güler, Avni Arbaş, Burhan Doğançay, Fahrelnissa Zeid, Ferruh Başağa, Fikret Mualla, Hakkı Anlı, Komet, Mehmet Güleryüz, Mübin Orhon, Nejat Melih Devrim, Ömer Uluç, Selim Turan, Yüksel Arslan, İlhan Koman, Koray Ariş ve Seyhun Topuz gibi önemli sanatçıların katılımıyla halkımızın sanata ve o döneme doyacakları bir seçki ortaya koyduğumuzu düşünüyorum.


Öner Kocabeyoğlu

XX. Yüzyılın 20 modern Türk Sanatçısı sergisinin ilk ayağı bundan tam 10 sene önce 2011 yılının mart ayında gerçekleşmişti. Bu serginin koleksiyonerlik serüveninizin de ivme kazandığı döneme denk geldiğini belirtiyorsunuz. iki sergi arasında

geçen 10 yılda koleksiyonunuzda nasıl değişimler oldu?

Santral istanbul sergimizin küratörlüğünü yapan Ferit Edgü; 10 yıl önce yaptığımız sergi için hazırladığımız kitapta “bir sergi gördüm ve hayatım değişti, diyebileceğiniz bir sergi hazırladık,” diye bahsetmişti. Yaptığımız sergilerin hazırlık aşamalarında da tekrardan gördüm ki ko- leksiyonumun kimliği çerçevesinde doğru sanatçıların doğru eserleriyle alım yapmaya gayret etmiş ve retrospektif bir çerçevede bu eserleri bütünleştirebilmişim. Bu bağlamda, hâlâ Paris Ekolü sanatçılarından alım yapmakla beraber; koleksiyonuma çağdaş ve genç, Türk ve uluslararası birçok sanatçı da ekledim. Genel bir çerçeveden bakmamız gerekirse, keskin hatlarla çizilmiş bir koleksiyon çizgisinden söz edemem ama koleksiyonumdan Modern Türk Resmi ve Heykeliyle başlayan sonrasında günümüz Çağdaş Türk sanatından kendi beğeni- lerimle oluşan geniş bir seçki olarak bahsedebilirim.

XX. Yüzyılın 20 modern Türk Sanatçısı sergisi haricinde de koleksiyonunuzu pek çok kez sergilediniz. Emek ve titizlikle oluşturduğunuz seçkinizi sanatseverler ile de paylaşmak, onların beğenisine sunmak nasıl bir his?

Bu konuya çok önem veriyorum. Baştan beri söylediğim gibi sanat paylaştıkça büyüyüp gelişen bir form, bu yüzden de bence koleksiyoner olmak büyük bir sorumluluk... Sahip oldu- ğumuz eserler büyük bir kültürel miras ve geçmiş dönemlerin izlerini taşıyan ve her daim canlı, yaşayan bir birikim olarak büyümeye devam ediyor. Bu yüzden bir koleksiyonerin biriktirdiği eserler sadece evinin, ofisinin duvarlarını süslememeli diye düşünüyorum. Bu eserler sergilenmeli, paylaşılmalı ve hatta kitap olarak da hazırlanıp gelecek nesillerde sanat tarihin- de kendine yer bulmalı. Ben sanat hamiliği görevini koleksiyoner olarak bulabildiğim her fırsatta yerine getirmeye çalışıyor ve bunu da çok büyük bir zevkle yapıyorum. Koleksi- yonumu sanatseverlerle paylaşmanın verdiği haz en az sahip olmak kadar büyük benim için çünkü burada sanatseverleri olduğu kadar sanatçıları da besleyen bir taraf var. Bu bağlamda, sanatçıya da destek olup, üretimi teşvik ettiğimi düşünüyorum. Çünkü sanatçı eserini satıp koleksiyonerden karşılığını almanın dışında, bir sürü kişi ile eseri üzerine konuşabiliyor. Bu da sanatsever ve sanatçı arasındaki karşılıklı etkileşime katkı sağlıyor. Özetlemek gerekirse, koleksiyonumu sanatseverlerle elimden geldiğincepaylaşmak; sanatçı, eser ve sanatsever üçgenini bütünleştiriyor, bu yüzden ben de bu konuyu önemsiyor ve geliştirmeye çaba gösteriyorum.


Sergi kapsamında 433 eser arasından 182’si Metin Deniz tarafından bir araya getirilerek izleyiciyle buluşuyor. Seçkinin çerçevesi nasıl çizildi? Aslında bu seçki 10 yıl önce Santral istanbul’da gerçekleştirdiğimiz serginin daha küçük bir versiyonu olarak sanatseverlerle buluşuyor. Dolayısıyla genel çerçevesi aynı olmakla beraber, Metin Deniz tarafından daha küçük bir seçki olarak hazırlanan bu sergide, önceki sergiye kıyasla Ergin İnan ve Alaettin Aksoy yer almıyor. Ama yine tarihimizden önemli bir heykel sanatçısı olan Seyhun Topuz’un heykelleri bu seçkide kendine önemli bir yer buluyor.


Koleksiyonerliğin araştırma, okuma ve takip etme gibi çok önemli sorumlulukları var. Siz bu yolda disiplinin de çok önemli olduğunu söylüyorsunuz. Dikkat, sabır ve özen de disiplini takip eden etmenler sanırım. Koleksiyonunuza eser katarken nelere dikkat edersiniz?

Koleksiyon başlangıçta bir bilinçle oluşmaktan ziyade zaman içeriside kendi hikayesini yaratan bir süreç olarak var oluyor. İyi bir koleksiyonun yolu zaman, sabır ve takipten geçiyor. Bundan bahsederken gerçekten bu süreçteki en önemli etkenler olan zaman ve sabrın üstünde durmak istiyorum aslında. Acele ve bilinçsiz alınan eserlerin bazıları kendiliğinden dışında kalıyor koleksiyonun, bu yüzden hep takipte olunması ve iyice araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Her koleksiyon tek bir çizgide ilerlemiyor elbette ama ben takip ettiğim sanatçıları ve almak istediğim eserleri koleksiyonun bütününe bakıp süzgeçten geçiriyorum. Bu önceliklerle koleksiyonerlik hayatınızı devam ettirdiğinizde zaten zaman içinde gerçekten neyi, neden ve nasıl alacağınızı bilir hâle geliyorsunuz.


“Koleksiyon başlangıçta bir bilinçle oluşmaktan ziyade zaman içerisinde kendi hika- yesini yaratan bir süreç olarak var oluyor. iyi bir koleksiyonun yolu zaman, sabır ve takipten geçiyor. Bundan bahsederken gerçekten bu süreçteki en önemli etkenler olan zaman ve sabrın üstünde durmak istiyorum aslında. Acele ve bilinçsiz alınan eserlerin bazıları kendiliğinden dışında kalıyor.”

Paris Ekolü’yle temas etmiş ve modern sanat tarihine iz bırakmış sanatçılar koleksiyonunuzun omurgasını oluşturuyor. Bunun özel bir sebebivar mı?

İlk satın aldığım sanat eseri Selim Turan’a ait küçük kırmızı bir tablo... Bu serüvene Selim Turan ile başladığımı söyleyebilirim. Sonrasında da öncelikle kendisini araştırdım, sonra o dönemde işler yapmış diğer sanatçıları ve Paris Ekolü’nü tanıdım. Bunlar içinden Hakkı Anlı çok ilgimi çekti ve onun eserlerini toplamaya başladım. eserler adeta sanatçının bir retrospektifi niteliğine ulaştığında da 2008 yılında Necmi Sönmez ile Hakkı Anlı için bugüne kadar yapılmış en kapsamlı koleksiyon kitabını yaptık ve sanatseverlerle paylaştık. Bu gelişmeler sonrasında da koleksiyon Paris Ekolü sanatçılarından eserler toplayarak şekillendi. Bu sanatçıların bir diğer önemli noktası da İkinci Dünya Savaşı sonrası Paris sanat ortamında ilk defa Batılı çağdaşları ile aynı paralellikte eserler üretmiş olmaları ve dönemin Paris sanat ortamında kabul görmeleridir. Bu doğrultuda, büyük zorluklar içerisinde resim yapan ve çok iyi işler ortaya koyan bu sanatçılar koleksiyonumun ana çıkış noktası oldu diyebiliriz.



Koleksiyonunuza eklenen son beş sanatçıyı söyleyebilir misiniz? Koleksiyonuma son zamanlarda çağdaş ve Türk sanatçılar, uluslararası çerçevede birçok isim eklendi. Bunları saymam gerekirse: Miguel Rodriguez, İdil İlkin, Şakir Gökçebağ, Osman Dinç, Alican Leblebici, Burçak Bingöl, Sinem Dişli, Deniz Aktaş.


Dijitalleşen dünya koleksiyon dinamiklerinizi etkiledi mi? Online sergi, fuar ve etkinlikleri takip edip alım yapıyor musunuz? Online sergilerle etkileşimimin çok iyi olduğunu söylemem ama pandemi döneminde takipte kalmak açısından birçok faydasını da gördüm. Ancak her zaman önceliğim kesinlikle gezip görmek... Dünya çapındaki fuarları önceden görmek için katıldığım bazı platformlar da var. Alım konusuna gelecek olursak da bazen yurt dışındaki müzayedelere katılıyorum çevrimiçi olarak. Ancak genellikle modern sanat eserleri alımı yaptığım için kondisyon raporu isteyerek eserin durumunu öğreniyor ve ona göre katılım sağlıyorum. Aynı zamanda hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki çeşitli galerilerden alım yapıyorum.


Koleksiyonunuza dahil etmeyi planladığınız, yakın takipte olduğunuz sanatçıları öğrenebilir miyiz? Arik Levy’e ait iki tane eserim var, bu seçkiye bir tane daha eklemeyi düşünüyorum. Aynı zamanda daha öncesinde de bahsettiğim gibi yine Paris Ekolü’nden önüme çıkan ve değerlendirdiğim eserler var. Sadık Arı ve Eda Soylu’ya ait almayı planladığım eserler de mevcut.


Son olarak deneyimli bir koleksiyoner olarak bu yolda ilk adımı atmak isteyenlere önerileriniz ne olur?

Öncelikle okuyup, araştırıp bol bol gezmelerini öneririm. Aynı zamanda kesinlikle müzeleri gezmeli, sanatçı atölyelerini ziyaret edip üretim aşamalarında sanatçılarla birlikte vakit geçirmeliler. Bir başka nokta da; iyi bir koleksiyoner bence iyi bir kütüphaneye de sahip olma- lıdır. Çünkü gördükçe gözünüz de eğitiliyor ve bir süre sonra beğeninin dışında, ne almanız gerektiğini bilir hâle geliyorsunuz. Başlarken her koleksiyonerin fazladan ya da yanlış diye nitelendirebileceği alımları olur, zaten eklenerek şekillenen ve büyüyen bir olgudan söz ediyoruz. Bu sebeple çok okumak, bilgi sahibi olmak ve olabildiğince çeşitli eser görmek önemli diye düşünüyorum.


IstanbulArtNews | Ocak 2022

134 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Evet Canlı, Hayır Değil adlı beşinci kişisel sergisiyle deneyimlerini çok boyutlu bir zemine taşıyan Merve Morkoç’un, resim, heykel, enstalasyon, fotoğraf, video ve performansı içeren çok disiplinli ü