• IAN

Trienal kent sınırlarını tartışmaya açıyor

Uluslararası İstanbul Trienal’i, kültürel bir miras alanı olan Yedikule Hisarları Müzesi’nin görünürlüğünü artırmayı ve sahip olduğu kültürel değerleri toplumsal hafızada güçlendirmeyi amaçlıyor. Trienal’in dördüncü edisyonu İstanbul’un sınırları ve surlarının heterotopik mekanlarla ilişkisini ‘anti-mekan’lar odağında yeniden konumlandırıyor.

Mareo Rodriguez, ‘Portal’, 30 metre yerleştirme, 2022

Bağımsız Sanat Vakfı tarafından organize edilen ve küratörlüğünü Filiz Ağdemir ve Hülya Yazıcı’nın üstlendiği Uluslararası İstanbul Trienali, Heterotopik Mekanlar Olarak Sınırlar ve Surlar alt başlığıyla Yedikule Hisarları Açık Hava Müzesi’nde (Yedikule Zindanları) 12 Mayıs - 13 Haziran tarihleri arasında dördüncü kez gerçekleştirilecek. 4. Uluslararası İstanbul Trienali, kentin gündemini sanatsal bir laboratuvar olarak yeni deneyimlere ve olasılıklara açmak, İstanbul merkezli sanatsal ve uluslararası ortak üretim alanlarını artırmak, İstanbul’un çok katmanlı ve kültürel yapısında yeni tartışma alanları açarak güncel etkinlik ve sergilerle paylaşmayı amaçlıyor.

Uluslararası İstanbul Trienali, sanatın evrensel gelecek tasarımında yer alabilmesi ve etkin olabilmesi için, eleştirel düşünme, empati geliştirme, paylaşma, eşitlik, inovasyon, çoğulculuk, bilimsellik, sürdürülebilirlik niteliklerini uluslararası sanatsal üretim ve paylaşımlarla artırmayı hedefliyor. İstanbul’daki sosyolojik, kültürel ve mekansal dönüşümlerin bir aradalığı, zamansal katmanları, bu katmanların çokluğu ve birbirleriyle çatışmalarının İstanbul’un sınırları ve surlarının birer heterotopik mekan olarak tanımlanabilmesine olanak sağlamasından yola çıkıyor ve bu mekanları bütünü ortadan kaldırmadan parçalara ayıran “anti-mekan”lar olarak yeniden konumlandırarak tartışmaya açıyor.

Etkinlikte Türkiye’den ve dünyadan 30’dan fazla sanatçının yerleştirme eserleri (üç boyutlu materyal ile üretilmiş, video-projeksiyon-mapping, NFT, ses ve ışık yerleştirmeleri), heykel, performans ve video işlerine yer veriliyor. Bir ay sürecek sergi programı dışında, sanatçı atölyeleri, ücretsiz rehberli turlar, gece turları, söyleşi, performans ve gösteriler de gerçekleştirilecek.

4. Uluslararası İstanbul Trienali mekanı hakkında

Serginin mekanı olan Yedikule Hisarları Müzesi bir açık hava müzesidir. Bu açık hava müzesi ve çevresi kültürel bir miras alanı olarak İstanbul’un tarihsel geçmişini sunan önemli alanlardandır. Yedikule Hisarları Müzesi 1895 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Trienal sergilemesi sayesinde İstanbul’un en önemli yapılarından olan Yedikule Hisarları Müzesi’nin görünürlüğü artacak ve kültürel değeri toplumsal hafızada daha sağlam bir yer kazanacaktır. Yabancı ve yerli ziyaretçinin de oldukça ilgisini çeken bu müzede 4. Trienal’de kurgulanacak çağdaş sanat sergisinin dışında müzenin tarihsel süreci, önemi, çok kültürlü yapısı ve mekanın İstanbul’a katkıları müzeolojik metinlerle anlatılacaktır. Bu anlatımların müzede kalıcı olması planlanmaktadır. Aynı zamanda serginin açık olduğu bir aylık süreçte müze gezileri de devam edecektir.

Müzede, Bizans dönemi kara surları ve en eski yapılarından biri olan Altın Kapı, daha sonrasında Osmanlı döneminde inşa edilen Fetih Mescidi, kule ve surlarıyla kentin çok katmanlı, çok kültürlü yapılarının bir arada görünmesiyle bir tarihsel süreç anlatılır. Altın Kapı, Doğu Roma İmparatoru III. Theodosius tarafından yaptırılmıştır. Altın Kapı, ismini altın yaldızlı kaplamalarından ve üstünde bulunan yaldızlı bronz harfli tunç kitabelerden almıştır. Üzerinde Latince “avrea saecla gerit qui portam constrvit auro” yazmaktadır. Ünlü tarihçi Charles du Cange’ın tespit ettiği bu yazı; “kapıyı altın olarak yaptıran altın bir devir yarattı” anlamına gelmektedir. Heykeller ve kabartmalarla süslü göz alıcı kapının şehre açılan tarafında bulunan bir levha daha vardır. Yine Latince olan levhada “haec loca thevdosivs decorat post fata tyranni” yani; “Tiran’ı yok ettikten sonra Teodosius burayı süsledi” yazmaktadır. Bu kitabeden de anlaşılacağı üzere İmparator kazandığı zaferin ardından Altın Kapı’yı şehre bir süs veyahut bir hediye olarak inşa ettirmiştir.

Yapının içinde restorasyon çalışmaları devam ettiğinden yedi kuleden dört tanesi sergiye dâhil edilmiştir. Bu bölümler; Kitabeler (Zindan) Kulesi, Hazine Kulesi, Topçu Kulesi, Genç Osman Kulesi’nin tamamı, müzenin tüm açık alanlarıdır. Doğu Roma Dönemi’nde (Bizans) gözlemevi, hapishane ve idam yeri olarak kullanılan bu kuleler Osmanlı Dönemi’nde hapishane, idam yeri, hazine deposu, cephane deposu, ahır ve bostan deposu olarak kullanılmıştır.

Bunların arasındaki Genç Osman Kulesi, Osmanlı Devleti’nin en genç padişahı olan Genç Osman’ın idam ettirildiği kuledir. Hazine Kulesi (Darı Kulesi), Osmanlı Devleti zamanında devlet ganimetlerinin ve hazinelerinin muhafaza edildiği kuledir. Kitabeler Kulesi (Zindan Kulesi), adından da anlaşılacağı üzere zindan olarak kullanılmıştır. Özellikle Avrupalı tutukluların yapının duvarlarına yazdıkları kitabelerden dolayı Kitabeler Kulesi ismiyle de ünlenmiştir. Çıkan bir İstanbul yangınında ahşap olduğu için yanmıştır. Meşhur Yılanlı Kuyu da bu kulenin içindedir. Top Kulesi (Kızlar Kulesi) ise uzun süre hapishane olarak kullanılmıştır. İçinde bulunan top mazgallardan dolayı bu ismi almıştır.


Nermin Ülker, ‘Kuşlar’, altı adet ametal heykel, 70x60x80cm, 2022

IstanbulArtNews | Mayıs 2022

58 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör